Giriş
(11)

Stada Alkollu İçki Sokmak

eisberg
Hazırladığım kokteylleri stadda maç izlerken içmek istiyorum. Yolu nedir? Mesela termosa koysam içeri sokabilir miyim termosumu? Çelik stanley termoslardan bahsediyorum.
Hazırladığım kokteylleri stadda maç izlerken içmek istiyorum. Yolu nedir? Mesela termosa koysam içeri sokabilir miyim termosumu? Çelik stanley termoslardan bahsediyorum.
0
eisberg
(31.08.25)
galiba en son stada disaridan icecek sokamiyordunuz. iceride almaniz gerekiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.25)
Hayir, termos vs hicbir sey alinmiyor.
0
kuehles blondes
(31.08.25)
Oha pet şişe falanda mı yasak? İçeride ne satıyorlar ki o kadar zengin büfeleri olur mu? Lokasyon : Eryaman Stadyumu
0
🌸eisberg
(31.08.25)
evet, pet sise de yasak. baya havalimani güvenligi gibi giris yapiyorsunuz, tüm sivilari attiriyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.25)
Sıvıları sıvı oldukları için değil içinde bulundukları cisimler sahaya atılabileceği için almıyorlar.
0
nickini vermek istemeyen uye
(31.08.25)
Anladım… Mantık saçma tabii yani neticede içerideki büfeden de parası ile pet şişede su alıp onu atabilir atmak isteyen… ben bi 33lük pet şişe ile şansımı deneyeyim :)

Teşekkürler
0
🌸eisberg
(31.08.25)
İçeride de pet şişede su alamıyorsun. Bardak su denilen şeylerden satıyorlar o yüzden.
0
nawar
(31.08.25)
Statta sahaya atıp sporcuya zarar verebileceğin, satılan en tehlikeli şey köfte ekmek. O da sporcu vegan falansa zarar verir yani öyle diyeyim.
0
himmet dayi
(31.08.25)
riskli hareket olduğunu da söyleyeyim. bizim bir arkadaşın babası termosta viski soktuğu için belli bir süre stada girişi yasaklandı, kombinesi elinden alındı, hakkında savcılık soruşturma başlattı ve düzenli karakola imza vermeye gidiyor. maç günleri gidiyor olması lazım, orasını tam hatırlamıyorum.

midyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma hikayesi olmasın yani.
0
kojonotsuki
(31.08.25)
simit bile sokmuyorlar nerde kaldi termos
0
buenosdias
(31.08.25)
Bugün gittim güncel bilgi yiyeceğe bir şey demiyorlar yanımda millet çekirdek cips vs girdi sorun yapmadılar ama pet şişe vb dediğiniz gibi kesinlikle yasak. Denemeye bile gerek yok
0
🌸eisberg
(31.08.25)
(17)

Cumartesi ifşası

yurtsuz john
Yoktu sırtımıza güneş kremi sürecek biri...(sadece premium üyeler görebildi)
Yoktu sırtımıza güneş kremi sürecek biri...

(sadece premium üyeler görebildi)
0
yurtsuz john
(30.08.25)
analar neler doguruyor masallah.

bundan sonra baska ifsa gelmez öyle kolay kolay
0
sonsuz
(30.08.25)
Göbeği eritmissin bravo, darısı başıma.
0
sekizdokuzon
(30.08.25)
@sekizdokuzon

senin göbeğin sağolsun
0
🌸yurtsuz john
(30.08.25)
ilk duyuru ifsamdir say mashallah
0
ala09
(30.08.25)
@ala09

güldür güldür programındaki aylin kontanteye benzettim seni
0
🌸yurtsuz john
(30.08.25)
Lan yurtsuz john tam tahmin ettigim gibi azman bir herif çıktın hahaahah. Bıyık da bekliyordum 10/10.

@ala09 sen güzelsin, maşallah.
0
Shepard
(30.08.25)
@shepard

sana çok gülüyorum biliyo musun. bıyıklı fotoğrafım da var. gelecek sefere atarım onu.
0
🌸yurtsuz john
(30.08.25)
rahmetli vardevela gittigi yerlerde bir oooyhs cekmistir.
eksisozluk.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.08.25)
@konusma

ben cahil biriyim anlamıyorum öyle şeylerden
0
🌸yurtsuz john
(30.08.25)
Alın ifşa soldaki ben. Boğaza karşı olan fotoda yolda kalan bir arabayı tamir ettim, üstümdeki kir pas o sebepten.
imgur.com
0
Shepard
(30.08.25)
@Shepard hocam irlandalı mısın:)
0
nothing in my way
(30.08.25)
@konusma ben daha konusuyorum bitirmedim, sesli guldum asdgsfa
0
sey mi dostum
(30.08.25)
Kaslı erkek "oran orantıları" tepeden tırnağa beklendiği gibi, yıldızın parlasın karşim.
0
Bruce
(31.08.25)
Normalde hiç niyetim yoktu ama hadi atayım dedim

imgur.com
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(31.08.25)
@arbre

Kendine güvenen gelsin dövsün.
0
🌸yurtsuz john
(31.08.25)
Hepinizin maşallahı var arkadaşlar
0
cemallamec
(31.08.25)
@nothing in my way Çerrrkeslik varrr


@orta buyuklukte bir ulkenin krali süpersin ha, maşallah.

@arbre abi çocukça şeyler yazmışsın...
0
Shepard
(31.08.25)
(5)

Kedi iç parazit dokmesi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Hasta bir şekilde sokakta bulup eve aldığım yaklaşık iki aylık bir kedi yavrusu var elimizde. Veterinere götürdüğümüzde dış paraziti yapıldı ama daha çok küçük olduğu için iç paraziti yapılmamıştı. Bugün farkettim ki kurt gibi şeyler dökülüyor yattığı yere. Iç parazit olduğunu düşünüyorum
Merhabalar,

Hasta bir şekilde sokakta bulup eve aldığım yaklaşık iki aylık bir kedi yavrusu var elimizde. Veterinere götürdüğümüzde dış paraziti yapıldı ama daha çok küçük olduğu için iç paraziti yapılmamıştı. Bugün farkettim ki kurt gibi şeyler dökülüyor yattığı yere. Iç parazit olduğunu düşünüyorum. Veterinerimize danistigimizda şurup verdi onu kullanacağım ama sormak istediğim bir şey var bu parazitler insanlara bulaşır mı? Evde kuşum var ona bulaşıp zarar verebilirler mı?

Gun icinde tahmini kac adet dokuyordur bu parazitleri? Ilaç kullandıktan sonra bu parazitler kese olarak mı düşecek yoksa teker teker mı dökülecek?

Daha önce hiç kedi bakma tecrübem olmadi. Acemiyim bu konularda.

Teşekkürler.


Parazitin fotoğrafını ekliyorum belki sizler turunu anlarsınız.


hizliresim.com
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(29.08.25)
Kedi cok beslenmemisse yapmayabiliyor ama ona gorede dozlar var bir veterinere daha danis bunlarin kulucka donemi var oyle 1 kere surup vermekle olmaz evdede carsaflari 90 derecede yika yerleri camasir suyu ile sil evde 10 sokak kedisi ile yasayan teyzemin daha basina bisey gelmedi onca senelerdir yinede temizligi elden birakma öpme hayvani
0
eja
(29.08.25)
Küçük küçük kurt gibi sarı bir şeyler dökülüyor. Anlamıyorum türlerinden maalesef. Veterinere gittiğimizde 5 6 haftalikti. O zaman küçük olduğu için yapamamıştı. Yaklaşık 200 grandi kedi çünkü.

Şurubu 3 gün kullanacağım, iki hafta sonra tekrar 3 gün kullanacağım. Kedi bir süredir bende o kadar gün dayandım öpmedim. Ilk kez dün ve bugün öpmeye başlamıştım. =(
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(29.08.25)
Kediyi telefonla takip ediyor, iki hafta sonra gibi kontrole gideceğiz. Şu an kedi yaklaşık yarim kilo oldu. Bu süreçte kilo takibi yapmamı söyledi. Parazitin fotoğrafını ekledim belki türünü anlayabilirsiniz.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(29.08.25)
bu tapeworm denen hede. sana bulasabilir. kediyi bence simdilik tek bir odada tutun, yeterince büyük olsun tabii. surubu kullanmaya devam.
bizim kedimiz bize ilk geldiginde 5 aylikti, veteriner kontrolüne götürdük, parazit asisi falan yapildi (hap seklinde) ama asi tutmamis. ayni böyle kurtlandi. sonra tekrar parazit asisi (hap seklinde gene) yaptilar. sonra o kurtlar ölü olarak kaka ile döküldü.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.25)
Umarım bizde kusa ve bize bulasmadan bir an önce kurtuluruz bu problemden.
Teşekkür ederim. Kontrole gittiğimizde büyük ihtimalle iç parazit asisida yapılacaktır diye düşünüyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(29.08.25)
(12)

ofiste klavye terörü

violetsky
ofiste bir kadın var. 20 yıldan uzun süredir şirkette çalışmakta. tam bir arıza. kadının klavyesi eski tip. hani şu tuşları tangır tungur ses çıkaranlardan. zaten klavye iyice eskimiş. ayakları kırılmış, masaya da vuruyor. bu kadın kulaklığını takıp tuşlara hunharca basıp klavye sesiyle hepimizi de
ofiste bir kadın var. 20 yıldan uzun süredir şirkette çalışmakta. tam bir arıza. kadının klavyesi eski tip. hani şu tuşları tangır tungur ses çıkaranlardan. zaten klavye iyice eskimiş. ayakları kırılmış, masaya da vuruyor. bu kadın kulaklığını takıp tuşlara hunharca basıp klavye sesiyle hepimizi deli ediyor. tüm gün gereksiz uzun uzun mailler yazıp, insanlarla yazışarak onu bunu çekiştiriyor. trahatsızlığımızı dile getirmiş olsak da umrunda değiliz. hatta bana mobbing yapıyorlar diye üste çıkıyor. anlayacağınız, konu iletişime ya da karşılıklı anlaşmaya kapalı.
çözüm yolu arıyorum. yeni klavye alın demeyin lütfen. kendi paramla kadını ödüllendirmek istemiyorum. benim yaptığım anlaşılmayacak şekilde klavyeye bir zarar verip değiştirtmesini sağlamak istiyorum. ama gözle görülür bir zarar verirsem en çok şikayetçi olan ben olduğum için ilk şüpheli olurum. cumadan klavyeye bir şey döksen pazartesi kadar kurur mu diye bile düşündüm.
bir beyin fırtınası yapıp çözüm bulsak :(
0
violetsky
(29.08.25)
siz de kulaklık takın
0
bravoteam
(29.08.25)
@bravoteam, işim interaktif bir iş. kulaklık takarak yapıp kendimi dışarı kapatamam.
0
🌸violetsky
(29.08.25)
Buraya yazdığınıza göre sizi gerçekten anlamda rahatsız etmiş olmalı. Benim çalıştığım yerde de psikolojik sorunlu biri var. Onun sayesinde tecrübeli olduğum için nasıl mücadele etmeniz gerektiğini biliyorum.

Tatlı dille asla bu arkadaş geri adım atmaz. Bunların kanını bilirim. Ofiste müdür ya da şef de bu konuda yardımcı olmuyorsa bu konuya kendiniz el atacaksınız.

1- Klavyesine çay ya da kahve dökeceksiniz. Fakat bence bunu onu gözünün önünde yapın. Gizlice yaparsanız daha çok suçlu durumuna düşersiniz. Ofisteki diğer arkadaşların da rahatsız olduğunu söylediniz, diğer arkadaşlar da sizin yanınızda durur. Bunun tahmin ettiğiniz kadar kötü sonuçlar doğuracağını düşünmüyorum. Size yaptıklarının bir karşılığı olarak düşünün. O sizi deli etmeyi göze alıyorsa, siz de onu deli etmeyi göze alın.

2- Açık bir şekilde onu karşınıza almak istemezseniz, siz de onun rahatsız olduğu bir şeyi yapın. Onun deli olduğu bir şey bulun. örnek veriyorum, parmak çıtlatmanızdan rahatsız oluyorsa sürekli parmağınız çıtlatın. Bunun gibi onun çok rahatsız olduğu şeyi sürekli ve şiddetli bir şekilde yapın. Size rahatsız olduğunu söylediğinde, siz de klavye sesinden rahatsız olduğunuzu söyleyin. Anlaşma yoluna gidin :)

Benim ofiste de sizinki gibi bir deli var. Yemeğini, çalışma masasında yiyor. Tüm odayı kokutuyor. Müdüre söyledik müdür herhangi bir aksiyon almadı. Ben ne yaptım ?

Bu deli arkadaşımız, oda spreyinden çok rahatsız olur. Oda spreyi sıktın mı, zehirlig az sıkmışsın gibi ofisten kaçar. Bu yemek yediği zaman oda spreyi sıktım.

Yemeğini masada bıraktı kaçtı :D

Sonra geldi, bundan rahatsız olduğunu söyledi. Ben de yemek kokusundan rahatsız olduğumu, bunu bastırmak için sıktığımı söyledim. Yemek yemeye devam ederse sıkacağımı söyledim. Artık masasında yemiyor. Üst kata çıkıp orada yiyor :)

yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. böyle delileri ancak onu silahıyla vurabilirsiniz.

Not: Seçeneğiniz "gizlice" klavyeye zarar vermek olacaksa kablosuna zarar verebilirsiniz. Bıçakla usb kısmını yamultabilirsiniz.
0
arkady svidrigaylov
(29.08.25)
kulaklık takmadığı bir anda onun yaptığının aynısını kendisine yapın. rahatsız olmasını sağlayın
0
eja
(29.08.25)
ofisinize sessiz klavyelerden bir tane alın. kenara saklayın. birgün o yokken klavyesini bozun. geldiginde klavyesinin çalışmadıgını görünce ve size çevresine bunu söyleyince aaa bir tane fazla klavye var. al bunu kullan diyin. kadın yepyeni klavyeye balıklama atlayacak. işlem bu kadar
0
limonlu eksi
(29.08.25)
IT birimi yok mu ya da satınalma, bir klavye siparişi verin gitsin, gelince de usulünce değiştirin, yeniliyoruz falan desin IT.
0
va
(29.08.25)
Bir gün mesaiye kalıp kablosunu kesin klavyenin.
0
encokbenisevinnolur
(29.08.25)
doğum gününde sessiz bir klavye hediye edin.
0
ground
(29.08.25)
tuşların arasına çay kahve değil de bal ya da şekerli su dökün, yapış yapış olur içi ve kadın bir süre sonra klavyeden soğur.
0
exlibris
(29.08.25)
Kimse soruyu tam okumamış heralde. "Verilen zararın gözle görülür olmaması lazım" deniyor kablo kes diyen mi dersin, bal dök diyen mi dersin...
"Yeni klavye alın demeyin" demiş soruyu soran, klavye alın diye cevaplar...

Gözle görülmeyen zarar için klavyeyi açıp içten bir kablo kesebilir ya da bir entegreye zarar verebilirsiniz. Klavyeye dökülen sıvı klavyeyi kolay kolay bozmaz. USB girişine zarar verseniz de anlaşılır bence. Hatta gözle görülmeyen bir zarar verseniz de sorumlusu siz olursunuz. Hatta bırakın zarar vermeyi, şu an klavye kendiliğinden bozulsa yine siz zan altında kalırsınız. Bu işi yöneticiyle konuşarak çözmeye çalışın. Bu mobbing falan değil. Türkiye'de en yanlış anlaşılan terim heralde mobbing.
0
himmet dayi
(29.08.25)
ofiste calisana yeni klavye almak sizin vazifeniz degil zaten.
maruzatinizi sefinize aktarin, bu durumun konsantrasyonunuzu bozdugundan ve calisma veriminizi düsürdügünden bahsedin ve calisanina yeni bir klavye almasini belirtin. hicbir isveren calisanlarinin verimi düssün istemez.

klavye alip saklamalar, kabloyu kesmeler, kahve dökmeler falan arkadaslar delirdiniz mi siz? su mevzu tantanasiz cözülebilecek en basit ofis mevzusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.25)
kadını rahat bırakın
0
Batuhanolabilir
(30.08.25)
(19)

Whatsapp kullanmıyor musunuz artık?

messina123
Twitter’da son zamanlarda whatsapp kullanan mı kaldı gibi tweetler görüyorum. Ne kullanıyorsunuz kardeşim siz?
Twitter’da son zamanlarda whatsapp kullanan mı kaldı gibi tweetler görüyorum. Ne kullanıyorsunuz kardeşim siz?
0
messina123
(27.08.25)
Hunharca kullanıyorum, başka bi yerde hesabım yok.
0
mirty
(27.08.25)
Bütün üçüncü dünya ülkeleri kullanıyor
0
Shepard
(27.08.25)
kullanıyorum. instagram, fb, twitter, tiktok veya başka bir hesabım yok.
linkedin, sözlük, duyuru, whatsapp ve reddit'teyim.
0
gabe h coud
(27.08.25)
@gabe +

Aynı durumdayım.
0
makbur
(27.08.25)
kullanmıyorum. telegram veya sms. smslerin çoğu da rcs olarak gidiyor. reddit ve duyuru dışıda sosyal medya sayılabilecek bir şey kullanmıyorum.
0
inheritance
(27.08.25)
Kullanıyorum elbette.
Twitter da yazılan her şeye inanmayın çok ciddi manipülasyon yapılıyor global anlamda. Belli uygulamalara belli dönem yöneltmek için bu şekilde uydurmasyon tespitler ortaya atanlar oluyor.
0
titanic kemancısı
(27.08.25)
2020'den beri kullanmıyorum. Jami kullanıyorum, yani yüklü ama Türkiye'de kullanana rastlamadım. Signal yüklü. Bir arkadaşımla kullanıyoruz. Genelde Telegram kullanan sayısı yine fena değil. Ayrıyeten ben o Mark'ın gelmişini geçmişini...
0
yadigar
(27.08.25)
Signal kullanıyorum.
0
fotrsapka
(27.08.25)
whatsapp, twitter ya da instagram gibi bir sosyal medya mecrasi degil. Iletisim platformu. tabii ki kullaniyorum. bunu diyen adam hayatsizdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.08.25)
yoğun kullanıyorum. “whatsapp kullanan mı kaldı?” gibi bir geyiği ilk defa duydum.
0
sir gawain
(27.08.25)
@sir gawain +1

Ben de ilk defa duydum, yeni kuşağın ayrı bir haberleşme platformu varsa bilemeyeceğim ama whatsapp işlevsel ve yaygın kullanılan bir uygulama. Alternatif düşünmedim bile, ben başka uygulama kullansam millet onu kullanmıyor nasıl olacak ki?
0
akhenaten
(27.08.25)
whatsapp candir, surekli kullaniyoruz.
telegram'a baktim ama alisamadim.
0
cooperr
(27.08.25)
bu tarz şeylerde ferdin pek bir iradesi yoktur. toplum ne kullanıyorsa o da onu kullanır, aksi halde iletişim kuramaz. iletişim protokolünü toplum belirler. türkiye'de de ezici çoğunluk whatsapp kullanıyor, geçenlerde istatistiği falan da çıkmıştı.
0
kesmekes laleler
(27.08.25)
twitterda yazanlar dikkate alınacak şeyler değil. Whatsapp kullanıyorum. whatsapp kullanmayan millet olarak amerikalıları söyleyebiliriz ama rahatlıkla. adamlar cidden kullanmıyor. çok video gördüm hakkında.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(27.08.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim kelimesi kelimesine +1
0
Bruce
(28.08.25)
Whatsapp mail ile yarışır bence. Sms+telefon kullanımından daha yaygındır, normal arama yerine whatsapp’tan arayanlar bile var
0
Ukulele
(28.08.25)
İşim gereği kullanmamam söz konusu değil. Mecburum. Muhtacım. Müteşekkirim.
0
maydanoz sararır nane kararır
(28.08.25)
whatsapp kullanmamak ne demek? öyle bir şey mümkün mü?

artık SMS diye bir şey olduğunu unuttu bazı insanlar. bazı insanlar SMS geldiğinde bakmıyor bile.
0
co2s2
(28.08.25)
ben sana mecburum bilemezsin +1

"whatsapp kullanan kaldı mı" cümlesini gerçekten kuran birinin durumu açıklamasını isterdim açıkçası, yani 2025 senesinde türkiye'de yaşayan bir insan kendini vaksap zincirlerinden nasıl kurtarabilir ki?

çalıştığım bir yerde iş grubu enteresan şekilde telegram'daydı. onun dışında şu an çalıştığım yer olsun, özel hayatımda iletişim kurduğum insanlar olsun herkes whatsapp kullanıyor. belki çoğunun telegram ya da başka platform hesabı vardır, belki bir karşı-vaksap devrimi yapacak olsak hepimiz oraya geçebiliriz ama necip türk halkında henüz böyle bir istek yok bence. iş görüyor zaten kimse uğraşmaz düzenini değiştirmekle.

bende telegram da var, birkaç yabancı arkadaşım mesela whatsapp kullanmadığı için onlarla oradan görüşüyorum ama whatsapp'ı silmem mümkün değil yani o zaman anamla, işyeriyle, kardeşimle, arkadaşlarımla vs. kimseyle görüşemez olurum 2-3 tanesi hariç.
0
der meister
(28.08.25)
(16)

herkesin whatsapp kullanmak zorunda olduğu algısı

inheritance
`düzce turgut özal anadolu lisesi skandalı`nda her sınıf için bir whatsapp grubu kurulmuş, grupların takibi zorunluymuş, görmedim duymadım denilmeyecekmiş. herkes whatsapp kullanmak zorunda mı? bir devlet kurumu neden başka bir ülkeye ait bir yazılımın kullanılmasını neden zorunlu tutar ki? hele ki
düzce turgut özal anadolu lisesi skandalında her sınıf için bir whatsapp grubu kurulmuş, grupların takibi zorunluymuş, görmedim duymadım denilmeyecekmiş. herkes whatsapp kullanmak zorunda mı? bir devlet kurumu neden başka bir ülkeye ait bir yazılımın kullanılmasını neden zorunlu tutar ki? hele ki muhtemelen 18 yaşından küçüklerin kişisel bilgilerin paylaşılacağı bir yerde.

aynı durum oturduğum sitede var. duyuruları whatsapp üzerinden yapıyorlarmış. bir durum için yönetime gittim, bunu whatsapptan duyurduk dediler. ben whatsapp kullanmak zorunda mıyım? sms paralıymış, o zaman e-mail at. son ödeme tarihine 20 gün kala borcun var, gecikme faizi yansımaması için hemen öde diye sms atmasını biliyorsun ama.
0
inheritance
(25.08.25)
Değil. Uygulamaya yönelik uydurma işler. Ama herkes orda olunca sen olmayınca derdini anlatmak zor. Resmi şeyleri resmi yolla tebliğ etmek gerekiyor onun dışındaki şeylerin resmiyeti yok zaten resmiyeti olmayınca da kafasına göre işte.

O zaman atıyorum icra dairesi de whatsapptan durum paylaşarak ilam yapsın. Vatandaşa baksaydın desin

Ha verdiğim örneğin uyap edevlet vs benzeri olur ama orda karşılıklı onay verme durumu var.
0
Lubb
(25.08.25)
Teknik olarak mail kullanmak da zorunda değiliz Telefon sahibi olmak da zorunda değiliz WhatsApp Sadece çok yaygın olduğu için nasıl daha önce mail herkesin kullandığı bir şey olarak varsayılıyorsa şu anda da WhatsApp O durumda bir kanun kuralla değil de genel geçer bir kabul sadece haftalık payınız var tabii ki onu da söylersiniz Ben de WhatsApp yok ya da kullanmıyorum Siz bildirim yükümüzü yasal iletişim yöntemleriyle sağlayın diye ama değer mi bu kavga etmeye siz bilirsiniz
0
kisa
(25.08.25)
Valla ben kullanmayanlara sinir oluyorum. En kolay ulasim araci neyin kavgasini yapiyorsunuz anlayamiyorum
0
Kittie
(25.08.25)
Mobil edit: Aman iste iletisim
0
Kittie
(25.08.25)
bana da evrak atıyorlar neymiş efendim word. sonra bir hesap tablosu gönderiyorlar haydaa excel. ben başka bir şey kullanmak istiyorum belki. özel bir şirketin programı ne alaka? geçende bir dostum video atmış. linke baktım youtube. açmadım açmayacağım.(ironnica)
0
ground
(25.08.25)
Allah aşkına neyin karşıtlıgı bu. ne yapsınlar dumanla mı haberleşşin insanlar??????


sms desen orda gruplar yok. dosya gönderip alamıyorsun. whatapp'a alternatif bir tek telegram var. orası da p.rno warez cenneti..
başka ne olacak? nasıl haberleşecek insanlar?

geçen resmi bir kurumda bir memur bir adama buraya kadar yorulmanıza gerek yoktu. bu işlemi e-devletten 10 saniyede yapabilirdiniz diyince adam, memura ben e-devlet kullanmak zorunda mıyım diye çemkirmişti.
madem bir karın agrın var. ona çözüm sunacaksın. çözüm sunamıyorsan zorundasın
0
limonlu eksi
(25.08.25)
Ya boş işler peşindesiniz. Sen mail atılsa onu da bahane ederdin, kim sürekli meyil kontrol ediyor yhaa diye. Bırakın şimdi bahane yaratmayı, yokuş yapmayı. Usa'da olsan hak verirdim, ne whatsabı meyil atın olm derdim. Çünkü oranın whatsapp'ı=mail.
0
Shepard
(25.08.25)
aynı fikirdeyim, google ve meta gibi şirketlere bildiğin zorunlu gibi davranmaya başladı insanlar. yabancı üniversitelerde microsoft'un authenticator uygulamasını mahremiyet kaygılarından dolayı kullanmayı reddeden öğrenciler var mesela, ayak diretip açık kaynak bir doğrulama uygulaması kullanmaya ikna etmeye çalışıyorlar yönetimi. bizde bu bilinç 100 yılda gelemez çünkü konformistiz.

lafa gelince teknolojik bilinçliyiz ama mahremiyetimizi korumak için signal indirmek gibi basit bir geçiş yapmak bile istemiyoruz.

ha bu arada mail whatsapp'tan çok çok daha kötü güvenlik açısından. wp'de hiç yoktan e2ee var mail'de her şey kabak gibi açık ve sızılması zor değil.
0
herzan
(25.08.25)
whatsapp, IM yani anında mesajlaşma uygulaması.
zaten böyle gruplarda sadece tek yönlü bir paylaşım yapılıyor, karşılıklı mesajlaşmaya çoğu zaman izin verilmiyor.

duyuru yapılacaksa mail ile yapılsın, sms ile yapılsın, gerekirse posta ile yapılsın. kime ne.

zaten kararların anında alınmasına da gerek yok.
bu duyuru amaçlı whatsapp gruplarının çoğunun olmasına bile gerek aslında.

ayrıca, isteyen kursun grubunu. ben istemiyorum kardeşim.
sen wp'da duyurunu paylaş sonra o grupta olmayanlara da ayrı olarak mail at, sms at. banane. kural koymasını biliyorsan, kuralı yaymasını da bileceksin.

bunu anlamıyoruz işte.

whatsapp kullanmak zorunda değilim, youtube kullanmak zorunda değilim, google hesabına sahip olmak zorunda değilim. bir şeyi dayatamazsın. buna hakkın yok.
özgürlük bir şey yapmak değil, yapmak istemediğin yapmamak imkanına sahip olmak.
0
biseysorcaktim
(25.08.25)
whatsapp kullanmak zorunda değilsin. internet kullanmak, cep telefonu, bilgisayar sahibi olmak zorunda da değilsin. burada whatsapp sadece günümüz şartlarında en kolay ilan/duyuru yapma yöntemi olduğu için kullanılıyor.

bu gibi durumlarda resmi ilan yöntemi "panoya asmak"tır. ben kullanmıyorum, "eski usul duyurun" dersen de yapmazlarsa o zaman itiraz edebilirsin. ama bilmen gereken her şey için de bizzat ayaklarına gidip panoyu okuman lazım. mesela oturduğun sitede ilgili duyuruları panoya asmalarını isteyebilirsin. ama her duyuru için panoyu okuman lazım, o zaman görmedim duymadım diyemezsin, ilan ettik derler, sen zorda kalırsın. sms atmak zorunda da değil. borç listesini asar, ödemeyene gecikme zammı, daha ödemeyene icra diye yazar, bitti gitti. görüp görmemiş olmak o saatten sonra senin sorumluluğunda.

mesela 2000'lerin ilk çeyreği bitti, hala seçmen listeleri muhtarda askıya çıkıyor. e-devlet'ten bakabilirsin ama internetin, bilgisayarın, telefonun yoktur, kullanmayacaksındır, kalkar gider muhtarlıktaki listeden bakarsın. kimse de sana e-devlet kullanmak zorundasın demez.
0
kibritsuyu
(25.08.25)
Aynısını dün sözlükte yazdım:

eksisozluk.com

Konu whatsapp değil konu dayatma yapılması.
Bir de kutuya koymazsanız bir hafta alikoyariz demişler, bu da şey demek oluyor herhalde seni sınavlardan haberdar etmeyeceğiz.

Ekside başlığı açan arkadaş yanlış yere takılmış. Asıl konu bu.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.25)
Bana dayatma yapılamaz diyenler, kesin bu zencili asyalı lotr'u ve yeni got'u destekleyen tayfadan. Narin ve ileriyi göremeyen, elfleri zencilere oynatmakta sorun görmeyenlerden ahahahaha.

Gerçeklerden uzak bu arkadaşlar lütfen ne olmasını istiyorlar söyleyebilirler mi? Bizim köyde mesela biz artık iletişim için alfabe oluşturduk, adına latin diyoruz ve kullanıyoruz. E sen istemiyorsan başka köye git ve maruz kalma. Bunu kullananlar ile ortak paydan olmasın. O kadar özelsiniz ki size göre çözüm yok dünyada. Genele göre var. Bu kolaylıklardan rahatsız olanlar çobanlık yapsın, amaa yok sıcak su var bırakamazlar burayı anca laf.
-1
Shepard
(25.08.25)
Prensip olarak katılıyorum. Yani bunu ben yapmazdım ama misal telefon numaramin böyle her önüne gelen grupta olmasını istemezdim ve bu sebepten email tercih ederdim.
Ama dediğim gibi prensip olarak doğru buluyorum.
0
logisticsmanager
(25.08.25)
insanlar icin grup olarak konusabilecekleri ve herhani bir profil acmaya gerek kalmadan kullanilabilen en kolay anlik iletisim yolu whatsapp.
günümüzde iletisim kültürü degisti. email ve hatta internet kullanmak zorunda da degilsiniz ama kisisel tercihleriniz sebebiyle olusacak aksakliklar baskalarini baglamaz bu noktada artik cünkü -üstünüze alinmayin ama- her delinin isteklerine uyacak bir model gelistirmek zor. siz bugün, whatsapp kullanmak zorunda degilim ki email atin, dersiniz; bir deli yarin cikar, ne emaili ya, bu ne dayatmadir, telgraf cekin, der. bu böyle dumanlasmaya kadar gider, bir sonu yok.
25-30 sene önce insanlar da "herkesin cep telefonu kullanmasi gerektigi algisi" diyorlardi, ben yasim geregi hatirliyorum. eminim 50 sene önce de "herkesin evine telefon baglatmasi gerektigi algisi" diyenler vardi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.25)
O kadar hakli ve yerinde bir sitem ki bu! Yuzde bir milyon katiliyorum size.
Bu aslinda bir dayatma ve sirf gunumuz cagi icin whatsapp kullaniyor olmak bir sart. Ve bu sartin geregi de; boyle antin kuntin salak sacma seylerle ugrasmak falan.
Sitelerin gruplari ve is yeri grubu yuzunden her sabah whatsapp uygulamasini sildigimi hayal ediyorum. Oylesine bikmislik ve herkesin hemen birilerine ulasmak 'zorunda'ymis gibi davranmasi hâli mevcut ki gercekten cildirtici.
0
sey mi dostum
(25.08.25)
Ūniversitelerde bile isler maalesef bu sekilde isliyor, tanimadigin ve haz etmedigin onlarca insanla ayni ortama girdigin toksik Whatsap gruplari var.
0
feastofthedamned
(26.08.25)
(8)

türkiye'de kedilere ic parazit hapi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
verilmiyor mu? annem ve babam kedilerini 3 ayda bir asiya götürüyor. ben de dedim ki babama; biz, bizim kedimize dis parazit yaptirtmiyoruz cünkü ev kedisi, sadece ic parazit yaptirtiyoruz, onu da senede bir defa hap seklinde veriyorlar. babam da diyor ki, türkiye'de hap seklinde yokmus, sadece igne
verilmiyor mu? annem ve babam kedilerini 3 ayda bir asiya götürüyor. ben de dedim ki babama; biz, bizim kedimize dis parazit yaptirtmiyoruz cünkü ev kedisi, sadece ic parazit yaptirtiyoruz, onu da senede bir defa hap seklinde veriyorlar.
babam da diyor ki, türkiye'de hap seklinde yokmus, sadece igne yapiyorlarmis, bizimkine öyle yapiyorlar.
bu bana cok inandirici gelmedi ama sormak istedim. türkiye'de ic parazit asisini hap seklinde ve yillik yapan yer yok mudur?
hem üc ayda bir ugrasmazlar hem de hayvanin üc ayda bir cani yanmaz yani, ne ki bu sacmalik?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
hap şeklinde var. bizim kedi biraz şımarık veteriner sevmiyor. o yüzden evde hap olarak yutturuyoruz. kedinin kilosuna göre hapı kırıp biraz traşlamak gerekiyor.
0
orpheus
(19.07.25)
@orpheus, bunu peki veteriner vermiyor mu? bizimkiler mümkün degil yutturamazlar o cadaloza.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
evet veterinerden alıyoruz. bizimkiler de zor yutuyor ama veterinere getir götür kavgasından daha kolay geliyor.
0
orpheus
(19.07.25)
klasik paragöz veteriner olayı. sırf veterinere getirsinler diye söylemiş.
tezinol, caniverm markaları yıllardır piyasada var. veterinere bile gerek yok petshoplardan da bulabilirler. oldukça da ucuzdurlar.
ev kedisi bile olsa dış parazit yaptırmak gerekiyor diye biliyorum. sonuçta dışarıdan bizim üstümüzden, ayakkabılarımızdan da gelme durumu oluyor.

iç-dış parazitin birlikte olduğu damlalar en kullanışlısı. onuda veteriner veya petshoptan alıp evde yapılır.
0
my fault
(19.07.25)
@my fault, peki bu damla seklinde olan ilacin markasi nedir acaba?
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.07.25)
İç dış parazit damlası kullanın +1

Veterinerden aldığım marka Nexgard Combo. İki ayda bir kullanıyorum.
0
peki madem
(19.07.25)
@konusma Elanco advantage, Bravecto DuAct ben bu ikisini kullanıyorum hangisi denk gelirse. zaten veterinerlerde çoğunlukla bu ikisi bulunuyor. kilosuna göre uygun dozda olanı veriyorlar.
hatta internette satış yapanalar var ama güvenip almadım.
0
my fault
(21.07.25)
Benim kedim 5 aylik, 2,4 kilo. Evden veteriner dışında dışarıya çıktığını söyleyemem. Bazen alt kata kaçıyor, bir iki seferde misafirliğe götürdüm sadece. Veterinerimiz dış parazitin her ay yapılması gerektiğini söyledi. Iç parazit içinde kendisinden caniverm hap aldım ve üçe bölüp üç gün bir parçasını içireceğim. Eylül ayında kullanmıştık, birde haftaya kullanacağız ikinci kez.

2,5 kilo olduğunda tek bir ilaci varmış üç ay giden istersen ona başlarız dedi. Sanırım ona başlayacağız bir dahaki sefere.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
(12)

Kiz arkadasim aniden gelmeye karar verdi

musicka
2000 yilinda bir alman kizla tanistim. sonrasinda cok kez bulustuk ama bir turlu evlenme konusuna giris yapamadik. 2012'de son kez ayrilmistim ama simdi tekrar internet uzerinden beraberiz.bir gun yazmasam aglamaya basliyor, saka degil. cumartesi ve pazar gunu cok yazamadim pazartesi gunu sadece 2 s
2000 yilinda bir alman kizla tanistim. sonrasinda cok kez bulustuk ama bir turlu evlenme konusuna giris yapamadik. 2012'de son kez ayrilmistim ama simdi tekrar internet uzerinden beraberiz.

bir gun yazmasam aglamaya basliyor, saka degil. cumartesi ve pazar gunu cok yazamadim pazartesi gunu sadece 2 saat calisip sonrasinda izin almis, patronu da bir kadin ve yakin arkadasi oldugundan fazlasiyla izin verebiliyor, beni aradi ama gercekten agliyordu. tek sordugu biz neden beraber olamiyoruz, onceden benim yeni adresimi sormustu, sanirim ucaga atlayip yakinda buraya gelecek bana sormadan. ama onunla gorusmeden once halletmem gereken islerim var.

benim erteleme sebeplerimden biri saglikla ilgili ama cogunlukla islerle ilgili, ben onun buraya erken gelmesini nasil engelleyebilirim?

benim ona gelme demem cok bir sey ifade etmiyor. o kafaya koydugunu yapan biri. ama saglam bir sebep soylemem lazim...

i.ibb.co

boyle bir kizla basa cikmak zor ve elimden geleni yapiyorum.
0
musicka
(15.07.25)
resmen ne istedigini bilmeyen, kararsiz, aksiyon alamayan, cocuk adam.
bir cesaretini topla kizdan ayril da seninle zaman kaybetmesin daha fazla.
0
sonsuz
(15.07.25)
14 yasinda kizi ve evli olan kiz arkadasin oluyor bu kisi sanirim.
Karsindaki kadin, tek cikis yolu senmissin gibi davranip asiri sagliksiz bi profil ciziyor. Bu 1.
İssizmis gibi tum bunlarin icine cekilip, dunyada sanki hic kadin kalmamiscasina yillar once bitmis, helvasi yenmis bi iliskiyi sakiz kivamina getirip, sacmasapan olaylara yol verdigin icin sen daha da sagliksiz bi profil ciziyorsun. Bu da 2.
Bence bahane bulma, atlasin gelsin, aksiyon olur.
Umarim hikayenin devami gelir, ne tur bi maceranin icerisine cekicelegini merakla bekliyorum lutfen guncelle.
0
sey mi dostum
(15.07.25)
Basa cikmak zorunda degilsin ki ayril mesela. Bir de bu kadar cok yazan bi kadin belli ki cok takintili 35 yildir birine bu kadar uzun mesaj attigimi sanmiyorum. Cok eskiden tanisiyor olabilirsiniz ama 2012'de ayrilmissiniz en son falan.
Acik acik gelmeyi mi dusunuyorsun ben emrivakiden hoslanmam falan de şevki kirilsin cunku net davranmazsan belli ki bu isten cok zararli cikacaksin.
Gelme demen bir sey ifade etmiyorsa acikca soyle gelme dedigim halde gelirsen seninle gorusmem boyle seylerden hoslanmiyorum de. He tabii iliskiyi surdurmek istiyorsan o baska ama boyle biriyle degil sevgili arkadas olmak bile zor
0
matilda
(15.07.25)
bu iliskide o kadar cok sorun var ki.
birincisi kadin hala evli. bitti dese de, evleri ayirmis olsalar da (ki ayirmamislar) hala evli. bunu anlamiyorsan zaten yapacak cok bir sey yok.

14 senedir görüsmüyorum diyorsun, kadinin 14 yasinda cocugu var. ya babasi sensin, ya iliskide aldatildin ama ikisini de kabul etmiyorsun.

herkes sana mümkün olmadigini söylemesine ragmen kadin icin kacak olarak almanya'ya gitmeye calisiyorsun ve bunu da tamamen illegal yollardan yapmak icin duyuruda birden fazla soru acarak akil toplamaya calisiyorsun. sana, on tane yasal yol olan durumda bu illegal olayi öneren de kadinin kendisi. bu zaten bir red flag ama sen de sonuna kadar ok'sin bu durumla.

simdi de kadin sürekli agliyor diyorsun ve benimle görüsmek istiyor ama ben henüz hazir degilim diyorsun. sen hemen bugün görüsemeyecegin bu kadinla yasadisi yollardan yurtdisina kacma plani yapiyordun iki hafta önce ve bir sene bekleyemeyiz diyordun.
yani simdi duruma bir de kadin tarafindan histeri ve dürtüsellik, senin tarafindan ambivalans girdi.

bence ikiniz de ciddi anlamda terapi görmelisiniz.
iliskide dogru olan bir sey yok ama bu iliskiyi sürdürmeye kararli gibisiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.07.25)
2000'de tanışmışsınız 2012'de ayrılmışsınız 12 yıl boyunca evlenme konusuna girmemişsiniz. onun üstüne bir 13 sene daha geçmiş. 2000'de en iyi ihtimal 18 yaşında olsanız şimdi 43 yaşında falansınızdır minimum. 18 yaşından 30 yaşına 30 yaşından 43 yaşına farklı ülkelerde yaşanmış. kadın evlenmiş kızı olmuş vs.
sen karşında 2000 yılındaki 2012 yılındaki kadını mı bulacağını zannediyorsun ? pek sağlıklı görünmüyor durum.
yine de en doğrsuunu ve detayları sen bilirsin tabiki.
0
ercu cozer
(15.07.25)
ayrıca kızı 14 yaşında ise siz nasıl 2012 yılında ayrıldınız. kadın evli iken mi ilişkiniz vardı yoksa sizle ilişkisi varken mi başkasından çocuğu oldu. ve 2012'ye kadar aynı ülkelerde mi yaşadınız sanal bir sevgililik miydi ? bunları hiç anlamadım.
acaba hiç sevgili olmadınız da sanal takıldınız ve biz sevgiliyiz mi dediniz.
0
ercu cozer
(15.07.25)
Bu insan bir ruh hastası bence. Lütfen izini kaybettir. Taşındım de, bişey yap. 1 gün alamayınca ağlayan 2 gün konuşamayınca işten izin alacak kadar yamulan kadından sağlıklı bir eş de sağlıklı bir anne de olmaz.
0
muhayyer divan
(15.07.25)
Aynı dakikada bu kadar uzun mesajlar gönderebilmiş olması ilginç. Mesajlar da üslup olarak ChatGPT tadında zaten. İnandırıcı bulamadım açıkçası. Gerçekse kadından ziyade asıl sorunlu olarak siz tedavi olun, trollse yine siz tedavi olun.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.07.25)
Bu kadin Alman pasaportlu degil de Turk pasaportlu olsaydi bu sorular bu telaslar hic biri olmayacakti. Kezban deyip atardin kenara.

Baska sozum yok hakim bey.
0
warrior princess
(15.07.25)
@şey mi+1
@konuşma... +1000
Öyle haklılar ki... İçinde bulunduğunuz durumu ve duygularınızı analiz eden taraf olarak sizin aklı başınızda olduğunuzu düşünmüştüm. Ancak sizin de ciddi bir tedaviye ihtiyacınız var bence.
İllegal çıkışlar, evli bir kadınla beraberlik, bacak kadar çocuğa anlatılıp onay beklenen bir ilişki...
Ne sizin ne de karşınızdakinin tepkileri normal değil. Ben en çok o kız evladına üzülüyorum. Bu hengamede yitip gidecek diye...
0
strawberry first
(15.07.25)
yapar tabi. onlar bavulunu alıp kimlikle gelebiliyor. yalnız 25 senede alman kartofeli olmuştur o kız.
0
ya ben lan neyse
(15.07.25)
Yuzyuze en son 13 yil once (en iyi ihtimalle) gorustudugunuz bir insanla internet uzerinden sevgili olmaya basladiginizi soyluyorsunuz, onceki duyurulariniza, Almanya'ya 'kacirilmayi' dusunmenize filan deginmiyorum bile. Lutfen yazdiklarinizi objektif olarak okumaya calisin, ya da bir arkadasiniz bunlari size sorsa ne derdiniz? Gercekten terapi gormeyi degerlendirmelisiniz. Bir cikis yolu ariyorsunuz sanki su anki hayatinizdan, yasam beklediginiz gibi gitmemis de 20 sene onceki bir seye tutunmaya calisiyor gibisiniz.
0
kassiopeia
(15.07.25)
(10)

Soğan çorbası, kurbağa bacağı, salyangoz yemek mecburi mi?

tahirkemalbozoglu
Paris’e gidince bunları yemeksek ne kaybederiz?
Paris’e gidince bunları yemeksek ne kaybederiz?
0
tahirkemalbozoglu
(14.07.25)
hiçbir şey. soğan çorbası denedim baya kötüydü.
0
jelly bear
(14.07.25)
üçünü de türkiye'de yedim. soğan çorbası bence overrated. pek bir olayı yok sıcak çorba işte. ama tereyağlı salyangoz yemeği ve kurbağa bacağı çok güzeldi. farklı bir yere gitmenin en güzel taraflarından biri de oranın mutfağından bir şeyler denemek bence. biraz açık fikirli olmakta fayda var o yüzden ama size hoş gelmiyorsa da gelmiyordur onlar yerine deneyecek başka şeyler bulabilirsiniz paris'te.
0
semaforo de medianoche
(14.07.25)
Bence kurbaga bacagi güzel degil, salyangoz da güzel degil ama yapisindan ötürü. Disin altinda girc girc ediyor, ben öyle seyleri sevmem. ahtapot ve karides de sevmem bu sebeple.
Sogan corbasi en sevdigim corbalardan biri ama fransa'da hic icmedim. Tariflerde cok fark oldugunu sanmiyorum, avusturya'daki gibidir orada yapilan da ve bence kesinlikle denenmeli.

gittiginiz ülkenin mutfagi kültürünün ayrilmaz bir bütünü. eger zihninizde kurbaga bacagi yemeyi normallestiremiyorsaniz, sogan corbasi deneyin. Illa hepsini yiyeceksiniz diye bir sey yok ama bir iki bir sey deneyin bence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.07.25)
kurban olduğum bu nasıl soru tanzimat döneminde mi yaşıyoruz :)

fransaya gidersen yapacağın en güzel şey müzeleri gezmek, mimariyi görmektir. kurbağa bacağını fransızlar bile içmiyor.
0
yurtsuz john
(14.07.25)
Bir şey kaybetmezsin. İlgin yoksa yeme. Ben soğan çorbasını seviyorum, içiyorum, üzerinin ekmek ve peynirle kaplı olması hoşuma gidiyor.

Cafe de paris soslu antrikot ve patates yersin le relais de l'entrecote a gidip.
Maison d'isabelle de kruvasan.
Cedric grolet - tatlı
Damak tadına uyan hamur işlerinden yiyebilirsin yani. Paris te sadece escargot yok ki
0
kullanicadi
(14.07.25)
mecburi kardeş,yemezsen bir daha vize vermezler.

şaka bir yana soğan çorbası deneyebilirsin, bence çok lezzetli...
0
exlibris
(14.07.25)
Abi denemek zorunda degilsin tabiki ama denemek bence güzel bir şey bilmiyorum ben gittigim yerlerde denerim böyle şeyler.
Kurbağa bacağını kafanda büyütme, tavuk kanadi gibi oluyor. Ha 2018den beri kaç kere yedin; iki. Yani böyle akşam Fransa'nın anneleri kurbağa yapıyor gibi düşünme.
Salyangoz severim ama. Soslu falan benim hoşuma gidiyor ki annem de sevmişti denediginde.
Soğan çorbası da güzel bir şey de ikisine oranla o kadar kafa yoracak bir şey değil.

Neden bu üçüne kafa yordun bilemedim ama bir sürü yiyecek şey var yani. Bence diğerlerinden bunlara zaman gelmeyebilir.
0
logisticsmanager
(14.07.25)
kurbağa bacağı yedim, kötü değil. soğan çorbasının bir olayı yok. salyangoz yemedim, denk gelmedi.

paris giden 1000 turistin bir tanesi falan yiyordur salyangozu. kruvasana aban gitsin.
0
sir gawain
(14.07.25)
Soğan çorbası benim yediğim en güzel çorbalardan biri ama hanım yapıyor, Paris'te yemedim. Kurbağa bacağı da tavuk kanata benziyor denenebilir ama çok elzem değil.
0
mirty
(15.07.25)
Her yerde bunlar satılmıyor zaten. Bunları yiceksen bile fransız restaurantına gitmen lazım. Her yer kebapçı kuskusçu falan. Ayrıca her yerde zincir hamburgerciler var. Bir şey kaybetmezsin, fransız mutbağı zaten bize göre değil.
0
mikahakkinen
(15.07.25)
(15)

Japonya kötüleme

michael_knight
Pek çok insan Japon kültüründen müthiş bir hayranlıkla bahsediyor. Halbuki biraz daha okuyup araştırınca pek çok saçma, çirkin, akıldışı kültürel öğeler de var bu toplumda. Japon kültürüyle ilgili kötü şey var mı aklınıza gelen?
Pek çok insan Japon kültüründen müthiş bir hayranlıkla bahsediyor.
Halbuki biraz daha okuyup araştırınca pek çok saçma, çirkin, akıldışı kültürel öğeler de var bu toplumda.

Japon kültürüyle ilgili kötü şey var mı aklınıza gelen?
0
michael_knight
(11.07.25)
terör örgütlerinin yuvasi olan avrupa gibi olmadi,

sabanci toyota ile ortaklik yapip guney doguya fabrika kuracagini ifade edince kardesini pkk vasitasi ile öldürdulerdi,

sam amca ve papanin cocuklarinin bize yaptiklarini yeni nesillere anlatin,

bosver japonu kotulemeyi,
azginliklarinin bedelini odediler II.dunya savasinda.
0
designer
(11.07.25)
eksisozluk.com
sürüsüyle var. ilk aklima gelen hustle culture. adamlar kendilerini öldürene kadar calisiyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.25)
japon adult film dunyasi. Bazen o derece hastalikli fantezi turleri, sapkin hayal gucu urunu seyleri var ki psikolojisi yerinde insanlar bunu uretemez diyorsun. Adamlar her filme kod verip sistematik hale getirmis. Her firma uzman oldugu fantezi kolunda calisiyor
0
freedonia
(11.07.25)
netflix'te bir seks belgeseli vardı. bir bölümünde japonya işlenmişti. eşler birbirine 'seni seviyorum' demiyor, teşekkür ediyor. evli çiftler çocuk yapmak dışında seks yapmıyor, erkeğin cinsel ihtiyacını hayat kadınlarıyla gidermesini eşi normal karşılıyor. bunun gibi çok acayip kültürel normları var. yeni kuşakla birlikte azalmış olabilir ama gerçekten de sıkıntılı derecede tutucu ve ataerkil bir toplum.

seks konusu başlı başına sıkıntılı zaten. küçük kız çocuğu merakı, tentacle türü garip hentailer, tecavüz fantezileri, kadının sekste sadece pasif ve acı çeken taraf olarak tasvir edilmesi vs.
0
sir gawain
(11.07.25)
2012'de (bkz: marubeni) nin davetlisi olarak gittim. Grubumuz tokyo'ya ayak basar basmaz ilk olarak akihabara'da 4 katlı devasa bir sex shop'a götürdüler. Dedim "noluyoruz?"

Rehberimiz vardı, kurosaki (Ichigo değil), 25 yaşında genç bir marubeni çalışanı. Boş zamanımızın birinde mini etekli, öğrenci kıyafetli bir genç kızın şarkı söyleyip dans ettiği bir video izliyordu telefondan. 1, 2... En son sordum neden izliyorsun hep diye... Ay sonunda birimindeki herkes (kadın ve erkek) aynı mini etekli kostümü giyip peruk takıp dans edeceklermiş, katılım zorunluymuş... (bkz: never nuke a country twice)

Seyahatte belki yirmi çeşit olumlu deneyimim oldu, kabaca çalışkanlık, sorumluluk bilinci, disiplin ve temizlik ile alakalı, ancak olumsuzları paylaşmamı istemişsiniz.

Birkaç bara almadılar bizi kyoto'da gaijin (turist diyelim) olduğumuz için. Bir tanesi gönülsüzce kabul etti rehberimizin ricalarıyla. Kareoke'de enka söyleyince ben gerçi işin rengi değişti. Başta suratımıza bakmayan adamlar, ayrılırken sokağa çıkıp arkamızdan eğildiler durmadan kaç defa...

Galiba milliyetçilikleri avrupa'nınkinden çok da farklı değil. Yani adamların kültür ve değerlerine saygı duyup benimsediğinizi görünce ancak kabullenebiliyorlar sizi...
0
yadigar
(11.07.25)
ikinci dünya savaşı öncesinde inanılmaz katliamlar, insanlık dışı işler yapmaları. (bkz: nanking katliamı)

ve Almanların aksine geçmişte hata yaptıkları kabul etmeyip, geçmişle bağlarını koparmamaları.
0
king lizard
(11.07.25)
japon hukuk sistemi de çok sorunlu biliniyor. bir şeyden suçlanan mahkeme karşısına çıkan kişi yüzde dokasanın üzerinde hüküm giyiyor...
0
anon1m
(11.07.25)
Etnik kökenli olmayan bir ayrımcılık anlayışları var, merak eden burakumin kavramını araştırabilir.
0
10551037
(11.07.25)
ekşide çok detaylı bir girdi vardı. neredeyse bildiğimiz her şey yanlışcasına.hatta taciz edilen bir kadın veya kızın bunu şikayet etmesi bile ayıp karşılanıyormuş falan. bulursam eklerim.
0
ground
(11.07.25)
gayet ırkçı, dışarıya iyi görünüp içten içe üstün ırk olduğunu düşünen çekik gözlüler. uzak doğunun almanı japonlardır.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Japonya'da çocuk pornosu legaldir.
0
feastofthedamned
(11.07.25)
sapık kapalı bir toplum nefret ederim bu ülkeden
0
Hallegadola
(11.07.25)
Japonya’da ruhsal rahatsızlıklara kötü gözle bakılıyor, bu yüzden insanlar psikoloğa/terapiye vs. gitmekten çekiniyor. İntihar oranı da oldukça yüksek, özellikle gençler ve erkekler arasında. Bir de "hikikomori" denilen bir durum var, bazı insanlar yıllarca evden hiç çıkmadan, toplumdan tamamen kopuk bir şekilde yaşıyor. Toplum baskısı ağır orda.

Bi de aklıma deprem ülkesi oldugu geldi. Cok deprem oluyor. Ona tabii hazirlar buyuk olcude, bizim gibi degiller. Ama risk var hep ve tsunami olursa daha olumcul oluyor.
0
ermanen
(11.07.25)
Japonya'da yaşamadım ama kültürlerine ilgi duyduğumdan seyahat ettim ve nerede Japonlarla ilgili bir belgesel olsa izlerim.

Toplumda aşırı çalışma kültür var. Gece 23:00 sularında bir etkinlikten otele dönerken trende birsürü takım elbiseli belli ki plaza çalışanı olan insan vardı. Demek ki bu saatlere kadar çalışma çok yaygın diye düşündüm. Yine benzer şekilde 70-80 yaşlarında insanlar otobüslerin park ettiği yerlerde trafik polisi gibi ya da müzelerde etrafı düzenleyen/temizleyen görevli olarak çalışıyorlar. Yani toplumda aşırı bir çalışma var ve çalışmayan kişilerin toplumda işe yaramaz, gereksiz insanlar olarak görüldüğü ve dışlandığı rehberlerce de söyleniyordu. Birçok yerde bizim için "ne gereği var ki" diyebileceğimiz işlerde çalışıyorlar. Çalışmak elbette iyidir ama çalışmayan kişilerin toplumdan dışlanması ve iş hayatında kişilerin kendi sağlıklarını tehlikeye atar ölçüde rekabet olması sıkıntılı.

İnsanların yalnız oluşu/sosyalleşme ciddi bir problem. Bir belgeselde izlemiştim yalnız yaşayan bir Japonun cenazesi evinde belki de aylar sonra bulunabiliyor, cenazenin olduğu yerde siyah bir iz kalmıştı ve onu kazımaya çalışıyorlardı. Yani sosyal ilişkiler arkadaş/akraba/komşuluk belli ki çok çok zayıf. +90 Youtube kanalında bu gibi konularda çok sayıda video var.
0
Lethe
(11.07.25)
bu bahsedilen akıldışı ve insanlık dışı bir çok problem onlar tarafından da problem olarak görülüp yeni nesillerce azaltılmaya çalışılıyor.

çocuk pornosu olayına ben de şaşırmıştım. 10 sene kadar önce yasak gelmiş, artık legal değil.

ataerkil bir toplum olduğu ve kadınlara çok değer verilmediği filmlerde de görülüyor.

geçen bir youtube videosu izlemiştim. oradaki genç yaştaki kadınların neredeyse tamamı erkek arkadaşının onları aldatmasını normal karşılıyor.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
(21)

Bu yeşil pasaportun hikmeti nedir?

ya ben lan neyse
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederle
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederler diye aldım.

bazen sözlükte yeşil pasaport ayrımcılıktır diye başlıklar açılıyor. bir bakıyorum 2 yüz küsür entry girilmiş.

ben yeşil pasaportu alana kadar hangi ülkelere vizesiz gidebileceğimi bilmiyordum. onu da öğrendim. abd, ingiltere yok.

geçen televizyonda ünlü bir gazeteci "biz bastırıyoruz. gazetecilere de vermelerini istiyoruz. umarım verecekler." diyordu.

eczacılar, avukatlar, daha bilmediğim bir sürü meslek grubu...

bu zamana kadar hep bir yerlere 3 ay vizesiz gidilebilen bir araç olarak biliyordum ama bence bilmediğim bir şeyler var.

insanlar gidip oralarda çalışıyor mu, yeşil pasaportla benim bilmediğim bir şey mi yapılıyor? aklıma başka bir şey gelmiyor.

yılda 10 gün tatil için bu kadar kıyamet koparılması bana böyle düşündürüyor. bu kadar insanımız yurt dışına vizesiz gitmeye bu kadar muhtaç mı?

iş için isteyenler var. iş için bu kadar insanımız mı var yurt dışına gitmesi zaruri olan?
0
ya ben lan neyse
(10.07.25)
Yüzlerce beyaz yakalı vize sırasında beklerken alelade devlet memurunun istediği ülkeye keyfince girip çıkması insanların gururuna dokunuyor. Olay ego davası. Biz devlet memurundan daha büyük artı değer üretiyoruz da bu semelerin Instagram'da bizden daha çok yurtdışı postu var diyor onlar da. Abuk sabuk işler. Sen de biliyorsun bunun böyle olduğunu bence, bir de benden dinledin.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekiz: yok bilmiyorum. yeşil pasaporta gelene kadar... bu mu dokunuyor insanların egosuna? ben 50 bin maaş alıyorum. maaşımın yarısı ev harcamasına gidiyor. ev babamdan kalmasa diğeri de kiraya gidecek. arabam falan yok. ben istesem de gidemem tatile. benden çok katma değer yaratan insan 100 bin falan alıyordur. böyle düşünürse egosu torpülenir.
0
🌸ya ben lan neyse
(10.07.25)
rahatça, vize vs dert etmeden, vize ücreti ödemeden, bir sürü ülkeye eğer istersen yarın çat diye gidebiliyorsun. birçok insan için bu gayet yeterli bir lütuf, bilmediğin gizli bir şeyler yok.
0
king lizard
(10.07.25)
yesil pasaportun ne oldugunu daha yeni ögrenmen senin problemin. interneti olan herhangi bir insanin bilebilecegi alalede bir bilgi.

sorun su an avrupa'nin türklere vize randevusu veremiyor olusu. yesil pasaportu olan biri ucuz bilet kovalayip aniden haftasonu bile gidebilir. üniversitedeyken bir arkadas o sekilde 18 tl'ye mi ne bilet alarak paris'e gidip gelmisti. parasizliktan metroya bile binemeden geri döndü ama gitti mi gitti.

onun disinda baska biri önceden uzun planlar yapmasi, vizeye basvurmasi, parasinin yanmamasi icin dua etmesi gerek.

bu ikisi arasindaki fark birinin devlette memur olarak calismis olmasi. tr'deki cogu memur da vasifsiz ve özelde tek kisinin yaptigi isi 3-5 kisi yapiyorlar. hem devletin kasasina yüksünüz hem de dibimizdeki ülkelere elinizi kolunuza sallaya sallaya gidiyorsunuz.

böyle düsünülüyor sanirim.
0
sonsuz
(10.07.25)
Yeşil pasaportu isteyen genelde parası ve vakti olan insanlar. Ayrımcılık falan diyenlere de gülesim geliyor. Ailede çok doktor ve öğretmen var aldıkları maaşlar yurtdışında tatil yapıp, yiyip içip gezmeye yetmiyor. Benim canım anam benim zorumla yeşil pasaportunu çıkarttırdı. Pasaportunun süresi dolduğunda, üzerinde bir tane damga yoktu. Yenisini çıkarttırmaya zor ikna ettik, emekli maaşı yetmiyor çünkü tatil yapmaya.

Vize süreci gerçekten can sıkıcı olabiliyor ama bu “haksızlık” güruhunun saracağı yer yeşil pasaportlular değil, vize için gördüğümüz muamelenin sebebi olan kişiler.
0
irene
(10.07.25)
Yurt dışına iş ya da gezme amaçlı çok giden biri olsan değerini anlardın. Vize başvuru süreci, reddedilme durumları, yapılan masraf vs. vs. bunların hepsinden kurtuluyorsun.

şu an mesela çok ileri tarihli aşırı ucuz uçak bileti denk getirsen avrupa'da bir yerde, hiç düşünmene gerek yok acaba vizem çıkar mı vs. diye. türkiye'de şehirlerarası otobüse verdiğin paralarla avrupa'ya gidip gelebilirsin. e tabii ben hayatta gitmem vizyonsuzluğunda biriysen o başka.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Yakın bölgelerde bir tatil yapabilirsin her yıl. Yurdum memuru aşırı vizyonsuz olduğu için böyle şeylerden anlamaz. Memur dediğin kırsal kafalı bir canlıdır.
0
runaway
(10.07.25)
@ya lan: böyle bir mevzuat var, Türkiye'nin memuru olan tatil sonunda ülkesinde geri döner diye düşünüyor Avrupa hala. Değişebilir bu usul yakında, hevesin varsa birkaç yere git gel.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Bir de bunların egosu törpülenmez. Çatlasınlar.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
İlk yorum harici diğerlerini okumadım da la beyaz yakalıların kendini böyle görmesi çok komik. Memurlara neden yeşil pasaport veriliyor? Önce bunun mantığını kavra :) Yeşil pasaportu kullanan meslek yelpazesini genişletilerek hata yapılıyor. Beyaz yakalı burada ağlıyor, kendini üstün görüyor ahsjs O zaman asgari ücretli de alsın. Zaten bu gidişle yeşil pasaportu kabul etmeyecek diğer ülkeler. Adam yurt dışı tatili yapabilmek için y pasaport istiyor resmen :) devlet de senin sikik yurt dışı tatilinin derdindeydi. Memur denince adamın aklına sadece devlet dairesinde evrak onaylayan tip geliyor :)

Düz memurun yeşil pasaportu olsa ne? Adam yurt dışına çıkamıyor zaten shsjsk parası yok. Benim arkadaşımın kaç yıllık yeşil pasaportu var, daha bir kere kullanmamış. Neyle çıksın? Gidin birçok devlet dairesine hepsinin y pasaport hakkı olmasına rağmen çoğu başvurmamıştır bile. Zaten bu adamlar kullanmıyor ama ağlayan bizim buradakiler. Yani kaymakam da memur ve bırakın da işi gereği pasaport alabilip yurt dışına rahat çıksın.

İmam eşlerinin çıkıp bize de maaş verilsin, denmesi gibi :)
0
cemallamec
(10.07.25)
Başlık kıskanç beyaz yakalılarla dolmuş.
Hiç öğrenemeyeceksiniz hakkınızı savunmayı. Karşı adamda olan hak bende niye yok diyeceklerine hala onda niye var diyen fesat gorus.

İçlerini rahatlatmak için de özel sektörde bir kişinin işini bunlar dört kişi olarak yapıyor diyor. Ulan sen kole gibi çalışıyorsun işte patronun zengin olsun diye sabahtan akşama pazartesiden pazara. Bunun kalifelikle ne alakası var? Sen patronun yağcılığını seçmişsin adam da devlete hizmet etmeyi tercih etmiş. Sen bu adamdan arta kalir ne katıyorsun ki ondaki hakkı cok goruyorsun kıskanç patron yagcisi.


Sen tezgahtarlık yapan ya da gerçek bir eğitim gerektirmeyen hizmet sektöründe çalışan bir insansın bunu kabul et fazlası değil.
Soruya cevap
Yeşil pasaport Avrupa ülkelerine bu vize kuyruklarında kendini çok üstün gören ve kapi dışarı edilen beyaz yakalıların bana da vize bana da vize demeni gerektirmeyecek bir pasaport türüdür kardeşim.

Güle güle kullan
0
dedeminhirkasi
(10.07.25)
vizyonla alakalı. kullanırsan altın, kenarda durursa pul değerinde.
hiç mi ilgini çekmiyor farklı yerler, kültürler?
çok paraya ihtiyacın da yok, türkiyeden daha ucuza git, gör, gez, öğren.
0
adivar
(10.07.25)
yorumlara bak ashfsaf.
yesil pasaport, türk devleti'nin, %90'i torpilli olan memuruna yaptigi bir baska torpildir.
olay, beyaz yakalinin ayricalik beklemesi degil, bir kismin elde ettigi haksiz ayricalik. devletin kendi vatandasini kendi eliyle ayristirmasi.
vize anlasmalari devletler arasinda yapilan ikili anlasmalara dayanir, devlet oturmus, ülkelerle "benim memura vize ayricaligi tani ama diger vatandaslara tanima" diye pazarlik yapmis. beyaz yakali hakkini savunacakmis. beyaz yakali ne yapacak? almanya ile masaya mi oturacak? aptal saptal konusuluyor.

türk vatandasi degilim. ailemde de kimsenin yesil pasaport ihtiyaci yok. kiskanmak falan akillara zarar ithamlar.

"ek olarak turkiyeye vize zorunlulugunu getiren avrupali ulkeler degil, turkiye. bunu da arastirabilirsiniz."
türkiye bunu zamaninda siyasi olarak sakincali gördükleri yurtdisina kacmasin diye avrupa'ya teklif etmis, avrupa kabul etmis, türkiye bir süre sonra avrupa ile defalarca vizeyi kaldirmasi icin masaya oturmaya calismis ve her seferinde avrupa'dan ret yemis bir ülke.
yani artik o vizeyi sana koyan avrupa, türkiye degil. 45 senelik mevzuyu temcit pilavi gibi öne sürmek kurtarmiyor.
türkiye kac defa avrupa'ya artik vize kalksin diye gitti peki biliyor musunuz? yok.
bu kadar ret üstüne türkiye ne yapiyor? ben memura kefil olurum cünkü memur dedigin adam mayis elden gitmesin diye hicbir seye karismayan, kafasina vur ekmegini al, sümsük, agzini hicbir siyasi olaya acmayan adam, memuru o sebeple sakincali görmem, sakincali gördügüm zaten memur olamaz, ondan ki memuruma verin vize kolayligi diye avrupa ile masaya oturmus.
evet, devlet eliyle ayrimcilik budur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.07.25)
tamamen ekonomik sebeplerle yurt dışına gidemiyorsan bir şey diyemem ama bir insanın yaşadığı gezegende doğduğu küçücük ülkeden kafasını çıkartıp başka bir coğrafya, kültür, yaşayış vs. görmek istememesinin ve bu şekilde ölüp gitmeye razı olmasının anormal, hatta mental olarak sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyorum.

başka yerler görmek senin için bir anlam ifade etmeyebilir ama birçok insan için şu hayatı çekilir kılan üç beş şeyden biri. insanlar aylarca yapacakları yurt dışı gezisinin hayalini kuruyor, bunu planlamaktan ve gerçekleştirmekten zevk alıyor.

insanlara vizeyi geçtim artık vize randevusu bile verilmiyorken vizesiz birçok ülkeye gidebilmek büyük bir ayrıcalık. bu ayrıcalığa sahip olamayanların öfkesi de gayet normal.
0
sir gawain
(10.07.25)
yurt dışı seyahati yapmak istemeyişiniz veya ekonomik sebeplerle yapamayışınız kişisel bir durum lakin insanların farklı ülkeler, şehirler görmek istemesi çok doğal ve insani bir refleks. yeşil pasaport da bu noktada ülke sınırlarını açan adeta sihirli bir değnek. yani oldukça kıymetli bir şey.

memurlara veriliyor bize verilmiyor, ayrımcılıktır vs. durumu da uluslararası alanda itibarsız ikinci sınıf bir ülke olmamızın sonucu. avrupa ülkeleri son yıllarda, vatandaşlarımıza amiyane tabirle ''sen gelme ulan ayı'' diyor. durum böyle iken memurların yeşil pasaport ile ''buyur sen geç''denilerek ülkelere kabulüne, kalan kitle çıldırıyor. bana kalırsa ülkeler arası seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. muhatap olunan ülke için sakıncalı bir profil olmayan herkes turistik amaçlı seyahat edebilmelidir.

burada bana ve benim gibi yeşil pasaport sahibi insanlara irite edici gelen şey; yeşil pasaport'a sahip olmayan mesleğe sahip kişilerin, ulan seyahat evrensel bir haktır. alt tarafı üç beş günlüğüne turistik amaçlarla gideceğiz, hükumet, devlet olarak bizi dış ülkeler nezdinde niye cüzzamlı durumuna düşüyorsunuz, cebime euro'mu koyup yurt dışına niye gidemiyorum diye durumun asıl sorumluluarın tepkisini göstermek yerine, ya memurlar devletin kamburu, bir halta yaramıyor aşağılık pislikler, oysa biz katma değer üretiyoruz, ülkeyi biz kalkındırıyoruz, biz öyle büyük insanlarınız ki, bizim değerimiz tarif edilemez biz niye gidemiyoruz diye tüm ezilmişliğinin, iş yerinde yediği mobbingin, aşırı çalışma saatlerinin, olmayan özlük haklarının öfkesini memura yöneltmesi. herkesin derdi insan olarak şu ölümlü dünyada, berbat koşullarda, her günü birbirinden kasvetli gündemi olan ülkeden dışarı bir haftasonunda, bir bayram, seyran tatilinde yurt dışına kaçıp nefes almak. bunca hikayeye, biz şöyleyiz de memurlar böyle, onlar da gitmesiin, bize de yeşil pasaport verin sonunda hiçbirimiz gidemeyelim halleri gülünç. kimsenin katma değer ürettiği, süper kahraman olduğu bir ülke değil istisnai örnekler dışında. kapitalist bir ekonomik sistem var ve ülkemizin vatandaşları da bu devasa sistemin içinde tek başına nokta kadar özel anlam ifade etmeyen bir şeyler yapıp sistemi yürütüyor işte. sanırsın memur sabahtan akşama kadar yatıyor da diğer beyaz yakalılar kansere çare buluyor. ayrıca memuriyete başlama yaşının yükselmesi ve yeşil pasaporta ulaşmak için belli bir derece/kademeye ulaşması gerçeğini düşünürsek, o pasaportla diyar diyar gezme aşamasına kadar ömrünü yarılamış oluyor zaten memur, yaşlılıkta gezecek sağlık durumu ve motivasyonunun da pek olmayacağını düşünürsek zaten aktif olarak bunun nimetinden faydalanma süresi de öyle çok da değil.

yabancı ülkelerin bu vize işini türklere bu kadar ulaşılamaz hale getirmediği dönemlerde bu kadar yaygara yoktu. ne zaman ki durum değişti yeşil pasaport sahipliği göze batar oldu.
0
wilhelmwasmuss
(11.07.25)
büyük kolaylık, annemden dolayı 25 yaşıma kadar bende vardı Interrail yapmıştık 23 gün kafamıza göre Avrupa'yı turlamıştık. Hayatımdaki en özel deneyimlerimden biridir. Mesela çocuğunuz varsa onun da belli bi yaşa kadar yeşil pasaportu olacak. (birkaç şart daha var çalışmıyor olmak vs.)

Bu arada göze batmasının tek sebebi vize işlerinin zorlaşması değil bence. Eskiden özel sektördeki kişiler iyi kazanırdı, memurların işi garanti ama az kazanıyor derlerdi. Şimdi memur da ortalama güzelce bir maaş alıyor, özel sektördeki çoğu kişi o maaşları alamıyor bile. Bu sebeple "hem maaşı yüksek hem yeşil pasaport var ooh" diyor insanlar. Bu arada 50-60 bin maaşın iyi gibi görülmesi de ayrıca kötü tabii.
0
nhk ni youkosu
(11.07.25)
Eskiden memurlar özel sektör göre az para alırdı. Hem de ciddi az.
Şu an Türkiye o kadar kötü durumda ki herkes devlet memuru olmak istiyor çünkü;
Düzenli zam aldığın
Sendikanın olduğu
Tatil hakkının olduğu
Saatlerine dikkat edilen
Is garantisi olan
Tek kurum gibi. Türkiye'de özel sektör rezalet halde.
Buna bir de yeşil pasaport ekleyince iyice insanların gözüne batıyor.
Türkiye'de özel sektör iğrenç durumda olmasa, insanlar üç kuruş paralara 2 hafta tatile 50 saat çalışmaya zorunlu kalmasa gene kimsenin pek umrunda olmazdı.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
yeşil pasaport alabilmek için 15 senedir devle kurumunda(boğucu) çalışıyorum.maaşım piyasanın yarısı, beş para etmez insanlara müdürcülük oynatıyoruz. ben bunlara katlanıyorsam, benim 4 5 katım maaş alıp ah vah diyenlerde nasıl vize alırsa alsın bana ne derim. bu seçim meselesi benim devlet memurluğunu seçme nedenim yeşil pasaporttu. yılda 10 kere de olsa bir yurt dışına gitmek beni rahatlatıyor. altımda mercedes olmasın evimde dyson olmasın vb.

herkes kendi seçimini yaşar.

yurt dışı sana zevk vermiyorsa gap gezisine katıl kardeşim. yurt dışına gidince g.tümüz göğe ermiyor ama farklı kültürlerin olduğunu falan görüyoruz.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Biraz şöyle bir hava var.

Yukarıda yeşil pasaport ile istediği yere giden, aşağıda vize ofisleri tarafından köpek çekilen halkı görmeyen bir memur eliti gözüküyor. Adam vize randevusüne bile 1,000-2,000 euro verip, bulmaya çalışırken, 6 ay - 1 sene vize için uğraşırken, bunu çözmesi gereken bürokratlar, yeşil pasaport ile instagram postu paylaşıyor.

Ancak görmedikleri şu. Bugün bordo pasaporta köpek çeken o ülkeleri durdurmazsan, yarın yeşil pasaporta da köpek çekecekler. Bu işler böyledir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Yeşil pasaportun hikmeti; devletin “bu adam gelip sizin ülkenize sığınmaz. Senelerdir bana görev yapıyor sıkıntı çıkmaz. Efendi efendi gider geri döner” dediği kişiler hakkında KARŞI DEVLETİN DE “sen öyle diyorsan öyledir bana uyar. Gelsinler madem abartmadan. Ama sınırda yine de memuruma kontrol ettirir öyle izin veririm” demesi. (örneğin dediğin gibi and veya ingiltere “bana ne yeşilinden yahu git al vizeni gel geleceksen” diyor)

İnsanların son yıllarda yeşil pasaporta nefret duymaları vize süreçleriyle ilgili. İnsanlar vize almak için tonla belge toplayıp, geceler boyu randevu kovalayıp, üstüne para ödeyip, yine de randevu bulamayıp oturabiliyorlar yahut randevu bulsalar başvurularına red yiyebiliyorlar. Son senelerde bu şikayetler çok arttığı için yeşil pasaport göze batar oldu. İnsanlar neye tepki göstereceklerini idrak edemediklerinden, problemi yeşil pasaportta görüyorlar. “Ben de gidebilmeliyim” demek yerine “o da gitmesin lan sıçarım!” diyorlar.

Pasaportumuzla istediğimiz yere vizesiz veya kapıda vizeyle gidebilsek, yahut vize başvuru işlemleri rahat, adil, şeffaf olsa, yeşille pek kimsenin derdi olmayacaktı.

Bir de tabii arkadaşın dediği gibi ego mevzusu da var. Kendini alelade memurdan üstün zannettiği kadar üstün olan kişinin zaten vize derdi de olmaz. Mümkün olan en uzun sürelerde vizesi olur. Birkaç yılda bir rutin işlem gibi yeniler devam eder. Devlet memurlarını dağdan toplanan yabani kabile üyeleri zanneden tipler, üniversite mezunu olup özel şirkette çalışmanın kendilerini daha beyaz, bembeyaz yakalı yaptığını düşündükleri için, böylelerinin kanına dokunuyor mevzu.

(Yeşilim yok, olmayacak.)
0
lazor
(13.07.25)
son yıllardaki vize krizi yüzünden durum "yeşili olmayan şengen'e gidemez" seviyesinde.

bir çok ülkede vize görüşmesi için randevu almak bile zor.
hadi aldın, bir sürü evrak istiyorlar. sorun değil yapılır.
vize başvuru ücreti 80 euro civarında. büyük para değil ödenir.
vize çıkacak mı çıkmayacak mı belli değil. vizeye başvururken uçak bileti, hotel rezervasyonu, yapacağın seyahatin türü şusu buşu bir sürü şey istiyorlar. gelirin, maaş dökümün vs.
vize çıkmadı, hotel iptali uçak iptali uğraşman lazım.
iptalli uçak bileti normalin daha üstü fiyata satılıyor.

yeşili olan bunların hiç birine maruz kalmıyor.
ucuz uçak bileti sitelerine giriyor ve uygun tarihli uçakları buluyor.
sonra günü gelince vınn uçuyor.

amacı gezmek tozmak değil de iş-güçse yine giriyor uçak bileti sitesine istediği tarihe bilet alıyor. yine ucuz.

olay sadece maliyet de değil.
vize başvuru işleri çok can sıkıcı. her şey düzgün de olsa reddedebiliyorlar.
vize redleri arşa çıktı.
insanın kanına da dokunuyor kapıda kul olup ve reddedilmek.

sen öğrenciysen anan baban yeşili olan bir memursa istediğin zaman gidip gezebiliyorsun yurtdışında. 19-20 yaşında sen gidiyor ama başka gençler akp ülkesinde sinemaya bile gidemiyor. işin bir de böyle sosyal bir problemi var.

gitmek isteyene tek engel vize mi kardeşim. gitmek isteyen aşar onu denilecek durumda değil vize muhabbeti. her şey doğru olsa da, işin gücün paran pulun olsa da reddebiliyorlar.

yeşil pasaport orada çalışma hakkı sağlamıyor.
yeşille gidip kaçak kalanlar var ama onların sayısı yüksek değildir.

yani yeşilin olayı çoğunlukla normal seyahat için.

EVS gibi programlarla yeşil pasaportlular daha kolay gidiyorlar ayrıca.

--
yeşil pasaportluları kıskandığımız yok, diğer insanların vize süreci kolaylaştırılsa ve böyle onura aykırı engellenmese devlet memurlarının yeşille gitmesine bu kadar ayrımcılık olarak bakmazdık. yeşil giderse gitsin, ama diğer pasaportlarda vize kalkamıyorsa (yüce devletiminizin gücü yetmiyorsa) ya da vize süreçleri kolaylaşmıyorsa, ortada ciddi bir kayırma var.

imza: eskiden yeşilim vardı. potansiyel yeşil pasaportluyum.
0
biseysorcaktim
(13.07.25)
(19)

akplilere soruyorum vicdanınız rahat mı?

messina123
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
melih gökçek ve hayatında 1 gün bile gerçek bir işte çalışmamış oğlu osman gökçek değil de ekrem imamoğlu başta olmak üzere chp'li belediye başkanları, fatih altaylı gibi gazetecilerin içeriye alınmasından rahatsızlık duyuyor musunuz? vicdanınız rahat mı?
0
messina123
(04.07.25)
akp menfaat partisi. ideolojisi yok. o yüzden vicdanın rahat mı diye sormak çok saçma
0
runaway
(04.07.25)
Son gelişmeler o çevrede de rahatsızlığa neden oldu, onlar da insan da işte önemli olan hak, hukuk değil siyasilerin kariyeri. İki taraf da bunun farkında. Aslında bence iki taraf da bunun değişmesini umut ediyor.
0
sekizdokuzon
(04.07.25)
çevremde maalesef bir sürü akpli var. açık söylüyorum vicdanları çok rahat.
ofiste var mesela bi tane. ekonomiye sövüyodu geçen gün.
peki bugün seçim olsa kime oy vereceksin diyorum. akp diyor.
çok sevdiğim ve maalesef akpli olan birine dedim ki "her şeyi bırak sence insan olarak iyi bi insan mı?" dedim. "ben çok iyi bir insan olduğunu düşünüyorum" diyor.
her ikisi de 28 şubatçı. bu giderse bizim karılarımızı kızlarımızı zorla açık saçık gezdirecekler diyolar.
bu kişilerin biri DOKTOR. bildiğiniz hasta olduğunuzda yardım istediğiniz biri. insan olarak da çok iyi biri ama zihniyet bu.
yıllarca okumuş insan bunu diyorsa bu ülkenin okumamışlarını yabana atmamak lazım.
üzülerek ve içim kan ağlayarak hep söylüyorum.
malum şahıs ölmediği sürece iktidar. ölürse de gelen kişi "onun emaneti" denilerek iktidar.
nasıl tepemizden inerler cevabı bende var ama halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek istemem.
0
matilda
(04.07.25)
Melih ve Osman içeri atılsa hak ettiklerini düşünürüm. Fatih de daha fazlasını hak ediyor, Ekrem de, Tunç da… Binaenaleyh, herhangi bir siyasi (buna akp’liler de, chp’liler de, dem parti, mhp, zp vs. dahil) içeri atılsa üzülmem. Fatih Altaylı gibi “gazeteci” lere hiç mi hiç üzülmem. Doğan Yurdakul, Mustafa Balbay gibilerine üzülmüştüm. Ahmet Şık ve Nedim Şener’e üzülmüştüm. Muhtemelen bugün ikisine de üzülmem…

Üzüntüm Ekrem gibi klasik menfaatçi iş adamlarının, Fatih gibi bir derde derman olmamış her devrin adamı şahısların kahramana dönüşmesine…
0
yadigar
(04.07.25)
akp’liler gündemi senin benim kadar takip etmiyor. kemik seçmen kitlesi olan anadolu köylüsü ‘vardır bir sebebi’ deyip geçiyor. o yüzden merak etme, hepsinin vicdanı rahattır.
0
sir gawain
(04.07.25)
çok rahatlar. fazlasıyla rahatlar. eğer karar mercini vicdan yaparsan herkesin vicdanı kendine çalışır, kimse de kalkıp bence kötü demez.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.25)
Ak partili değilim su an çeşitli sebeplerden ama 2018 öncesi oy verdim çoğu seçimde, vicdanım rahat.
0
mbond
(04.07.25)
guce tapan insan cok. ahlaki pusulasi olmayan insan cok. bunlar toplumda azinlik degiller. genis genis yasiyorlar.

cogu akp'linin dusuncesi su: bizimkiler de yapiyor ama en azindan muslumanlar. ve buna okeyler. zaten dinler kendi ahlak paketleriyle gelirler. mesela oldurmeyeceksin denir ama din icin oldurursen sorun yok. calmayacaksin ama din icin calarsan sorun yok gibi gibi.

bu bir guc mucadelesi. ama herkesin bir akp'lilik seviyesi var. bu sekilde giderse oy kaybedecekler de, bir sonraki secim olmasa, veya adaylar hapisteyken olsa ne olacak? tayyip'in yapmaya calistigi sey sivrilmis herkesi hapise alarak kk seviyesi adaylarla yarisa girmek. oyle olursa yine kazanir.

bu sikayetci olanlar sandiga giderken abi bi yanda tayyip, bi yanda x kisisi. ona mi oy verecegiz diyip yine oy atarlar. bu ortam olusmadan akp secime gitmez. yargi, asker, polis, burokrasi, medya her mekanizma akp'de su anda. erdogan istemedigi surece gitmez. bu gucu birakip gidemez. gitmek istese etrafindakiler izin vermez. cunku yedikleri herzelerden sonra kusura bakmayin beyler kaza oldu denilecek bi durum yok. guc yuzugu yozlastiriyor insani.

biz bu gunleri taa 2011 secimi oncesi anlatiyorduk da o zaman ulkede sicak para bollugu ve zenginlik oldugundan anlamiyordu ahmaklar.
0
antikadimag
(04.07.25)
Biri ak parti diyorsa turnusoldur, şaşmaz. (Soruya cevabım yok, Allah’ıma şükür bir kere bile oy vermedim)
0
ekimoloji
(04.07.25)
Partinin adini akp diye söyleyerek yok ettin, aferin.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

seni 2018'de durduran şey neydi peki? neden 2018 mesela. 2018'de hangi hassasiyetten ötürü vazgeçtin oy vermeye de 2018'den önce oy veriyordun?

vallahi merak ettim. samimiyetin için de teşekkür ederim.
0
makbur
(04.07.25)
@makbur, tam spesifik olayı hatırlamıyorum ama ana baslik olarak, rüşvet, iltimas, adamcilik basligi altindaki şeyler, öncesinde yok muydu diyeceksin, vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi. Hele kabaca ilk 10 yillarindaki meseleler “koyluye anani da al git dedi” gibi zorlama meselelerdi.
Mesela ekonominin durumu umurumda olmazdi. Tabii yukarda bahsettiğim konular dışında. Kotu yönettiler diye cok umursamazdim. Kendi ailem ve çevresindeki çoğu kişi 2002 öncesi düşük gelirlilerdi. Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar.
0
mbond
(04.07.25)
@mbond

"vardır belki ama iddiaların gücü tartışmalı seviyedeydi."

hocam o zamanki özelleştirmeler (özelleştirme kötüdür demiyorum ama memleketin nesi var nesi yok yok pahasına peşkeş çektiler etraflarına), kemal unakıtan -ya kemal unakıtan diye bir adam vardı ya nasıl unutursunuz-, melih gökçek'in yediği naneler..

fetö işbirliği ile ergenekon balyoz operasyonlarıyla namuslu askerleri öldürme.. bülent arınç'a suikast (!) yapılacak diye kozmik odayı fetöcülere açtırtıp memleketin bütün savunma, olağan üstü hal, svaş planlarını sırlarını abd'ye satma.. (800 civarı yurtdışında çalışan istihbaratçının açığa çıkması..)

kürt açılımı bahanesiyle ölmüş pkk'yı diriltme..

yani bunların hepsi 2018 öncesiydi. bunları görüp bilip, vicdanım rahat akp'ye oy attım diyorsan o zaman eyvallah.

"Çoğu hala oyle ama gene de 2010’lari falan gec bugün bile o zamanlara gore daha rahat yaşıyorlar."

biz üç kardeştik, annem çalışmıyordu; babamın da gayet kötü bir işi vardı. üçümüz de devletin en iyi okullarında okuduk, dershaneye gittik, servise bindik vs vs bu bahsettiğim yıllar 90'lar ve 2000 başları. şu anda düşünüyorum, hangi aile böyle bir performans sergileyebilir acaba diye? yahu devletin okulu diye bir şey kalmadı. çocuğuna düzgün bir eğitim aldırmak istiyorsan özel okula göndermen şart. eğitimde fırsat eşitliğini bitirdi adamlar.

vallahi inanamadım yazdıklarınıza.
0
makbur
(04.07.25)
Ne akpli ne de chpli değilim. Hayatımda bir siyasi partiye üye bile olmadım.
bahsettiğin şahısların tutuklanmasından hiç rahatsız değilim. Olmam gerektiğini de düşünmüyorum.
Ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okumuş biri olarak söylüyorum bunları.

Rüşvet yolsuzluk ve indire gandicilik muhalefeti iktidarı ayırt etmeksizin herkesin ve hepsinin kanında var. Kimse kendini sütten çıkmış ak kaşık sanmasın. Buna kendini bile inandıramaz çünkü.

Üniversite sınavında barajı bile geçemeyip parasıyla girdiği denkliği bile olmayan bir binadan tam puana yakın koskoca istanbul üniversitesine babasının nüfuzu sayesinde katakulli ile geçen birini savunmaktan bence herkes utanç duymalı.

Ben köpek gibi gecemi gündüzüme koyup kazandım okulumu. Bu bana haksızlık ulan ilk önce!
Hırsızların peşinden giden de hırsızdır benim gözümde. Ve türkiye’de ve dahi pek çok yerde siyaset tüm aktörleriyle aynıdır. Hepsi yozlaşmıştır. Bunu görecek cesareti olmayanlar ucuz tarafcılık oynar. Kendisinin iyi karşındakinin kötü olduğuna inandırır kendisini. Bir çeşit afyonlu olma hali işte. Paralize olmuşsunuz siz.

Fatih altaylı denen herif klasik bir sahibinin sesi. Hangi onurlu gazetecinin torununun torununa yetecek kadar parası olabilir?
Ona üzüleceğinize gidin sokaktaki kedilere üzülün.
Bir kap mama bir kap su.
0
ezkaza
(04.07.25)
Burdan son kez yazayım konu uzamasın diye, bir sorunuz olursa mesajla cevap verebilirim.

Özelleştirme konusunda her kurumun durumunu tek tek bilmiyorum ama mesela SEKA'nın durumuna yakından şahittik, çalışanlar resmen çiftliğe çevirmişlerdi, aynı bugünkü belediye çalışanlarının maaşları muhabbetlerine benzer şeyler oluyordu. Üstelik pek çalışılmıyordu da, daha kötüsü fazla mesai falan da ayarlıyorlardı. Yoksa en azından derdim ki işçiler ne yapsın devlet iş getiremiyorsa.

Kemal Unakıtan olayını hatırlıyorum. İlk mesajımda da belirtecektim aslında bir örnek olarak. O ilk kayda değer meselelerdendi ama onu çok uzun süre tutmadan uzaklaştırdılar. Ben bunu bireysel olarak değerlendirdim. Zaten yaşım da küçük o zamanlar.

Kürt açılımı PKK'yı canlandırdı meselesi biraz subjektif. Bunlar bir dönem çekildi. Başka bir dönem geri geldiler. Dış destekli bir örgüt, yarın birşey olur gene eylem yaparlar ya da gene dururlar. Bitirildi veya canlandırıldı olarak görmüyorum.

Genel geçimle ilgili notlarınıza da ben şaşırdım açıkcası. Bir de o dönemler asgari ücret nerdeyse hakaret olarak görülüyordu ona rağmen. Bazı şeyler mesela ev almak bugüne göre çok kolay olabilir. Ancak genel geçimde falan siz rahattık diyorsanız biz herhalde şu katmanlı dizideki bodrum katında falandık. İnanılmaz dikkat ediliyordu harcamalara ve akraba komşu çoğu insan böyleydi.

Diğer yazdıklarınızın durumunu tam bilmiyorum. Duymadım anlamında değil tabii ki duydum. Şu an hala güncel durumu bilmiyorum. Ekşisözlük veya burada yazılan şeyleri yıllardır okurum ama buralarda bariz bir şekilde seküler/kemalist fanus içinden bakış var. Objektifliğine güvenemiyorum. Objektif olunmadığını gösteren en bariz örnek fetönün TSK kadrolarına vs saldırdığı dönemde söylenen herşeyin peşinen yalan olduğu söylendi (yalan değildi demiyorum) sonra ak parti ile papaz olduklarında ise gene aynı fetönün yaptığı her türlü operasyon haklı ve doğru kabul edildi. Ak parti hakkında bu ortamlarda söylenenlere inan demek, benim size aç a haberi ve söylenenlere inan demem gibi birşey. Ben vatandaş olarak kozmik odadan bilgi alınıp ABD'ye satıldığını nereden bilebilirim.

Bütün bunların yanında bir de içinde bulunulan kesimin etkisi var. Çok koyu olmasa da muhafazakar bir çevredeyim. 90'larda falan ana akım medyanın, elitistlerin falan açıktan aşağıladığı bir çevre. Bugün burada hala benzer yaklaşımlar devam ediyor. Seçimlerde potansiyeli olan partiler de ortada, hiç oy vermemek de tercih edilebilirdi tabii benim için bu durum 2018 yılına kadar sürdü. O noktadan sonra artık denge fazla ak parti leyhine gelişti ve nihayetinde bir daha oy vermemeye karar verdim.

Son not: devleti bağlı bir yerde çalışan, devlet memuru, devlete iş yapan bir tane bile akrabam 2002 öncesi ve sonrası olmadı. Yani bizim aile değil sülale bazında ak partinin hükümette olmasının hiç bir doğrudan faydasını görmedik.
0
mbond
(04.07.25)
@ezkaza

"ülkenin en iyi üniversitesinde siyaset bilimi okudum" diyen biri olarak, tek 1 adamın bir ülkeyi 23 yıldır yönetmesini nasıl değerlendiriyorsun acaba?

@mbond

uzun cevabın için teşekkür ederim, ben de alacağımı aldım. yalnız sadece 1 şey diyeceğim, tsk fetö kurmaca da akp'ye niye değil diye.

kardeşim ayakkabı kutularına o paraları fetöcüler koydu kumpas dediler, iş geçtikten sonra o paraları mahkeme kararı ile geri aldılar :))))

bunun için olabilir mi acaba :)))
0
makbur
(04.07.25)
ben, vicdani olan kimsenin akp'ye oy attigini görmedim. soru oksimoron barindiriyor bu sebeple.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.07.25)
çok rahat. chp belediyesinde çalışmış azıılı bir muhalif olarak söylüyorum bunu. dönen yolsuzlukları bilseniz hepiniz ertesi gün akp'ye üye olurdunuz.
0
zeleno
(05.07.25)
@konusma +1

ya ahlak ya akil. ikisi tamsa oy vermesi mumkun degil. cok cok netim bu konuda. biri veya ikisi eksikse vurur muhru.
0
antikadimag
(05.07.25)
(11)

tek başına arabayla denize gidince anahtar?

bay b
ne yapıyorsunuz? telefon cüzdan vs arabada bıraktınız diyelim peki anahtar? nasıl muhafaza ediyorsunuz?
ne yapıyorsunuz? telefon cüzdan vs arabada bıraktınız diyelim peki anahtar? nasıl muhafaza ediyorsunuz?
0
bay b
(03.07.25)
Temu'dan plaj için su geçirmez,bel ya da boyna asılan cüzdan al. Telefonunu da koyarsın.
0
Mirket
(03.07.25)
Gözüm havluda yüzüyorum
0
HellKeePer
(03.07.25)
arabanın tekerinin üstüne koyabilirsin.
0
gabe h coud
(03.07.25)
Deniz çantasına koyuyor yüzüyorum.

Hangi arabayla geldiğimi bilen gören biri çantayı patlatır o yüzden izlenmediğimden emin oluyorum.
0
chicha_v2
(03.07.25)
2 tane buzdolabı poşetine sarıp cebine at
0
mantık
(03.07.25)
Kuma gömüyorum.
0
aslan bacanaktaki halim
(03.07.25)
Mini dry bag. Bunun Türkiye'de daha cok ögrenilmesi lazim.
Dry bag adindan da anlasilacagi üzere su gecirmeyen özel torbalar.
Sadece cüzdan telefon sigacak mini boylari da var.
Ona koyup, koluna takip yüzmeye git.
www.fritz-berger.at
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
yemek yediğim kafenin sahibiyle hasbihal edip, kendisine teslim ediyorum.
0
baldan kaymak
(04.07.25)
kullanmadım ama böyle bir şey var: www.decathlon.com.tr
0
inheritance
(04.07.25)
5 minutes crafts'da bebek bezinin içine koyup kullanımış imajı vererek havlunun altına mı ne koyuyorlardı. bok da çıkabilir sonuçta.
0
merhum
(04.07.25)
:)) bebek bezi iyiymis ama onun icin de 20li koca paket bebek bezi almayim artik
0
🌸bay b
(04.07.25)
(7)

turkiye'de mahkum yada mahkum yakini olmak (gecim problemi)

buenosdias
bu konuyla ilgili beyin firtinasi yapmak, bilgi ve goruslerinizi almak istiyorum. hapisaneler dolup tasiyor bildigimiz kadariyla bir suru adam iceride. bunlari 2 gruba ayiralim. 1: bile isteye bu yolu secen kriminal tipler dolandirici, torbaci, katil, mafyatik tipler vs.. bunlar cepte2: kriminal olm
bu konuyla ilgili beyin firtinasi yapmak, bilgi ve goruslerinizi almak istiyorum.

hapisaneler dolup tasiyor bildigimiz kadariyla bir suru adam iceride. bunlari 2 gruba ayiralim.

1: bile isteye bu yolu secen kriminal tipler
dolandirici, torbaci, katil, mafyatik tipler vs.. bunlar cepte

2: kriminal olmayan tiper (rte'ye hakaret, gazeteci, sanssiz olumlu trafik kazasi faili vs..)

simdi bu 1. gruptakilerin icerideki, disaridaki yasantilari ve ailelerin yaklasimini merak ediyorum.

mesela
bunlar cikip tekrar iceri girmede problem gormuyor. iceride yediklerini odemek zorunda olduklari icin aileye de yuk/bela bu tipler. sonucta disaridaki ailenin de bir gecim derdi var. ozetle: elimizde bir aile ve bu aileye hicbir maddi/manevi destek vermeyen surekli iceri girip cikan bir asalak var ve bu enflasyonist ortamda aileye safi zarar.

soru: bu geminin dumeni nasil donuyor?
0
buenosdias
(03.07.25)
Geneline yönelik bir cevabım yok.

Tanidigim biri üzerinden (kız kardeşini taniyorum) anlatabileceğim bir olay var, örnek cevap olabilir belki: adam birkac kere torbaciliktan hapse girdi, babasının sanayide dükkanı var. Evli bir de. Tefeciye borç takip takip babasının ev ve dükkan adresini veriyor, silahla falan geldikleri için baba mecbur ödüyor. Kız kardeş de sürekli "ailesini kurtarma" modunda, evlilik hazırlığında olduğu ilişkisi bitti bu yüzden çünkü bu durumlardan birinde bütün birikmisini babasına verdi.

Disaridayken eve gelip bıçakla olay çıkarmış diye anlatmıştı, uzaklaştırma kararı aldırinca tefecilere adres vermeye başladı.
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
bununla ilgili cok iyi bir podcast vardi, bulunca sizinle paylasicam.

konusan kisinin her dedigine katilmasam da benim icin aydinlatici bir podcast olmustu: open.spotify.com
özellikle bu duyuru ile ilgili olan kisim (gecim) ortalarina dogru basliyor konusulmaya, ama ben ilk kismini da muhakkak tavsiye ederim. hem bütünlügü de bozulmaz podcast'in.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.07.25)
cezaevine giren ve sirküle olan kesim zaten sürekli girip çıkan bir kesim. burada değişkenler var.
içeride yediğinin parasını ödeme durumu hayatında büyük bir engel olmuyor. borç maliyeye borç olarak düşüyor, yasal bir işlem yapmazsa önüne pek bir engel çıkarmıyor.

zaten alt kültürün çoğu suçlunun durumunu kabullenmiş durumunda. yani uyuşturucu parasını vurup ailesini zengin edecek olması, ailesi tarafından dışlanma sebebi değil ki. ailelerin çoğu zaten geçim sıkıntısı yaşamakta, aileden biraz para geliyorsa bile ailesine minnet duyuyor. şu anda en büyük suç grubu dolandırıcılık ve uyuşturucu. yani ekonomisi kötü olan ülkelerdeki suçlarla benzer.

dönen bir durum yok insanlar zor durumda.
0
mikahakkinen
(03.07.25)
1. grupta haddinden fazla tanıdığım var. (meslekten dolayı)
bunlara hiç bir şey olmaz. sadece içeri giren değil dışarıda kalanlar da kriminal tipler. bir de inanılmaz bir dayanışma var aralarında. o içeri girip çıkana asalak demeyelim. dışarıdayken güzel ortamlar sunuyor, güzel paralar getiriyor eve. bedeli arada bir içeri girmek. diğerlerinin ödevi de içerdeyken ona bakmak. sürekli de ziyarete giderler. hatta sosyal medyalarını dışarıdakiler devam ettirir ki çıktığında da namı yürüsün. asıl asalak olanlar aslında dışarıdakilerdir. bu bir döngü yaratıyor. ayrıca böyle birini yüz üstü de bırakamazlar çıkar çıkmaz cezalarını (!) verir çünkü. daha çok detay var da kalsın.
0
ground
(03.07.25)
ground +1 . Dışarıda en aşağı seviyede suç işleyen en ahlaksız, at hırsızı tip bile cezaevine girdiğinde bütün aile hatta akrabaları işi gücü bırakıp belki günlerdir evine uğramamış mahkumun peşinde divane oluyorlar.

Bir keresinde cadde kenarından boş arsaya çekildim yağma niyetiyle, direnmem üzerine yarım saate yakın eziyet gördüm.

Sivil asayiş polisleriyle tipleri bulduk , biri aldıkları parayı cebime sokmaya çalışırken yere saçıldı paraya el koyup yakaladılar.

Bir gün sonra belediye başkanı babamı aradı.At hırsızının uzaktan akrabaları kapıya doluştular .Para teklif etmeler, ağlaşmalar, biz cezasını vereceğz diye söz vermeler.. Önceden de dosyası olduğu için kabul etmedik

Yine başka olayda evime giren bir çocuk yakalanmış tutuklanmak üzereyken bir memur beni aradı sana ulaşmak istiyorlar diye. Gittim çocuğun kolu sargıda, babası hapisteymiş, annesi ağlıyor gece yanlış gördüm gibi dilekçe yazıp dosyaya koyduk kurtuldu. Eli yüzü düzgün bir de küçük diye bağışladım.
0
hebanon
(03.07.25)
karısı kızı kendini satanlar tanıyorum böyle. varoşlarda çok var. şuan varoşta yaşıyorum o yüzden biliyorum. karıları kızları 500 liradan seks makinası gibi günde 20 adamla ilişkiye giriyor
0
runaway
(03.07.25)
tecrübelemedim,şahit olmadım ama kendi fikrim bunlar dışarıda suçla kazanıyorlar içerideki süreçte bu parayı yiyor sonra tekrar dışarı aynı döngü. Bunlarda etik ahlak yok düşünmeye gerek yok.
0
biravekahve
(03.07.25)
(23)

Maaş almadan yaptığınız işler

sekizdokuzon
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?Teşekkürler.
Benim iki tane var: part time ev hanimligi (cam-kapi silme leveli açılmak üzere) ve annemlere ilişki-yasam koçluğu.

Siz bedavadan hangi hizmetleri sunuyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(02.07.25)
Maaş almadan gönüllü olarak da yapabileceğim işi söyleyebilirim tabii ki mesleğim. Aşığım mesleğime, yorulmadan gece gündüz aşkla yapabilirim.
0
rock n roll
(02.07.25)
Benim iki oğlana ücretsiz şoförlük hizmeti sunuyorum. Okuldan al kursa götür, kurstan al doğum gününe bırak vs
0
kullanicadi
(02.07.25)
barinakta "sarilici" olarak calisiyorum. kedilere sariliyorum, haftada bir gidiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.07.25)
@konusma: <3
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
Veteriner arkadaşın ameliyatlarına(var ulan diplomam) yardım amaçlı giriyorum, ultrasonlarına yardım ediyorum. Karga, güvercin(yaralı, yavru) denk gelirse büyütüp uçuruyorum. Sana psikolojik destek veriyorum xd.
0
Shepard
(02.07.25)
Ben de sana nasıl socially awkward olunmaz dersleri veriyorum
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
sofor ve psikolog. soforluk neyse de psikologculuk hic bana gore degilmis parayla da yapmam
0
ala09
(02.07.25)
@sekizdokuzon başarılı değilsin anlaşılan xd
0
Shepard
(02.07.25)
Şoförlük, organizatörlük, hamallık, marangozluk, ara buluculuk, kariyer danışmanlığı, head hunterlık ve finansal danışmanlık.
0
gabe h coud
(02.07.25)
Baştan aşağı bir ev içerisindeki hemen her türlü tadilat onarım
Excel, ufak tefek programlar yazmak.
0
kisa
(02.07.25)
bi vakıfta gönüllü hizmet
en yakın iki arkadaşa ilişki koçluğu
kardeşime terzilik
0
juliette
(02.07.25)
@shepard: enkaz devraldık, zaman istiyor diyelim
0
🌸sekizdokuzon
(02.07.25)
@sekizdokuzon ahahaahahhaah
0
Shepard
(02.07.25)
arkadaşlarımın sosyal medyada piyasa yapacak fotoğraflarını çekiyorum, problem çözüyorum, perde takıyorum, insanları güldürüyorum.
0
fyodor fyodorovic
(02.07.25)
her zaman değil ama izinliyken yeğenlere şöförlük yapıyorum. evden al, kursa götür, vs.
0
inheritance
(03.07.25)
arkadaşlarıma mekan ayarlıyorum, mesela sohbette bir arkadaşlarıyla yada date muhabbeti geçerken sizin için şu mekan çok iyi olur diyorum, mekanı anlatıyorum, mekanı arıyorum rezervasyonlarını yaptırıyorum, tamam yeriniz hazır diyorum ve onlar eğlenirken ben denize karşı tek başıma biramı içiyorum, mekanda kazanıyor, arkadaşlarımında gecesi güzel geçiyor, ben ne alaka.
0
IcedFlames
(03.07.25)
seyahat acentaligi.

seyahati belirleme, biletleri alma, plani yapma vs vs
0
sonsuz
(03.07.25)
internet sitesi editörlüğü

özel ingilizce ve matematik dersi hocalığı
0
yemrem
(03.07.25)
Duyuruculuk :)
0
encokbenisevinnolur
(03.07.25)
Duyuruda milletin derdine derman olmaya çalışıyoruz.
0
duyuruuser
(03.07.25)
düğün fotoğrafçılığı, aile içi IT hizmetleri
0
ananiyimioguz
(03.07.25)
Babalık
Bekar anneyim, oğlum babasını bilmiyor haliyle babalık görevleri de bende.
İşsizim.
Öğrenciyim.
Mobilya montajından derz dolgu çekmeye, zeytin hasadından passiflora terbiyesine onlarca şey yaptım ücretsiz.
Bungalov ev inşaatında bile çalıştım. Hatta beraber çalıştığım ustamla geçen gün yemek yedik, sana da yevmiye vermedim dedi. İstemedim ki, dedim. Gerçekten de öyle.
0
strawberry first
(04.07.25)
diğerleri ha'mallık o ayrı da
bir tanesi için helali hoş olsun

Galatasaray için sosyal medya paylaşımları, reels ler, Galatasaray halı saha organizasyonları, bu akşam da Galatasaray lılar yemeği var ilk olanı.

Yine olsa yine yaparım ve yine helali hoş olsun derdim. İyi ki Galatasaray
0
baldan kaymak
(04.07.25)
(13)

Kitap Önerilerine Açığımmm

koela
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim. Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önereb
selamlar. Bu aralar John Steinbeck'in kitaplarına sarmış durumdayım. Önce fareler ve insanlar sonra cennetin doğusu ve son olarak gazap üzümlerini bitirdim. Ondan önce de genç werther'in acılarını bitirmiştim.

Acıdan kavruldum yoğruldum. Bana okuduğumda o neymiş ya öyle diyebileceğim kitaplar önerebilir misiniz?

dünya klasiklerinden olabilir, okuması zevkli baymayacak kitaplar önerebilir misiniz
0
koela
(02.07.25)
Yalnızlık - hayatı sorgulama temalı : tatar çölü
0
substituent
(02.07.25)
Daha fazla acı çekmek istiyorsanız Yu Hua Yaşamak kitabını öneririm
Tatar Çölü+1
0
hayalhayal
(02.07.25)
john fante kitaplarını öneririm adam resmen depar ata ata kitaplar yazmış öyle tempolu.

yaşar kemal - ince memed.. kitap değil resmen destan.
0
ayseee
(02.07.25)
Sanırım henüz klasik sayılmaz ama acıdan zevk alıyorsanız Algernon'a Çiçekler'i önereyim ben de.
0
kobuzchu kiz
(02.07.25)
ferit edgü - hakkari'de bir mevsim
salinger - çavdar tarlasında çocuklar, franny and zooey
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
aslında bittikten sonra o neydi öyle diyebileceğim bir kitap arıyorum. acıdan yoğrulmak değil de kurgusuyla başımı döndürecek bir kitap.
0
🌸koela
(02.07.25)
o halde alfred bester - kaplan kaplan' a da bir şans verebilirsiniz.
0
lüzumsuz adam
(02.07.25)
sezgin kaymaz ile bu sene başında tanıştım ve hikayeleri de dahil tüm külliyatını bitirdim. hem üslubuyla, hem düşünsel yanıyla, hem diliyle, hem de olay örgüsü ve kurgusuyla harika bir yazar. bence ihsan oktay anar'ın muziplik zeminindeki izdüşümü gibi bir yazar. (herhangi bir aşağı-yukarı kıyaslaması yapmak için değil de fikir vermesi açısından söylüyorum bunu)
hikayeleri, romanlarına göre biraz daha sönük. bu sebeple aşağıdaki eserlerini mutlaka tavsiye ederim:

-uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir
-geber anne
-kaptanın teknesi
-zindankale
-lucky
-düz dünyacılar
0
m e b
(02.07.25)
haruki murakami denenebilir. Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu benim bugünkü tercihim oldu
0
ala09
(02.07.25)
roman turunde en buyuk eserler 19. yy'da verildi. dostoyevski'nin her romani okunmali.

suc ve ceza
budala
ecinniler
karamazov kardesler

yeraltindan notlar
insanciklar
0
antikadimag
(02.07.25)
Onca yoksulluk varken
0
Amaranta ursula
(02.07.25)
thomas bernhard otobiyografik beşleme

libgen.li
0
tabii lan manyak mısın
(02.07.25)
herhangi bir victorian era literature örnegi psikolojiyi aylarca bozmak icin yeterli derecede aci, sefalet ve zorlugu icinde barindirir.
oliver twist, david copperfield, jane eyre, wuthering heights, north and south, great expectations, tess of the d’urbervilles gözüm kapali önerebilecegim karamsar kitaplar.
modern dönemlerden angela's ashes. antidepresani hazir tutarsan iyi olur. rosasharn kadar sürünmüs hepsi.
genc werther tövbe isteyecek.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.09.25)
(14)

İyilik yaptınız ve kimse görmedi mi?

michael_knight
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?Anlatın, biz görmüş olalım. Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?
Anlatın, biz görmüş olalım.

Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
0
michael_knight
(24.06.25)
ben iyiliğimi kümülatif bilinç oluşturması için yaparım. senin yaptığın da aşağı yukarı o zaten.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Metrodan inenler inmeden metroya binmiyorum. Herkes görüyor; inenler takdir binenler küfrediyor
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
felsefemiz iyilik yap denize at
bir iyiliğin karşılığını bekliyorsam bunu belirtirim
0
duyurukullanıcısı
(24.06.25)
Bu yıl iki kişiden kazık yedim. Birisine hem maddi hem manevi olarak ablalık yapmıştım. Hakkımda parası için arkadaş oldum demiş. Yüzüne mi vursam diye düşünüyordum.
0
Kahvedesu
(24.06.25)
Cok oldu, iyilik yapmak sessiz bir davranistir benim nazarimda. youtube.com
0
deckard
(24.06.25)
@deckar, bu yüzlerce iyilikten birini paylaşmak istemez misin?
0
🌸michael_knight
(24.06.25)
Iki kisi olarak birlikte calistigimiz arkadas buyuk bir yanlis yapti, ust'ten bu kadar buyuk hata nasil oluyor bu seviyede diye serzenis sekilde bana ikaz geldi. Ben hata benim degil, diger kisinin demedim. Pardon, gozden kacmis vs diyip gecistirdim.
0
tantamount_to_equivalent
(24.06.25)
yani böyle yaptigim cok sey var ama bence normal olan herkes yapiyordur. sen o tasi kenara "iyilik yapayim" diye koymuyorsun aslinda, düzgün bir insan oldugun icin koyuyorsun. iyilik sadece bir sonuc oluyor.

sümüklü böcekleri yolda görünce toplayip bahceye koyuyorum ki kimse basmasin üstlerine. kabugu kirilmis sümüklü böcekleri tedavi ediyorum. yazin susuz kalmis arilara bal ve su ikram ediyorum. kimse görmüyor. kimse bilmiyor. bunlar, o sümüklü böcekler, arilar ve benim aramizda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
Abartmayalim efendim. Bircok gencin akademik kariyerinin sekillenmesine on ayak oldum, yollarina engel cikaranlari bitchligimle ekarte ettim. Gencler bunlarin bir kismindan haberdar olmadi.
0
deckard
(24.06.25)
Bir ara elime hiç beklemediğim bir şekilde (artık geleceginden ümidi kestiğim bir proje ödemesi) toplu para geçti.

Ben de birkaç yoksul gecekondu mahalle belirleyip, rastgele evlerin avlusuna içinde bin, iki bin lira olan zarflar içinde atmıştım. Hayydan gelen huya gider hesabı.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Parklarda bahçelerde çöp gördüğüm zaman topluyorum.
0
mirty
(25.06.25)
@yurtsuz john +1 ayrıca biri görsün diye bir şey yapmam iyilik konusunda.
0
mikahakkinen
(25.06.25)
gecen hafta gozleri yarali yavru bir kedi icin belediyeyi aradim.
0
buenosdias
(25.06.25)
belediyenin fışkiyesi ana yolu suluyordu, sürücüler için tehlikeli olacağını düşünüp belediyeyi aradım.
fışkiye
0
g7mor
(25.06.25)
(1)

Bu şarkının adını bilen var mı acaba?

infernalcadre
Şarkı Yunanca sanırım ama bulamadımhttps://www.instagram.com/reel/DJ_QTlYIOmJ/?igsh=MW1hbXRjdmU1a3Rveg==
Şarkı Yunanca sanırım ama bulamadım

www.instagram.com
0
infernalcadre
(24.06.25)
sarki yunanca, evet. ama adini bilmiyorum.

bak buldum sarkiyi: www.youtube.com
iyisin köftehor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
(13)

Yurtdışı geliri

tchuck
bir şey sormak istiyorum;3.5 senedir yurtdışı firmalarına remote "employee" olarak çalışıyorum. yani danışman değilim, contractor değilim. direkt employee diye geçiyorum onlarla olan sözleşmelerimde. bu yurtdışı firmaların türkiyeyle hiçbir alakası yok. buradan bir gelir de sağlamıyorlar, burada şub
bir şey sormak istiyorum;

3.5 senedir yurtdışı firmalarına remote "employee" olarak çalışıyorum. yani danışman değilim, contractor değilim. direkt employee diye geçiyorum onlarla olan sözleşmelerimde. bu yurtdışı firmaların türkiyeyle hiçbir alakası yok. buradan bir gelir de sağlamıyorlar, burada şubeleri de yok hiçbir şeyleri yok.

www.cbhukuk.com

yani bu yasaya tamamen uyuyorum.

ben bugüne kadar hiçbir şey beyan etmedim, zaten bu yasaya uyuyor olduğum için. benim bir şey yapmam gerekiyor muydu?

dediğim gibi faturalaşmıyorum, danışman değilim, contractor değilim. dümdüz o şirketlerin maaşlı personeliyim.
0
tchuck
(24.06.25)
o firmanın çalışanı iseniz ve herhangi bir faturalaşmanız yoksa bence sıkıntı olmaz ama şu iki soru kafamda belirdi.

- çalıştığınız firmanın ülkesine vergi ödüyor musunuz? oturumunuz var mı?
- maaş akışı türkiye'deki bankanızla mı oluyor?

ikinci sorumun cevabı evet ise yarın öbürgün bu para nereden geliyor diye sorabilirler.

bu işlerden anlayan bir avukata başvurmanız en iyisi bence fakat aynı case'de biri cevap verirse daha sağlıklı olabilir.
0
elektr10
(24.06.25)
@elektr10

buradaki vergisel ilişkiyi şirketim daha iyi biliyor mevzuat neyse ona göre yapıyorlar.
ama bildiğim kadarıyla; çifte vergilendirme anlaşması olan ülkelerde vergi mükellefi 180 günden fazla hangi ülkedeyse, o ülkenin vergisinden sorumlu. yani ben türkiye'nin vergisinden sorumluyum, türkiye de yurtdışı maaş gelirlerinde vergi olmadığını söylüyor.

böyle bir ilişki var aramızda bidiğim kadarıyla.
0
🌸tchuck
(24.06.25)
hesabınıza döviz olarak geliyorsa bir problem yok. bildiğim kadarıyla beyan verilmesine de gerek yok. eğer takibe takılırsa size bir mektup geliyor, dilekçe yazıyor ispatlarınızı sunuyorsunuz, kapanıyor. yine de bir müşavire sorun, bunlar kişisel tecrübelerimdir.
0
awlmi
(24.06.25)
Abi arastirdigimda her şeyi sağlıyorsan vergi vermiyorsun o kesin de benim anlamadığım her şeyi sagladigina kim karar veriyor?
Bu sebepten bir danismana sorman yada seninle aynı durumda birini bulman iyi olur. Yoksa yüzde 99 eminim vergi vermemen gerektiğine de maliye misal senin bu durumda olduğunu nasıl bilecek de seni denetlemeyecek onu anlamadım (bilgi yok, beyanname verilmiyor diyor ama acaba bir belge falan var mi).
0
logisticsmanager
(24.06.25)
senin normalde vergilendirilecek olan "faturan" is sözlesmen bence.
türkiye'ye vergi vermemen mantiken imkansiz.

karsidaki ülke senin icin vergi veriyor mu? belki oradan cifte vergi anlasmasi sayesinde zaten vergin veriliyordur. bu da orada yasamadigin icin sacma olurdu. ama orada da vergi verilmiyorsa su an bence mantiken tr'ye vergi ödemen lazim.
0
sonsuz
(24.06.25)
@sonsuz,

yukarıda yasayı net bir şekilde attım. türkiye'de kesinlikle vergi ödemiyorum. ama bunu önden beyan etmeli myim etmemeli miyim onu anlamadım sadece.

ayrıca diğer ülkede ikametim olmadığı için de, tüm vergisel sorumluluğum türkiye'de. haliyle diğer ülkede bir vergi ödemem gerekmiyor. bu da %100.
0
🌸tchuck
(24.06.25)
bu arada ispatım da şu:

çalıştığım şirket hesabıma usd olarak ödeme yapıyor.
çalıştığım şirketin türkiye ile hiçbir alakası yok.
çalıştığım şirket ile aramda bir employee sözleşmem var ve bu sözleşme imzalı, resmi. (sözleşmede; izin haklarım, yan haklarım, bonus durumlarım vs. her şey detaylıca yazıyor. net bir employee sözleşmesi yani)
0
🌸tchuck
(24.06.25)
tchuck, söyle ki, gelirinizin bir noktada vergilendirilmesi gerekiyor. Ya o ülkede ya bu ülkede. Bunu da size en dogru söyleyecek kisi uluslararasi is hukuku ya da uluslararasi vergi hukuku üstüne calisan bir hukuk bürosudur. Yasalar maalesef, "burada söyle yaziyor"dan cok daha girift temellere oturtulmus seyler. Basiniz agrimasin sonra.
Ben "yasada böyle diyor ama fikir alayim" diye ne zaman bir avukata gittiysem patladim, avukat hep düsündügümün tersini söyledi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
@thuck, abi usd yatiyorsa vergi ödemiyor musun anlamadim ne alakasi var.
6 ay'a kadar vergide muafsin 6.aydan itibaren 7 aya gectigindeyse ilk 6 ay da dahil her seyi ödüyorsun.
0
sonsuz
(24.06.25)
@konusma,

zaten türkiyede vergilendiriliyorum. ama istisnam olduğu için %0 olarak vergilendiriliyorum.
0
🌸tchuck
(24.06.25)
@sonsuz, yukarıda attığım yasayı okudun mu? nasıl ne alakası var?
0
🌸tchuck
(24.06.25)
Arkadaşlar ben de ilk duyduğumda sasirmistim ama Türk gelir vergisi yasası 23/14-a okuyunca anlıyorsunuz. "o şirketin yurtdışında vergi verip vermemesi beni ilgilendirmez. Eğer döviz ile maaş aliyorsan, şirket Türkiye'den gelir kazanmiyorsa (misal dava var, şirket bu durumda ama Türkiye'de olacak proje için adam tutmuş. Bu şart olmuyor çünkü proje Türkiye'de) ve Türkiye'den gider göstermiyorsa gelir vergisi almıyorum" demiş hatta beyanname de gerekmiyor demiş. Sizler başka çift vergilendirme olayindan bahsediyorsunuz ama o başka olay.

Ki bu olay bu duyuruda bir sürü kez konuşuldu yani. @tchuck eski duyurulardakilere de sorabilirsin belki. Ama ben olsam bir danismanlik parasi verirdim emin olmak için. Kaç para tutacak yani dava değil bir şey değil, Kafan rahat olur hatta maliye gelirse diye şimdiden kanıtlarını tutarsin kenarda.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
siz bordrolu çalışan olduğunuz, çalıştığınız firmanın da türkiye ile hiçbir ilgisi olmadığı için siz vergiden müstesnasınız.

linteki özelge de sizin durumunuza benzer bir durumu içeriyor. www.verginet.net

"Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ücretleri vergileme yetkisinin Türkiye'ye ait olduğu değerlendirildiğinde, dar mükellef kuruma bağlı olarak çalışma karşılığında anılan kurumun doğrudan doğruya yurt dışından elde ettiği kazanç üzerinden tarafınıza döviz olarak ödediği ücretler, yukarıdaki şartların da sağlanması halinde Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (14/a) bendine göre gelir vergisinden müstesna olacaktır."
0
dylancash
(24.06.25)
(23)

Avrupa'da insanlar mutlu mu cidden?

ermanen
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:1. Finland2. Denmark3. Iceland4. Sweden5. Netherlands6. Costa Rica7. Norway8. Israel9. Luxembourg10. Mexicohttps://www.visualcapitalist.com/mapped-happiness-levels-across-europe/en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:

1. Finland
2. Denmark
3. Iceland
4. Sweden
5. Netherlands
6. Costa Rica
7. Norway
8. Israel
9. Luxembourg
10. Mexico

www.visualcapitalist.com

en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in araya girmesi ilginç. meksika da büyük baya, şehrine göre değişiyor belki.

soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?
sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi? insan hakları çok mu iyi yani?
son zamanlardaki ekonomik durum, kira artışı, göçmen artışını da düşünebiliriz.
çalışan biri çok da gezemiyor bence.

belki kendi ailesi çapında, müstakil evinde köpeğiyle bahçesiyle mutlu olma durumuna mı giriliyor bilmiyorum.
bi de kuzeylere intihar oranı da yüksek çıkıyordu. çelişkili durumlar.

not: güneydeki ülkeler daha alt sıralarda, iklim deniz güneş olmasına rağmen. kazançla da ilgili olabilir.
0
ermanen
(23.06.25)
iskandinavya antidepresani cakiyor bence.
bu kadar soguk, karanlik ve igrenc bir havada mutlu olmak imkansiz. mutsuz degillerdir ama en mutlu olmalari hic inandirici degil.
0
sonsuz
(23.06.25)
Sordukları soru şu:

Hayatı temsil eden bir merdiven hayal edin, en altta 0, en üstte 10 var. 0, tahayyül edebileceğiniz en kötü hayatı temsil ediyor, 10 ise en mükemmelini, şu anki hayatınızla hangi basamaktsınız?

Kabaca düşünürseniz, dibinde Ukrayna işgale uğramış ülkelerde yaşayan insanların, kendi hayatlarının geneline bakıp "Hayat fena değil ya" demeleri normal. Bir de siz kendi açınızdan oraları soğuk ve sıkıcı diye değerlendiriyor olabilirsiniz de orada doğmuş, büyümüş insanlar için buralar ne o kadar soğuk ne de o kadar sıkıcı. Genel olarak bir Danimarkalı'nın "Bizim ülkede pek de bir şey olmuyor, zaten baya da soğuk, o zaman 3. basamaktayım" demesi saçma olurdu. Kaldı ki en mutsuz, işgal altındaki Ukrayna bile 4.7
0
salihdt
(23.06.25)
saçmasalak şeyleri dert edindikleri için mutlular sanırım. tek dertleri hava durumu vs olabilir. göçmenlerden de mutsuz olabilirler tabii.

israil nası sıralamaya girmiş şaşırdım. meksika aynı şekilde şaşırtıcı
0
jelly bear
(23.06.25)
- eropada insanlar mutlu mu? evet mutlu

- soğuk koymuyor mu, sıkıcı değil mi? 2 haftaya tr kavrulacak mesela koyarım sıcağa, yaşasın soğuk. soğuk her daim dinç ve tetikte tutar, soğuk mutlu eder insanı. disiplinli tutar, disiplin ise mutluluk verir

- sağlık sistemi? kuzeyde baya iyi. kötü denilemez. sağlık sistemi bizden iyi 50 tane ülke var, kim nerden salladı bu sağlıkta kozmozun en iyisiyiz diye bilmiyorum ama üç gün sonraya 1,5 dakikalık muayene almaktansa 10 gün sonraya 45 dakikalık muayene alabilmek çok daha faydalı.

- ekonomik durum ve gezememek yok mu? türk bakış açısıyla yok. biz gittiğimiz her yerde serpme kahvaltı, açık büfe, kebap beklerken adam ormanlık alandan bir tepeye çıkıp kamp sandalyesi açıp müziğinin keyfini çıkarmaya gezmek diyor.

türkiye neden mutsuz diye sorarsan, türkiye'de kimse hiç bir şey bilmiyor. önceki kuşaktan bişey öğrenemedik, geç modernleşen bir toplumuz ve her şeyi deneme yanılma ile öğreniyoruz. bana biraz network ve para verin mesela 3 ay içinde influencar aracılığıyla saçma salak bir mutfak aletine sahip olmayanların köylü olduğunu, x tatil bölgesine gitmeyenin fakir olduğu algısını yerleştireyim millete. 2-3 sene önce airfryer dalgası gibi, 5-6 sene önce alaçatıya gitmek gibi şeyler buna güzel örnekler mesela. mutsuz olmamız için çok sebep var.

eropada adam bisiklete binip, öğle plesteyşın oynuyor akşam game of thrones izliyor bitti gitti. elinde telefonla twitterda "burayı gezmeden ölürseniz sizin geçmişinizi öpeyim", "şu alet 30k liradan 28'e düşmüş almayan köylüdür" gibi şeylere maruz kalmayan adam mutlu kalır tabi
0
avatar is back
(23.06.25)
Mutlu anlarında bizden daha mutlu değiller. Sadece mutsuz anları bizim kadar yoğun ve fazla değil. Bizim kadar çeşitli ve fazla dertleri de yok. O yüzden genel ortalamada matematiksel olarak bakınca mutlular.
0
nawar
(23.06.25)
bana gore boyle listeler anlamsız. mutlulugun her cografyada tanimi farkli olabilir.

sabah aksam evde oturup yemek yapan, tek eglencesi muge anli, esra erol izlemek olan, tatil-sinema-muzik-deniz-orman gormemis akpli yengeme sorsan ondan mutlusu yok. cunku kocasi, cocuklari yaninda.
0
buenosdias
(23.06.25)
Sanırım bahsedilmemiş diye ekliyorum: O ülkelerde insanlar insani şartlarda çalışıyor, fazla mesai almadan köle gibi çalışıp ay sonunu zor getirmek normal değil. İşe başladığın ilk yıl hiç ücretli iznin olmaması normal değil. Hani iş-yaşam dengesi var ya, hah işte oralarda gerçekten var. Rekreasyona, hobilerine, çocuklarına ayıracak daha fazla zamanları var. Onlar mutlu olmasın da Kemer'de, Urla'da oh sıcak ne güzel deniz derken çalıştığı lüks yerlerde yemek yemeye parası yetmeyen insan mı mutlu olsun?
0
kobuzchu kiz
(23.06.25)
Bu tip arastirmalarda dikkat edilmesi gereken sey su, insanlara mutlu musunuz diye sorulmuyor.
Ben üniversitede para kazanmak icin böyle araştırmalara katiliyordum, soru söyle formüle ediliyor mesela: "is bulma kurumunun issiz kaldiginizda size olan desteginden memnun musunuz?"
Buna adam evet diyor ve sonuc "en nutlu ülkesi" diye yorumlaniyor.

Bir de bu arastirma özelinden, bana baya kolpa geldi. Meksika herhalde en cok göc veren, acik sekilde insan yasaminin her an tehdit altinda oldugu ülkelerden. Insanlar gelecek göremiyorlar. Türkiye'den daha kötü durumdalar. Meksika'ya gidince AB ülkesi konsolosluklari sokaga tek basina ciktiginda sorumluluk alamayiz diye aciklama yapiyorlar (true story).
Israil su an fiilenf savas halinde. Gectigimiz senelerde israil vatandaslarinin ab ülkelerine vatandaslik basvurusu 15 kat artti. Kacabilen kacti.
Bu iki ülkeyi en mutlu ülkeler arasinda gösteren arastirma akillara zarardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.06.25)
benim tanıdığım gavur'lar hep mutluydu.
ülkelerine gidip gezdiğimde de insanlar mutluydu.

kış günü isveç'e gittim. çok soğuktu ama sorun değil. ona göre giyinmiştik. herkes öyle giyiniyor, kimse üşümüyor haliyle.
herkes gülümsüyor, otobüse binip bir şey sorunca kimse terslemiyor, yolda tanımadığın insanlar selam verip alabiliyor ve gerçekten güvende hissediyorsun.

barcelona, roma, paris çok güvenli değil ve istanbul'da olan sorunlar var orada da metropol'lerin kalabalık yerlerinde. ama çepere doğru çıkınca gerçekten güzel ve keyifli yaşıyorlar.

avatar +1

bizim mutsuzluğumuz görgüsüzlüğümüzden biraz da.
ben de sandalyemi alıp dağa bayıra şehir içinde parka bahçeye oturmak istiyorum ama uygun ortamı zor buluyoruz ancak bir kahveye 300 lira verip uyduruk bir menü ile iki kişinin 1500'e karnını doyurabileceği yerler adım başı.
0
biseysorcaktim
(23.06.25)
evet mutlular. dunyaya dair bizde olan problemlerin bir kismi onlarda da var tamam ama bize ait o kadar sacma dertlerimiz var ki bu ulkede.

bu arada her insanin asik oldugu bir sehir vardir, benim icin orasi kopenhag. bir turk olarak orada yasamanin ayni olmayacagini bildigim icin buradayim, ama danimarkali olmak isterdim acikcasi.
0
aguen
(23.06.25)
Listenin hiç doğru olduğunu sanmıyorum.
İsrail'de yapılan anketlerden de ve son iki yıl içinde ülkeden göçenlerden de haberleri yok.
Oradan ayrılan da var.
Özellikle zengin takım;
vay askerlerimiz ölmüş, vatan millet, netenyahu'ya sakadat, arzı mevud falan dinleyecek durumda değiller.
Listelere buradan da girmişti şaibeli olarak:
m.facebook.com


Meksika nın da listede olması tuhaf.
Hangi açıdan bakmışlar bu sıralamaya.

Batının mutluluğu sömürüyle gelen varlıklarına bağlı. maddiyat bittiği ve ekonomik sorunlar başladığı anda orta çağdaki gibi "uyanacaklar".
Şu an belki hissedilmiyor ama bu sürecin başladığına dair ciddi yorumlar da var.
Bizim yaşadığımız zorlukların 10'i bile onları çok etkiler.
Bizim avantajımız bağışıklık kazanmamız.
Ama onlar buna hiç hazır değiller.

Ayrıca (İngiltere de dahil) batıda varlıklı olanların körfezdeki Arap devletlerine göç ettiğine dair ifadeler de var internette.
Bu kadar göçebe fakirin yanında zenginlerin göçü ise hiç konuşulmuyor.
0
diyecevaplandı
(23.06.25)
Liste tamamen uydurma sallamasyon. Yıllardır Avrupa bilen birisi olarak…
0
benaslindayohum
(23.06.25)
Cjkdkdklsl bağışıklık kazanmak. Anladığım artık troller ülkenin süper olduğunu falan savunmayı bıraktı ama kötülüğünü övüp "oglum şükredin bak şimdiden hazırsınız işte yeni dünyaya" diyorlar. Kskdkfk ulan şunu herhangi bir batı avrupa ülkesinde söylesen döverler. ancak bizim gibi gariban aklı ile çalışan ülkelerde çıkar bu.

Yani ülke mutluluğu tam nedir bilmiyorum ama misal Finlandiya denmiş, Finlandiya sağlık konusu (özel değil, devlet) acayip sıkıntılı buna ek olarak işsizlik de sıkıntılı. Yani bu listeler tam neye göre yapılıyor bilmiyorum tabi ama eğer sağlık ve iş sizin için önemliyse misal Finlandiya sıkıntılı.
Yalnız insanları iyi, Finlandiya'da fabrika var ve ofis arkadaşım da fin. Ben şu ana kadar hep sevdim finlerle çalışmayı. Belki de hayatlarından mutlulardir yani.

Bilmiyorum bu listeyi yapmak zor. Ben misal kuzey ülkesinde mutlu olamam ondan bana sorsan o istatistiği düşürürdum. Ama tam tersi Fransa'da çok mutluyum ama Fransa'da da sikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar var (ki iyi ki varlar, sayelerinde bu kadar hak hukuk var bizim gibi şükretmeyi ovselerdi halleri harapti).
Bu listeye bu kadar kafa yormamak lazım o yüzden.
Ama evet çoğu batı ve kuzey avrupa ülkesinde yoldan rastgele soru soracağı. kişi Türkiye'dekinden mutlu çıkacaktır.
0
logisticsmanager
(23.06.25)
Bu listeler sacmaliktan ibaret. Ganalilar, hayat tecrubeme gore tanidigim en sen sakrak, sakaci, en mutlu, en fazla gulumseyen millet. Bu adamlar 120. sirada, Turkiye'den (98) bile geri. Issizlik oranina, sosyal devlet yapisina bakip aha en mutlu ulke diyorlar saka gibi. He anasini satayim tatilde yan dairemde kalan 3-4 yaslarindaki kizi bir esyasini unuttu diye azarlayip, kizini tek basina o esyayi almaya yollayan Norvecli daha mutlu, cocuk daha kaldigi yeri bilmiyor dogru duzgun, karanlikta telefon isigimi acip kapisini ben actim, hirlisi, hirsizi manyagi var, sansa yasiyorlar resmen
0
freedonia
(23.06.25)
mutluluk, ne anlama geldigi olcumu falan cok rasgele bir konsept. o yuzden ona girmiyorum.

sordugun sorulara gelince:
*soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?:
genel olarak kimse cok soguga, kapali havaya bayilmaz da bu mutsuz olacak bir sey degil zira zaten atiyorum isvec'te dogmussun. bildigin alistigin iklim o. hava soguksa zengine de soguk. kar yagdiginda hayat duruyorsa, yollar kapaniyorsa ona mutsuz olursun veya evin yalitimi kotuyse ve enerji masrafi coksa ona sinir olursun. kar yagmasinin kendisinden mutsuz olmazsin pek.

mesela sana bana gore yemekleri de berbat ama tutup uff bu ne ya ne yiyoruz demezler. ayni sey.

*sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi?
bu da gene saglik sisteminden ne anladigina bagli. atiyorum norvecte otel gibi gorunumlu luks ozel hastaneler yoktur ama preventative saglik hizmetleri, halk sagligi falan iyidir. bu yuzden insanlar bilinclidir, daha iyi beslenir ve spor yapar ve daha az hastalik yasar (bunlari gidip arastirdigimdan degil, farazi ornek veriyorum). Ote yandan saglik sisteminden anladigin dirsegin agiriyinca 2 saat icinde uzman cerrah gormekse, basin agriyinca acile gidip hemen bakilmaksa o zaman saglik sistemi iyi degil dersin.

*insan hakları çok mu iyi yani?
atiyorum danimarka'da oranin yerlisiysen zaten ne insan hakki sorunun olacak? ayrimclik falan zaten cogunlugun tecrube ettigi bir sikinti degil, gocmen falansan oluyor.

*kira artışı
yani bu da gercekten cogunlugu rahatsiz eden bir sey mi, genelde degil. bu bahsettigin ulklerin cogunda ciddi sosyal ev stogu var. ozel mulk olan konutlar da oyle kiralari kafasina gore arttiramaz. bir de gene atiyorum izlanda'nin norvec'in kendi halkindansan zaten kendi evin olma olasiligi yuksek. yuksek kira en cok bu ulkelere sifirdan gidip yerlesmeye calisan biri icin sikinti.

*çalışan biri çok da gezemiyor bence:
benim isvec'te isvicre'de yasayan arkadaslarim epey geziyor gordugum kadariyla ama acip banka hesaplarina kredi kartlarina falan bakmadim. yani bir de norvecli isvecli falan gezemiyorsa kim geziyor? oyle olsa tum dunya'da turizmin patlamasi gerekirdi.
0
hot potato
(23.06.25)
@konusma+1
Acikcasini soylemek gerekirse sosyal bilimdeki her turlu verilere cok buyuk supheyle bakmak gerekir. Zaten ilgili kaynakta da veri toplama ve elestiriler bolumunde bazi yerinde elestirilere deginmisler.

Mesela en onemli elestiri su, kisiler bireysel mutluluktan cok ulkenin sosyoekonomik durumuna gore degerlendirme yapmis. Mutluluk taniminin farkli olmasi ve bunun da gruplara gore degismesi ayri olay zaten.


Ustelik bu sorulara tam olarak nasil yanit verdikleri de belli degil. Atiyorum kisi belki 10 uzerinden 4 puan verirken, anketi yapan kisi araya girip 'ama x ulkesinde sartlar bunlar','y ulkesinde yasasan senin buna cevap vermen bile mumkun olmayabilirdi' falan diyor olabilir. Bilmiyoruz, sadece sonuclar var elimizde bir de belki o sonuclara gore yayinlanmis makaleler.

Ama cogu arastirmada salt anketi de goz onune almiyorlar. Zaten ilgili kaynakta bile demis 'The rankings are based on six key factors: GDP per capita, healthy life expectancy, social support, freedom to make life choices, generosity (measured by charitable acts), and perceptions of corruption'

Yani atiyorum kisi finlandiya da yasamasina ragmen puani 3 verdiyse, iste ulkenin kisi basi milli geliri, sosyal devlet, ozgurlukculuk vs gibi seyleri katip o 3 puani 5-6 puan yapabilirler.

Kisacasu benim dusunceme gore sosyal bilimlerde anketlerle yayinlanan her turlu sonuca 'yav he he' deyip gec ve supheyle yaklas. Gercek olma payi olabilir elbette ama bana gore dogru duzgun kanitlanamayan gerceklik gerceklik degildir.
0
j r r tolkien hayrani
(23.06.25)
@logisticmanager
Söyleyeni artık Afrika ülkelerinden bile kovulan o çok sevdiğin ve kaldığın Fransa'da mı dövecekler?
Buralarda durum böyle. Finli arkadaşına söyle o da arama yapsın.
Belki lokasyon gereği sonuç farklı çıkar:
i.hizliresim.com

Fransa'nın neyini övüyorsun.
sağlık sistemini mi ?
Maskeye bile muhtaç haldeler. Zamanında başka kaynaklarda "çaldıkları" söylendi. Burada az bile söylenmiş:
tr.euronews.com
Finlandiya da arkaşın mı vardı? Eminim Türkiye'yi sevmediği için ona yakınlık duyuyorsun. O nedenle o bir troll değil(!) biliyorum.
Zihniyetine bakılırsa bir kişi üstünden sonuca böyle varıyororuz.

O finli arkadaşına sorsana,
- internette ülken için olumlu bir şey söylediğinde Fransa'dan sana troll diyen oluyor mu ? diye

Fransa'da şikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar varmış.
Sarı yelekliler bunlar biri. Üstlerin hiç çıkarmasınlar.
Zorda kalındığında sağlık sistemi gereği yaşlıların nasıl ölüme terk edildiğini profesyonel şekilde dünya gördü:

www.euronews.com

www.socialeurope.eu

Tekrar yazıyorum : maddi/ekonomik kriz çıkana kadar oralarda mutlusun.
Orta çağ ile aranızda sadece maddi kazanç var. Öyle sabır kanaat şükür vs. manevi değerler arama.
Maddiyata dayanan toplumu etkileyecek en ufak bir kanun değişikliğinde yapılan gösterileri görüyoruz.

Senin zihniyet muhalif olmak demekse bu "Türkiye'yi" eleştirmek olmamalı.
Ha bir de
Fransa'da hak hukuk varmış. Afrika ülkelerini onlarca yıldır sömürmeye dayanan bağlayan bir hukuk mu ?
Fransa oralardan çekildikçe
Türkiye'ye alan açılıyor.
Haberin var mı ? (Biraz arama yap faaliyetleri gör)

Zulmeden ve Türkiye aleyhine terör örgütlerine yardım eden bir yeri asla övmemelisin.

Aylık cebine giren paraya odaklı bir değerlendirmenşn manası yok.
Ben mi ?
Ben bağışıklığını kazanmış sıradan bir işçiyim. Makam derdim yok.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
unutulan sey cogunlukla su: oralara tek basina gidenler yalnizlik ceker. ilk 2 yil ok ama 4-5 yil sonra arkadas edinemedigini fark eder insan ve kimse seninle can kardes olmayacak. gidiyorsan arkadas yoklugunu hissedeceksin.

turkiye gibi bir yer degil. mexico;da arkadas bulursun ama tine tr gibi olmaz.
0
musicka
(24.06.25)
Diksksksskkd oğlum sen geçen uzaylilar gelecek dünyaya demiyor muydun, nerede bu uzaylilar? Hani "konusuluyor, bahsediliyor" falandı? Zaten hep böyledir; aktroll + komplo teoristi. Galiba özel olarak seçiyorlar böyle.

Duyurunun aktrollu trigger oldu, şu an troll merkezinde kendisine çay veriliyor.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
@logistic, insanlar troll degil sen antipatiksin :)
listede fransa'nin f'si yok ama fransayla ilgili destan yazmissin. misal benim "hanim" da fransiz ama cok mutlu yazmis olsan level 99'a erisecektin ama 98'de kaldin.
0
sonsuz
(24.06.25)
yukarıda yazılmış ama ben de yazayım. bu tür araştırmalar sokaktan geçen yüz insana mikrofon tutup 'mutlu musunuz?' diye sorularak yapılmıyor. eğitim, sağlık, ekonomi, özgürlük, güvenlik, hukuk, sosyal adalet gibi birçok farklı konu başlığı üzerinden sorular soruluyor. bunlardan memnun olan insanlar da mutlu kabuk ediliyor -ki gayet mantıklı.

israil, kosta rika ve meksika kolpa geldi. ama iskandinav ülkeleri bu listelerin her zaman başında gelir. çünkü yukarıda saydığım konularda vatandaşını memnun edecek en ideal sistem (sosyal devlet) iskandinavlarda.

'güneş yok nasıl mutlular' geyiği de baydı artık. sen türk halinle güneşe sıcağa alışkın olabilirsin ve finlandiya'ya gitsen özlemini çekersin. o insanlar zaten bu iklime doğmuş. buna alışkınlar. sen mesela okyanus görmemenin özlemini çekiyor musun? onun gibi.

'en büyük intihar oranı iskandinavlardaymış' da bir şekilde ergenliğimizde duyup gerçek kabul ettiğimiz bir şehir efsanesi. alın size ülkelere göre en büyük intihar oranları:

en.wikipedia.org

listedeki ülkelerden finlandiya, danimarka ve isveç'te bulundum. kimse sokağa çıkıp mutluluktan dans etmiyor. bu öyle bir mutluluk değil. ama insanlar hayatla barışıklar, huzurlular, kaygılı değiller. asıl mutluluk da zaten budur.
0
sir gawain
(24.06.25)
@logisticsmanager
uzaylı çıkacak aha gelecek demiyorum.
Bu yönde ortak hareket etmek için haberler çıkacak. Yönlendirme yapılacak. Bu haberler arkaplanda farklı işliyor. Anlayamaman benim sorunum değil.

@sonsuz
demir yığını olan Eiffel kulesi yanında romantizm, empati kasmaya hazır olanların Türkiye'ye bakış açısı ancak bu kadar olur.

yazılanlara anlamlı tek tek cevap vermek yerine laf atma zorunluluğu böylelerinin default ayarlarından.
Yabancılara ait tanınmış dergi ve gazetelerinde Türkiye hakkında çıkan haberleri makaleleri göstersek yabancı yazarların da troll olduğunu iddia edecek nerdeyse.
Sanki dergilerde yazılanlar benim editörlüğümde yayımlanıyor.
Finli arkadaşına sorsun bakalım onlar da kendisi gibi mi yapıyor diye.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
Sjdjsnnfn komplocu aktrollcu savunmak. 30 tane cümle yazmışım sadece bir tanesi fransa onda da istatistiki olarak kuzeyde yaşasam veriyi aşağı cekecegimi ama Fransa'da yukseltecegimi bu sebepten bu tarz şeyleri hesaplamanin zor olduğunu yazmışım =d ve bana destan yazmissin demissin, yuh yani. Sonsuzcum senin bana takikligin var, her cevabimin altinda bitiyorsun bunu anladık da komplocu aktrolle ele ele kol kola olacak kadar düşme be. Ben seni anlıyorum sıkıntın var benle, çözmek de istemiyorsun. Ama bence bu seviyeye düşmek senin gibi birine bile yakışmadı.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
(5)

sizce ne yapılsın?

baldan kaymak
sizce hangisi neden?uzun yıllar evli çift.erkek kredi çekip; defalarca para kazanma ayağına saçma işler yapmış.en sonunda da yüklü miktar çekmiş. Ne yaptığı belirsiz.kadın birkaç kez başa gelen bu sorunlarda ayrılmamış, bir şekilde düzlüğe çıkarmış. Ama sonuncusu çok yüksek meblağ. Şimdiye kadar ola
sizce hangisi neden?

uzun yıllar evli çift.
erkek kredi çekip; defalarca para kazanma ayağına saçma işler yapmış.
en sonunda da yüklü miktar çekmiş. Ne yaptığı belirsiz.

kadın birkaç kez başa gelen bu sorunlarda ayrılmamış, bir şekilde düzlüğe çıkarmış. Ama sonuncusu çok yüksek meblağ. Şimdiye kadar olan mal varlıkları gitmiş durumda.

A) eş böyle birşey, yanında olmalı. Mal varlıklarını üstüne alıp, hak mahrumiyeti imzalatsın. Yapmazsa anlaşmalı boşanacağına dair kağıt imzalatsın.

B) daha fazla uğraşmasın, zaten birkaç kez yapmış. Ayrılsın. Mal varlığıydı, hak mahrumiyetiydi uğraşmasın.

not: b seçeneğinde kadının çocukları sahip çıkacaklarını iletmişler.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
evli olan birinin bu soruya rahatlikla b diyebilecegini zannetmiyorum. tam bir bekara kari bosamak sikki.
sahsen olayin detaylarina hakim olmadigim icin bu soruya yanit vermezdim. zaten genel olarak insanlara öyle bosan ya da bosanma denmez.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.06.25)
Evlilik öyle bir şey değil ki.
Eşin finansal olarak çok salakça işler yapmış olabilir ama bu evliliği bozmaz, ona karşı duygularını da değiştirmez.

Eğer eşin sana yalan söylemiyor, kandırmıyor, dolandırmıyor da sadece başarısız olmuş veya beceriksizse bu boşanma sebebi olmaz normalde.

Ama bu senaryolarda genelde sadece başarısızlık değil yalanlar, tutulmayan sözler, eşler arasındaki muhabbetin değişmesi vs. de vardır.

Evliliğe sadece “gelir birlikteliği“ şeklinde bakıyorsa elbette hemen kendisini en iyi koruyacağı şekilde boşansın.
0
michael_knight
(15.06.25)
“en sonunda da yüklü miktar çekmiş. Ne yaptığı belirsiz.“ asıl sıkıntılı konu bu. Öncesinde birkaç birşey olmuştur, açıklanabilecek sebepleri vardır vs. ama yüklü miktar+ne yaptığı belli olmamak= sorun. Direk gidilip boşanılır mı bilmem, eğer kendi kendine çözüyorsa nispeten iyi (çalışıp ödemek+aile mirası vs.). Ama etrafındaki herkesi olumsuzluğa sürüklüyorsa, herkes çalışıp bu borçu kapatmaya çalışıyorsa bu evlilik üzerine ciddi düşünülebilir.
0
tiredofwaiting
(15.06.25)
Direkt boşanırdım. Hatta bu adama vasi atanmalı, adamın iyiliği için.
0
rock n roll
(15.06.25)
Direkt b.
Hele sormadan etmeden yapilmadiysa direkt ilk failda bosanma.

Loser erkekten daha kötü bir sey varsa o da hem loser hem acgözlü erkektir.
0
sonsuz
(15.06.25)
(10)

sözlükteki kayıp ne demek?

abelardo
anladıgım kadarıyla sözlük hesabını silince ama entrileri silmeyince oluyor, doğru mu? yoksa hesabı dondurma gibi bir şey mi? şifre girip isteyince tekrar açılabiliyor mu kayıp hesap? bu süre içinde mesaj gönderilirse ne oluyor? giriş yapınca okunuyor mu?
anladıgım kadarıyla sözlük hesabını silince ama entrileri silmeyince oluyor, doğru mu? yoksa hesabı dondurma gibi bir şey mi? şifre girip isteyince tekrar açılabiliyor mu kayıp hesap? bu süre içinde mesaj gönderilirse ne oluyor? giriş yapınca okunuyor mu?
0
abelardo
(14.06.25)
hesabi silince degil, hesabi kapatip gidince (buna eskiden kafa izni diyolladi) veriliyor. o an aktif olmayan yazarlara veriliyor.
hesabi kendin silince hicbir sey alamiyorsun.

mesela: kargakargagaakdedi mahlasli fitneci teyze hesabi silip arazi oldu. mahlasi arattiginda sözlük "böyle bir yazar yok" diyor.
venusteki limon agaci adli suku yazar hesabini kapatti, entrylerini sakladi ama hesabi silmedi. o sebeple kayip olarak aniliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.06.25)
Sözlükte web sürümü ve app sürümü farklı çalışıyor; web sürümünde hesabını silemiyorsun dondurup sonradan açabiliyorsun, böyle yaparsan "Kayıp" oluyorsun; App sürümünde bu sistem yok hesabını doğrudan siliyorsun, öyle yapınca sözlükte hiç var olmamış gibi oluyorsun nick'de bir şey çıkmıyor, daha doğrusu nick'in çıkmıyor yok oluyorsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.06.25)
@kaleci saçlı forvet: yani bir yazarın kayıp olabilmesi için web sürümüne girip hesabını dondurması gerekiyor öyle mi? daha sonra istediği zaman hesabını açabiliyor.

edit: şu an android uygulamaya girdim ve hem dondurmak var hem silmek. hani yoktu?
0
🌸abelardo
(14.06.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim: hesabı kapatıp gitmek ne demek? dondurmak mı oluyor? yani bir süreliğine kayıp oluyorsun, sonra şifreni girip tekrar eskisi gibi geri geliyorsun. bu sürede entriler de zaten yerinde duruyor.
doğru mu anladım?
0
🌸abelardo
(14.06.25)
Önceki app'de yoktu yenisinde güncellemişler demek ki.

Evet Kayıp olmak için app'de dondurman web'te kapatman gerekiyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.06.25)
hesabi kapatmak baya hesabi kapatmak demek. kaparken sana 24 saat icinde acamayacagini söylüyor, entrylerini istersen gizleyebilme secenegi sunuyor, sonra elveda ay elveda feza diyip kapatiyorsun hesabi. bu esnada kimse senin entrylerini bulup okuyamiyor. sonra istedigin bir vakit tekrar sifreni girip aciyorsun hesabi.

eskiden kafa izni vardi, o cok daha iyiydi. onda diyordun ki ben su tarihler arasi login olmak istemiyorum, hesabi kapa. o dönemde istesen dahi giremiyordun hesaba. hatta sözlük modlari bir yazi yazmisti, lütfen bize kafa iznine ciktim ama simdi hesabi erken acmak istiyorum diye mesaj atmayin, o duruma otokontrol diyoruz, madem öyle kafa izni almasaydiniz, gibi :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.06.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim: şu an kayıp olan birisi var ve entrileri duruyor yerinde
0
🌸abelardo
(14.06.25)
"şu an kayıp olan birisi var ve entrileri duruyor yerinde"
durabilir tabii. o sebeple "entrylerini istersen gizleyebilme secenegi sunuyor" yazdim.
istemezsen entrylerini gizlemiyorsun.

ibb.co
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.06.25)
"kayıp" olunca "sözlükte hiç var olmamış gibi olma" durumu olmuyor. sadece entryler görüntülenmeye gizleniyor. geçen tesadüfen fark ettim.
0
tabudeviren
(14.06.25)
Bu arada benim de çok eski bir hesabım vardı kapatmistim, hesap kapatilinca entry'lerini yedeklemek için 24 saat süre veriyor sana. Bu 24 saatten sonra entry'lerin tamamen siliniyor (hem Sözlükten hem de yedekleyemiyorsun)

Kendi kendini "uçuran" yazara "gudik" deniyordu. Uzunca bir süre arama bölümünde kapattiginiz -ucurdugunuz- nicki -başında @ ile- arattiginizda nickiniz çıkıyor ve bu "gudik" yazısı çıkıyordu.

Fakat belli bir süre geçtikten sonra -10 15 sene olabilir bu sure- aramada nicki ancak "tamamen" yazınca arama bölümünde çıkıyor fakat bastığınızda "böyle bir yazar yok" uyarısı çıkıyor.

Mesela benim kapattığı nickimde hiçbir zaman "kayip" ibaresi yoktu, hep gudik vardı -kendi kendini uçuran yazar anlamindaymis-
0
makbur
(14.06.25)
(5)

Ilkokulda soylenen agac altinda opusme tekerlemesi

mirafiori
ilkokul 4'e kadar falan sinifta iki kisinin arasinda bi hoslasma oldugu kesfedildigi zaman masum genclerin yuzunu kizartmak amaciyla sinif arkadaslari tarafindan soylenen bir parca vardi,aliyle aysebir agacin altindaelele kolkolaopusuyorlar gibi biseydi ama bir turlu hatirlayamadim tam nasildi diye.
ilkokul 4'e kadar falan sinifta iki kisinin arasinda bi hoslasma oldugu kesfedildigi zaman masum genclerin yuzunu kizartmak amaciyla sinif arkadaslari tarafindan soylenen bir parca vardi,

aliyle ayse
bir agacin altinda
elele kolkola
opusuyorlar

gibi biseydi ama bir turlu hatirlayamadim tam nasildi diye. var mi hatirlayan? yoksa sadece bizim sinifta olan bir sey miydi hahah
0
mirafiori
(13.06.25)
bu ingilizce bir tekerleme, türkce olduguna emin misiniz?

X and Y
sitting in a tree
K-I-S-S-I-N-G!
first comes love,
then comes marriage,
then comes baby
in a baby carriage!

anlasilmadiysa x and y kismina isim geliyor. k-i-s-s-i-n-g kismi da kissing diye okunmuyor, spell ediliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.06.25)
@konuşma +1

ben de bunun türkçesini hiç duymadım. Çok internasyonal bir ortamınız varsa belki sizin okulda türkçeye çevrilmiş olabilir ama orijinali ingilizce aşağıdaki gibi. Ya da beyniniz yıllar önce ingilizce duyduğunuz tekerlemeyi türkçe olarak geri çağırmış da olabilir :d
0
nundu
(13.06.25)
Belki afacan dennis'te falan soyluyorlardir. 402 nolu sinif falan. Fox kids turkce dublajindan aklimda kalmis olabilir. Sinifta da tekrar edilmistir. Orijin olarak ingilizce olabilir dolayisiyla fakat ben turkce'sini daha cok duydum.

bir agacin altinda diye bir satir vardi o beynime kazinmis bir sekilde duruyor hahah ama gerisini hatirlamiyorum turkce olarak.
0
🌸mirafiori
(13.06.25)
Mirafiori aklımdakini yazmış. Bu tekerlemeyi birebir the Kids from room 402 de duydum. Birkaç kez yine böyle adını hatırlamadığım yabancı çizgi filmlerde duydum, bizim çocukluktan gelen bir tekerleme değil. Türkçesini daha çok duyduk ve aşinayız çünkü o zamanlar altyazılı ve orijinal dilde izleme şansımız yoktu, dublaj halini duyduk mecburen
0
kullanicadi
(13.06.25)
Cümle âlem duydu beni
Sen duymadın, vicdansız
Ne oldu, oldu artık
Saklaması imkânsız

Çocuklar bile biliyor
Ali, Ayşe'yi seviyor
Çocuklar bile söylüyor
Ali, Ayşe'yi seviyor
“ali kınık”
0
ground
(13.06.25)
(15)

Aramıza... (yurtdışı edition)

alice in potatoland
Hangi şehirden katılıyorsunuz?Yurtiçi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1606617/aramiza-anket-var
Hangi şehirden katılıyorsunuz?

Yurtiçi için: www.eksiduyuru.com
0
alice in potatoland
(09.06.25)
Hamburg, meine Perle :)
0
sonsuz
(09.06.25)
cluj-napoca, romanya

bu akşamki international quiz night'a beklerim yolka'da
0
rain when i die
(09.06.25)
alberta, kanada
0
cooperr
(09.06.25)
seattle, wa.

new york ofisine gecmeyi istiyorum ama. bakalim.
0
antikadimag
(09.06.25)
galway'in bir kasabası, irlanda
gerçi şu an tr'deyim, gidip geliyorum, bir ay sonra temelli gideceğim.
0
cilacı ökkeş usta
(09.06.25)
Sofya, Bulgaristan
0
deveyidiken
(09.06.25)
yigidin harman oldugu, muptezel diyari philadelphia'dan sevgilerle
0
adrianapole
(09.06.25)
Waldshut-Tiengen , Almanya

@alice in potatoland ,yakınmışız :)
0
arenas
(09.06.25)
ben kücük bir kasabada/köyde yasadigim icin direkt köy adi vermem, ama bölge bezirk liezen.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
Utrecht/Hollanda
0
but that was just a dream
(09.06.25)
Randstad, Hollanda
0
mbond
(09.06.25)
Öncelikle çikolatalar diyarı İsviçre'den selamlar diyorum; sonrasında da Neuchâtel diye ekliyorum :)
0
fraise
(10.06.25)
almanya hessen eyaleti
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Usa / new jersey
0
oscar
(10.06.25)
amsterdam, hollanda
0
lemmiwinks
(10.06.25)
(4)

sizce hangi ayakkabı?

baldan kaymak
öneri ile şu ayakkabıyı aldım.1) https://www.decathlon.com.tr/p/erkek-arazi-tipi-kosu-ayakkabisi-siyah-beyaz-mt3-trail/_/R-p-341192?mc=8828396&c=fume-siyahsalomon'da indirim var diye şundan alsaydın dediler, kafam karıştı.2) https://www.salomon.com.tr/ultra-glide-2-13524sizce?Not: bu seviyede ve day
öneri ile şu ayakkabıyı aldım.

1) www.decathlon.com.tr

salomon'da indirim var diye şundan alsaydın dediler, kafam karıştı.

2) www.salomon.com.tr

sizce?

Not: bu seviyede ve dayanıklılık daha üstte olacak şekilde önerilere açığım

Edit: şehir içinde yürüyüşlerde, günlük kullanımda, işe giderken smart casual kot altına giyeceğim aralıksız. Doğayla işim yok.
0
baldan kaymak
(09.06.25)
ikisi de Trail ayakkabı, toprak çakıl arazi yürüyüşü yaptığın yolda iyi tutunur, tabanı serttir, tüm gün ayakta durduğun bir işin varsa ağrı yapar, şehirde kullanıma uygun değildir, ıslak asfalt kaldırım zeminde bile kayabilir

Şehirde trail ayakkabı almayın artık görünüşüne aldanıp

Ama doğa yürüyüşüne gidecem dersen salomon alırdım
0
grimavi
(09.06.25)
bunlar arazi-patika koşusu ayakkabıları taban yapıları buna göre. şehirde asfalt, beton zeminde kullanmak için ideal değil.
kullanım amacınıza göre tercih yaparsanız daha iyi olur.
0
my fault
(09.06.25)
bu arada trail running icin ben nike kullaniyorum, öneririm. inanilmaz rahat.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.06.25)
www.decathlon.com.tr

çeşit olsun.
0
late viper
(09.06.25)
(24)

Diyelim ki karınız…

tahirkemalbozoglu
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?Şam babası gibi hissetmez misiniz?Kadınla
Anasının babasının evine gitti temizliğini ve çeşit çeşit yemeklerini yaptı sonra kendi evine geldi ve size de yorgunum balla uğraşamam diye makarna vs yapıp yeriz tarzı konuşmalar hiç bana yardım etmiyorsun diye şikayette bulunmalar vs vs tepkiniz ne olurdu?
Şam babası gibi hissetmez misiniz?
Kadınlar cevap vermesin please
0
tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
"hiç bana yardım etmiyorsun" gerçekten etmiyorsam kötü hissedip yardım ederdim. ayrıca yemeği erkek de yapabilir. yemek yapamıyorsan o senin sorunun. ha ev hanımıyla evlendiysen bilemem. gerçekten yorulmuştur belki. yemek ve temizlik yaptıysa normal.
0
jelly bear
(08.06.25)
Ev hanımı eş ise, ayda yılda bir böyle serzenişleri oluyorsa, gönlünü alırım, o seferlik yardımcı olurum.

Yine ev hanımı eş ise ve bu söylenmeleri süreklilik kazanmışsa, karşıma alır, konuşurum.

Çalışan eş ise yerden göğe haklı zaten.
0
Mirket
(08.06.25)
Bunu yaşamayan erkek var mı? Kardeş bunlar çok normal. Kadınlar ilgi bekliyor alamayınca da bu tarz şeyleri yapıyorlar. Şam babası olmayan erkek varsa elini öpelim. Ananızın babanızın size söyleyemediği, sokakta herhangi birinin size söylediğinde kavga çıkarabilecek her şeyi söyleyen kişiye eş/hanım/karım deriz.
0
mikahakkinen
(08.06.25)
bu aslinda sizin ona hic yardim etmemenize bir tepkidir. anasinin babasinin evine gidip temizligi ve yemegi orada yapmasi da bir tepki. gercekten bunu anlayamiyor musunuz? birazcik "hadi beraber yapalim o zaman," "bana senin kadar guzel yapmayi ogreteceksin ama" falan gibi bir seyler deseymissiniz butun sorunlar cozulurmus. elbette hergun yapmayacaksiniz bunu ama en azindan insan yardimi hissetmek, takdir edilmek ister. hatta esinizin yaptigi yemegi yedikten sonra masadakileri mutfaga goturmeyi gectim, yuzune bakip ictenlikle cok guzel yapmissin, eline saglik demediginize bile eminim, buyuk bir ihtimal masadan kalkip kendi isinize bakiyorsunuz ama ispatlayamam tabii.

edit: bu arada ben sadece kendi dusuncemi belirttim, boyle olmayabilir de ama cevabin bu oldugunu dusunuyorsaniz, sosyal ve duygusal yonunuzu gelistirmeye calisin, ne bileyim bol bol roman okuyun, siir okuyun, tiyatroya gidin falan. cunku bu sorun sadece esinizle olan yemek ve temizlik probleminde degil iliskinizin her alaninda, hatta baskalariyla olan iliskilerinizde de ortaya cikabilir, cikiyordur, ama siz farkinda degilsinizdir, buraya tasidiginiz ornekte oldugu gibi. iste bu yuzden edebiyat ve sanat onemli. hani sozluk'te bir baslik var ya, romanlarin, sanatin hicbir faydasinin olmamasi diye, iste onun faydasini ancak uzun zamanda anlayabiliyorsunuz. insan davranislarini, duygularini daha iyi anlayabiliyorsunuz, tum iliskileriniz baska bir boyut kazaniyor.

bu arada yazdiklarimin cogunu size degil genel olarak yaziyorum. bir de su avrupa yakasi videosunu birakiyorum: www.youtube.com
0
Sour
(08.06.25)
karımın beni sevmediği, saygı da duymadığı şeklinde yorumlarım. nitekim insanların birlirlerini ne kadar sevdikleri, birbirleri için yapmaya razı oldukları şeyler ile alakalıdır. öte yandan makarna yapıp yeriz tarzı bir düşünce makul olabilir çünkü karnı acıkan bir insanın makarna pişirip yemesinde bir beis yoktur. karınız evinizin geçimini sağlarken size yardım etmiyor. siz çalışıyor, siz ona bakıyorsunuz. kendisi çalışsa bile geçiminize sağladığı katkı sizin kadar yüksek değil. türkiye'de kadınların %60'ı beş dakika bile olsun alnının teri ile çalışarak bir şeyler kazanmanın haklı gururunu yaşamış insanlar değiller. kocalarına saygısız davranmaya hakları yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.06.25)
bitanem bugün çok yoruldun ne kadar ince davranıyorsun diyip yaptığı makarnayı önüne koyar kendime iskender söylerim.
0
yurtsuz john
(08.06.25)
Evde her işi eşim yapsa annem gibi hissederim heralde. Tuhaf geliyor bana. Eskilerin yaşantısı da böyle karıları anneleri gibi. Aynı annenin çocuğuna söylendiği gibi söyleniyorlar çoğu zaman. Yaşam tarzları böyle bir hale evrilmiş.

İnsan yaşadığı evi temizler hocam, yardım değil bu. Sizin sorumluluğunuz. Bence böyle. İnsanın nazını anca anası çeker. Yetişkin, koca herifsiniz neticede. Bu kadar nazlanmamak lazım.

Annesinin evine gitti işlerini yaptı demenizden annesinin yaşlandığı için artık zorlanması nedeniyle bunu yaptığını çıkardım, ondan biraz yüklendim. Yoksa onun da evi, normal şartlarda evli insanın sorumluluğu önce kendi evine olmalı.
0
akhenaten
(08.06.25)
m.youtube.com
not: kadınlar cevap vermesin dediğiniz için bir erkeğin yaptığı videoyu paylaştım:swh:
0
gnosis
(08.06.25)
Hissetmem. Evinde temizlik yemek angarya işler vs konusunda sorumluluk almayan insanlar zamanla senin duyduğun sözleri duymaya başlarlar.
0
grimavi
(08.06.25)
calisip eve para getiriyorum, sen de yapacaksin demek iliskiyi romantik bir iliski olmaktan ziyade bir ekonomik iliskiye indirgiyor. bence hic cekinmeyin, her yemek ve temizlik sonrasi ucret odeyin kariniza. demek istediginiz o degil mi zaten?
0
Sour
(08.06.25)
Kadin senin evini temizlemek, yemegini yapmak zorunda degil. Boyle bir beklenti icinde olman sorunlu. Once bunu konusup halledelim, annesinin evinde ne yaptigi sonra konusulur.
0
deckard
(08.06.25)
zorundayı değili geçtim zaten bu zihniyet uçuk çıkarıyo bende de, herhangi bi işle çok meşgul olup yorgun olduğunu bildiğin karından beklentin ne? zıplayarak kek yapıp burnuna un sürmesi mi
0
ala09
(08.06.25)
Burasi giderek Muge Anli, Esro Erol karisimi bir yere dogru gidiyor. Eskiden gercekten, altyapisi saglam, bilgili insanlarin cevaplarini okur, bir seyler ogrenirdim. Insanlarin verdigi cevabi begenmeyip sile sile, onlarin hesabini kapata kapata ulkenin kucuk bir protitipi yaptiniz burayi.

Hakikaten o guzel insanlar o guzel atlara binip gittiler ve biz demirin tuncuna kaldik.
0
narod
(08.06.25)
Evlilik herkesin görev tanımının baştan belli olduğu bir kurum değil. Eşin belli ki yaşlı anne babasına artık bir hassasiyet gösteriyor, onların daha az yorulmasını belki hasta olmamaları için özen gösteriyor, kaldı ki hastalanırlarsa evde hastanede bir hafta bir ay belirsiz süre onlarla yine eşin ilgilenmek zorunda kalacak

Abi eşlerinizle sohbet etmiyorsunuz hayatı paylaşamıyorsunuz, hayat yazın çıkılan bir haftalık güzel otel tatili değil, hayat asıl bu angarya işler. yemek temizlik market alışverişi tamir tadilat yaşlı bakımı çocuk bakımı, evinize eşinize ilgi ve özen gösterin sorumluluk alın

Eşim temizlik yaptım yorgunum dese önce yemek işini hallederim sonra önüne çayını getiririm 10-15 dk da masaj yaparım bu bile evlilikte fark yaratır, eşinizi yüceltmekten şımartmaktan korkmayın erkekliğinize halel gelmez
0
grimavi
(08.06.25)
duyurudan köylülük akiyor yemin ederim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.06.25)
Alttan alırdım,ilgi ve yakınlık gösterirdim. Haklısın derdim.
Eve geri geleceğini haber alır
almaz hediyesini hazır ederdim.

Ev hanımlığı, eşe çocuklara
bakmak kariyer yapmanın üstünde
olan marifet.
0
diyecevaplandı
(08.06.25)
Kadinlar cevap vermesin demissin ama dayanamadim.

Annem kemoterapi goruyor ve tek cocugum ayni zamanda calisiyorum. Su anki dozunda o kadar zorlanmiyor ama ilk dozlar cok zordu ve yuruyecek hali kalmiyordu ozellikle son dozlarda. Benim de aniden evine gittigim ve kendi evime yemek yapamadigim oldu. Eşim "olsun disardan pizza falan soylerim nolucak" dedi ya da annemden geldigimde "bosver zaten cok yoruldun, 1-2 gun disardan yeriz sen dinlen" dedi. Ayrica yemek ve ütü haric her ev isini de yapar. Evleneli 7 yil olacak bir kere bile bana yardimci olmuyorsun demedim Allah carpar. Hep soyluyorum Allah senden razi olsun, iyi ki boyle birisin diye. Yani demem o ki esinize gercekten yardim etmiyor ve yardimci olmuyorsunuz demek ki. Hayat musterektir. Siz kari koca ve ayni zamanda ayni takimin oyuncularisiniz. Kocam da boyle bir seyi sorun yapip gelip burada duyuru acmadigi icin de şükürler olsun.
0
matilda
(08.06.25)
bence birlikte yasam, kim evde bir eksiklik aksaklik goruyorsa, yapilmasi gereken ne varsa, cekip cevrilmesi gereken ne ise o evin devam ettirilmesi icin herkesin ucundan tuttugu bir sey ya. grimavi'ye cok katiliyorum, cok ucuk kacik bir yasaminiz yoksa yasamin %75'i zaten bu rutin dedigimiz sey, o anlarda da samimi ve sevgi dolu bir birliktelik yoksa bana cok garip geliyor insanlar evde ne yapiyor? eve gelip, hazir sofraya oturup, koltuga tv izlemeye gecip oradan yatak odasina mi akiyorsunuz?
0
kassiopeia
(08.06.25)
Anne babasına yardımcı olması iyi bir şey. Evde yapmıyor olmasını ayrı değerlendirmek lazım. Genel olarak evde yemek yapmamakla yorgun olduğu bir zaman yapmaması farklı şeyler.
0
osssy
(08.06.25)
Teşekkürler
0
🌸tahirkemalbozoglu
(08.06.25)
haklısın karıcım anana babana yemekler yaptın temizlik yaptın yorulmuşsundur tabi ki de.
0
jamswety
(08.06.25)
Ulan ne nazlı götü var bu milletin!

Karı kırk yılın başı bayram üstü gitmiş ihtiyarların ihtiyacını görmüş diye paşam mahrumiyet çekip şam babası gibi hissedecek kendini.

Belli ki Şam babasısın. Bok gibi paran yoksa yakında tekmeyi yersin.

Varsa senin için daha kötü.
0
lazor
(09.06.25)
bu durum bayramlarda tolere edilebilir. Evlilik gerçekleştiği zaman maalesef tarafların evlatlık sorumlulukları, görevleri son bulmuyor.
kadın ve erkek önce kendi evine karşı sorumludur, anne babasının evine karşı değil.
kurban bayramı gibi kelimenin tam anlamıyla baş belası bir zamanda bu tür kaoslar kaçınılmaz ancak bu problem kendini sürekli tekrar ediyorsa çok s.ikko bir durum ve ciddi ciddi oturup konuşulması, izah edilmesi gerekir.
yılda iki sefer gelen bayram zamanlarında bu sıkıntı idare edilebilir. emin olun eşiniz de bayıla bayıla gitmiyordur o eşek yükü işleri yapmaya.
35, erkek, bekar
0
quaketrigger
(09.06.25)
ev hanımı bile olsa sürekli her ev işini o yapmak zorunda değil. sen çalışıyorsun ama akşam eve gelince mesain bitiyor dinleniyorsun. hafta sonu tatilinde de evde tv karşısında yatıyorsun. bu kadın ne zaman dinlenecek? 7/24 hizmetinde mi olacak? az ye de bir uşak tut. kalk bir gün de yemeği sen hazırla.
0
art cat chocolate
(10.06.25)
(6)

şaşıfelek çıkmazı dizisinde çalan klasik eserler.

the fisherking
arkadaşlar shazamda çıkmayan bir müzik 26. bölüm sonunda çalan muhtemelen pavarottinin seslendirdiği bir eser bi el atın lütfeeeeeennn.
arkadaşlar shazamda çıkmayan bir müzik 26. bölüm sonunda çalan muhtemelen pavarottinin seslendirdiği bir eser bi el atın lütfeeeeeennn.
0
the fisherking
(05.06.25)
link atin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.06.25)
hemen hocam www.youtube.com
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
en sonda çalan müzik
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
sözleri: "in den stillen Hain hernieder, Liebchen, komm zu mir..." diye gidiyor. bunu arattigimda cikan sarki: Schwanengesang, D. 957: IV. Ständchen - Franz Schubert

evet, sarki bu. Spotify'da da var. open.spotify.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.06.25)
maksimum Almanca bilgisini verebilecektim ama bulunmuş.

şaşıfelek çıkmazı <3
0
sparkle kiddle
(05.06.25)
harikasın konusma ben konusuyorum daha bitirmedim hocam, çok çok teşekkürler..:))
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
(28)

oğlunuz olsa ne isim koyardınız?

ermanen
soru başlıkta
soru başlıkta
0
ermanen
(03.06.25)
Cüneyt
Hakan
Aslan
0
gabe h coud
(03.06.25)
barbaros
alparslan
0
mikahakkinen
(03.06.25)
Ercan

Aslında Ercan sevdiğim bir isim değil ama aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım vardı. Çok severiz birbirimizi. Çok iyi bir insandır, o sebeple onun adını vermek isterdim.
0
rock n roll
(03.06.25)
erk, kara, noyan, tunga gibi öztürkçe isimler. noyan gerçi moğol ama olsun
0
ground
(03.06.25)
Seçkin
Salim
Selim

Bu üç isimden biri. Kafamda şu ana kadar hiç başka alternatif olmadı. Babamın adı olmasaydı Mustafa Kemal de koymak isterdim ama Atatürk'ün değil babamın ismini koydum diye algılanacaktı. Babamla hiçbir sorunum yok ama benim ilk ismim anneannemin ismi olduğu için travmam var galiba :D
0
matilda
(03.06.25)
erdem, selim, bilge, görkem, egemen
0
strawberry first
(03.06.25)
Elessar
0
rakicandir
(03.06.25)
Sırf bi isim hoşuma gidiyor diye farazi de olsa çocuk yapmaya hiç gerek yok. İkinci bir isim ekleyecek olsam Cuma ismini eklerim kimliğime. Hatta doğumdan gelen ismi sildirecek olsam Robin Cuma yaparım.

Otuzundan sonra insan doğumdan gelenin yanına kendine uygun gördüğü bir ismi ekleyebilmeli ve hatta bu kültürel bir pratik falan olmalı.
0
beyfendi
(03.06.25)
Abdullah, ömer, osman, hamza.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
arda
0
buenosdias
(03.06.25)
Deniz, onur veya emre
0
cilacı ökkeş usta
(03.06.25)
Çağan koyduk
0
va
(03.06.25)
robin, leon, doa/dua
0
ala09
(03.06.25)
kuzgun
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
Bu ara herkes çocuk yapıyor herhalde isim duyuruları epey popüler :)

Biz de Türkçe bir şeyler koymak istiyoruz. Dora, Uygar, Toluhan (Araplara karşı zafer kazanan komutanmış ^^) olabilir. Bir de her an laik atak geçirip Mustafa Kemal koyabiliriz.
0
chicha_v2
(03.06.25)
Göktürk

Aslan.
0
drako
(03.06.25)
BALAMİR
0
Shepard
(03.06.25)
atlas
0
chanandler bong
(03.06.25)
Cihangir benim oğlanın adı
0
rodeocu
(03.06.25)
Ensar
Enes
Bilal
0
runaway
(03.06.25)
Arman
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.06.25)
yağız
yiğit
ayaz
0
archmeister8
(03.06.25)
Cemre
Cansel

Gibi feminen isimleri erkeklere yakıştırıyorum. Ama hem Mustafa Kemal Atatürk’ten dolayı hem de hayatımı kurtaran doktorumdan dolayı Kemal koyardım.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.25)
Rüzgar koydum
0
mirty
(03.06.25)
Ateş
0
Zetnikov
(03.06.25)
tarik
demokan
0
cooperr
(04.06.25)
Erman olabilir belki.

Türkçe karakterli isim kesinlikle tercih etmezdim.
Uniseks isim kesinlikle tercih etmezdim. Belli olmaz, bunlar çocuğun hayatını zorlaştırabilir.

üÜnlü bir insanın ismini kesinlikle koymazdım, belli olmaz. İleride bir skandalı ortaya çıkarsa isim lekelenir.

Siyasi bir fikrin temsilcisi ismi kesinlikle koymazdım. Çocuğun siyasi fikri kendi kendine oluşacak. Devrim isimli bir sağcı veya Alparslan isimli bir solcu veya Ensar isimli bir laik olarak yaşamak zor olabilir.

Bazı isimleri neden tercih etmeyeceğimi açıklamak isterim.
Tarık: yabancılar farklı harflerle kullanıyor bu ismi, yanlış harfle yazar yabancılar.
Atlas: dünyanın tüm yükünü taşıyor, oğluma böyle bir yük vermek istemem.
Ege: “hi i am Ege” dediği zaman “i am a gay” demiş gibi oluyor.
Noyan: “no” şeklinde olumsuzlukla başladığı için tercih etmem.
Ateş: Cehennemi hatırlatan bir şey, yakıcı, yıkıcı, zarar verici. O yüzden tercih etmezdim.
0
michael_knight
(04.06.25)
Burak.
0
since1907
(04.06.25)
(20)

Evi kendimiz boyayabilir miyiz?

matilda
Selamlar herkese, Eylül-ekim gibi tasinacagiz. Kendi evimiz olacak. 3+1, ebeveyn ve normal banyosu olan 120 metre kare bir ev. Boyama fiyatlari malumunuz kapiyi 50.000den aciyorlar. Biz istedigimiz renkleri alsak kendimiz boyayabilir miyiz hic boyama deneyimimiz yok. Ev temmuz sonu falan bosalacak.
Selamlar herkese,
Eylül-ekim gibi tasinacagiz. Kendi evimiz olacak.
3+1, ebeveyn ve normal banyosu olan 120 metre kare bir ev.
Boyama fiyatlari malumunuz kapiyi 50.000den aciyorlar.
Biz istedigimiz renkleri alsak kendimiz boyayabilir miyiz hic boyama deneyimimiz yok.
Ev temmuz sonu falan bosalacak. Hafta sonlari gidip boyayabiliriz.
Evin rengi biraz pembemsi ben yesil-mavi tonlari istiyorum.
Bir de ustlerde alcipanlar var onlari da boyamak gerekiyor.
Biz bu isin ustesinden gelebilir miyiz iki kişi? Ve ev nasil boyanir. Ne kadar su katmak lazim boyaya vs hic bilmiyoruz.
Onerilerinizi bekliyorum.
0
matilda
(24.05.25)
boyarsınız. video izleyin. ne katar su katacağınızı boya aldığınız yer söyler.
0
rodeocu
(24.05.25)
Bir yapı marketin boya reyonuna git. İstediğin renge ait bir örnek götür. Ya da internete gir, boya kartelaları de. Çıkanlardan istediğin rengi seç. Evin mertekaresini ölç. Elemana söyle. O boya miktarını hesaplayıp boyayı hazırlayıp gerekli malzemeleri verecektir.
20 -30 tane boya videosu seyret.
Boyayı çok iyi karıştırmaya ve her tarafı homojen hale getirmeye dikkat et.
Önce kestirme fırçasını kullanmayı öğren.
yere damlatmamaya dikkat et.
Damlayanı en kısa zamanda ıslak bez ile sil. Zamanı kaçırırsan ömür boyu o damlayla yaşarsın.
Elektrik düğmelerini falan bantla.
Daha sonra devam etmek üzere işi bıraktığında malzemeyi, ruloları ve fırçaları çok iyi yıka. Boya üzerlerinde kurursa çöp olurlar.
0
Mirket
(24.05.25)
Teknik olarak evet ama inan kolların çok ağrıyacak.
mevcut boya nedir acaba? (tam bilmiyorum fakat sanirkm yağlı boya üzerine su bazlı boya olmayabilir kontrol. Et)
Su bazlı boya kullan
İstanbul için boyacı tavsiye edebilirim.
@Mirket +1
Once kesme fırçasıyla çerçeveyi boya sonra rulo ile içini.
Prizleri falan yuvasından çıkar.
İlk yapılacak iş aslında delik vs varsa alçıyla onları kapatmak
0
kisa
(24.05.25)
Hocam boyarsınız da duvar kesikler gölgeler içinde kalır güzel bi görüntü olmaz pişman olursunuz, ben evi boyattığımda boyacılığın gerçekten bir sanat olduğunu anladım, hele tavan boyamak falan bambaşka bir seviye.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.05.25)
Ben bir kere bir odayi boyamistim esimle. Bir daha asla yapmam. Parasi neyse veririm, ne o eziyeti cekerim ne o pisligi ne de o yorgunlugu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.05.25)
Biz eski evimizde 3 kişi, tek bir duvarı yarım günde ancak boyadık. Üstelik öyle astar falan da cekmedik. El becerisi olmayan insanlar da değiliz.

Ertesi gün kimsenin kolları kalkmadı. O gün ben de "bir daha bu işi asla yapmam" dedim. Başlayınca bırakamadık da.
0
fraise
(24.05.25)
Gerçekçi yorum; daha önce hiç boyama yapmadıysanız, tadilat tamirat işlerine yatkın değilseniz bu işe hiç bulaşmayın.

Yanlış anlamayın yapamazsınız demiyorum elbet yaparsınız ama çok uzun sürer, çok yorulursunuz ve inanın isttediğiniz gibi olmaz. Mutsuz olursunuz.

Boyacı konusu, özellikle evin çevresinde nalbur vs ya da komşu dükkanlara sorarak daha uyguna bulabilirsiniz. Armut falan çok pahalı
0
gilbeys
(24.05.25)
Boyarsınız +1

Sizin bir avantajınızda evin boş olması, eşya çek odadan odaya eşya taşı olmayacak, geniş bir çalışma alanınız olacak

Youtube dan iyi bir ön araştırma yapın, temiz çalışmak için alınacak malzemeleri belirleyin, duvar diplerine bol bol gazete ya da nalburdan ince şeffaf branda

ilk seferinde kusursuz olmayacak, bazı odalar kuruduktan sonra dalgalanmaları göreceksiniz ama yine de oturulabilir temiz eviniz olur :)

Bir de bu boyama işi hayatta 1 sefer gençken yapılıyor, yaş ilerleyince bundan 5 sene sonra parası neyse verir boyatırıza dönüşecek :)
0
grimavi
(24.05.25)
Boya, boya tavası, rulo fırça, kestirme fırçası, maskeleme bandı, teleskobik sap, hışır örtü, ayaklı merdiven.
Alçı işi varsa, alçı, macun küreği ve alçı spatulası

Gerekli malzeme bunlar. Hayatı boyu boyacıya para vermemiş biri olarak cevaplara şaşırdım. Ben boyayabileceğinize inanıyorum. Malzemenin fiyatına bir bakın. Çok fazla bulmazsanız en azından bir odayı deneyin derim ben.
0
Mirket
(24.05.25)
Bence de boyanir.

hazirligi (yerlere musamba serme, priz etraflarina, tavan koselerine boya kagidi yapistirma gibi seyler) ne kadar iyi olursa, boya o kadar kolay ve keyifli olur.

ev bossa zaten mukemmel.

bir iki puf noktasi var. ornegin ruloyla boyarken, ruloyu boyaya batirdiktan sonra genisliginin 2 kati kadar alani toplamda 4 seferlik inis+cikisla boyamak, tavan/duvar (veya kartonpiyer) kosesindenki bantlari boya kurumadan cekmek gibi. onlar da internetten ogrenilecek seyler.

once en az kullanilacak odayi boyarsiniz, hem hatalarinizdan ogrenir, hem de ne kadar saate mal oldugunu anlarsiniz, sonra salon, koridor gibi sik kullanilan yerlere gecersiniz.

ama herkesin de dedigi gibi kas agrisina hazir olun. ben boya yaparken merdivene inip cikmaktan 3 gun desteksiz oturup kalmamamistim.

en son salonu (30 kusur m2) ve uzun bir koridoru (7 tane kapi acilan) bir hafta sonunda boyamistim. ama basta dedigim gibi hazirligim cok iyiydi. boyadan cok hazirlamak vakit almisti
0
lamartin
(24.05.25)
daha önce evde eşya varken salonu ve koridoru boyadım, bi de ufak bi dükkan boyadım. ikisinde de iki kişiydik.
eğer böyle işlerden hoşlanmıyorsanız hiç girmeyin derim.
ben böyle şeyler yapmaktan hoşlanıyorum, elim de biraz yatkın.
eşyasız olması büyük avantaj, çünkü en zor şey temizlik. boş evi temizlemek kolay. bişeyler çekip itmeyecek olmak çok iyi. bi de vaktiniz dar değilse boyanır. ön hazırlık olarak video izleme, bantlamaları yapma, yerlere muşamba serme, malzemeyi hazırlama bunları üşenmeyip doğru yaparsanız ve kendinize işkence yapmayacak bir çalışma saati planarsanız keyif bile alırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(24.05.25)
Boya dunyanin en olay isi, ilk boyamda muko is cikardim. Onemli olan rulonun fazla donmesi bence bu konuda. Gerisi tirasssss
0
lapaz
(24.05.25)
Yapılır ve 40k cebinize kalır, az bir para değil.

eski boyadan kabaran yerler varsa spatula ile kazıyın, alçı ile duvardaki delikleri doldurun, kuruyunca zımpara atın. En önemli nokta burası, mutlaka astar atın yoksa boya yaprak gibi parça parça soyulur, tutmaz. İkinci kat boya atarken bile ilk kat boyaya yapışır kalır.
0
kimlanbu
(24.05.25)
Haber linkini bulamadım ama malzemeleri bir arada tutmayın. Kullanılan malzemeleri karışık bir şekilde bir arada bırakan birisi vardı ve yangın çıkıp evi yanmıştı. Uyarmak istedim.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(24.05.25)
50.000 çok bir para, kaç gün sürecek boş evin boyanması da 50 istiyor. büyük konuşmayayım ama tek kolum olsa da bu parayı vermemek için kendim boyarım
0
zemberek
(24.05.25)
Rulo üzerindeki boya bittiğinde tekrar geri dönüp boyadığın yerlere sürme.

Renk değişiminde önce astar sürüyorsun sonra boya.

Boyarken karmaşık rulo izleri kaldığını,pürüzler oluştuğunu göreceksin moralini bozma. Kuruyunca dümdüz oluyor izler de kayboluyor.

Bir odayı boyarsan göreceksin. Koçtaş videoları var YouTube 'da.
0
hebanon
(24.05.25)
aparatlarını iyi al boyama işini kolaylaştıran onlar duvar ile tavan arası geçiş için aparat iyi al, fırçan iyisinden olsun, boyayı koyup fırçayı daldıracağın hede önemli boş ev kolay boyanır zamanın varsa 2 hafta sonunda rahat rahat boyarsın halam evini hep kendi boyar ben 1 duvar boyadım hiç zorlanmadım rahat yaparsın baktın olmuyo bırakır boyacıya devir edersin
0
eja
(24.05.25)
hayır girişmeyin o işe.
etrafa sorup soruşturun mutlaka daha uygun fiyata yapan çıkacaktır.

3+1 boş ev, duvarlarda çok fazla tadilat işi yoksa maksimum 2-3 güne boyanır.
günlük 10binden hesaplasan 20-30bine usta bulabilmeniz lazım.
0
nuisance2
(24.05.25)
Kiralık olsa yapın derdim ama kendi eviniz, bence boyacıya boyatın. Kolay bir iş değil. Salonda bol bol dalga görürseniz tadınız kaçacaktır.
0
10551037
(24.05.25)
boyarsin, el becerisine bakar, hiç öyle dalgalanma falan da olmaz.

hayatında hiç boya yapmamis biri olarak evimi kendim boyamistim. ustelik astar ve tavan dahil. bos evdi benimki. asker dönüşü girmistim.

ustelik o zamanlar youtube'da anlatim falan da yoktu veya bu kadar değildi. sadece boya kutusundaki talimatlari takip ettim. bi rulo almistim, bi de köşeler için kestirme fırçası.

zamanin varsa bekleye bekleye yap. bu iş için para versem hiç içime sinmezdi, üstelik çıkan sonuç da içime sinmezdi. son derece ozenerek boyadim ben.
0
tabudeviren
(25.05.25)
(12)

Türkiye'de nerede çocuk yetiştirmek isterdiniz?

chicha_v2
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.Nereye taşınırdınız? Neden?
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.

Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.

Nereye taşınırdınız? Neden?
0
chicha_v2
(21.05.25)
yasam masrafi ve gelir kaynaklarindan bagimsiz olarak

amasra
kas
alanya
izmir
0
sonsuz
(21.05.25)
İstanbul’da (ve hemen her şehirde) nezih mahalleler de var, tehlikeli mahalleler de. Bence yaşadığınız muhit yaşadığınız şehirden daha mühim. Ben şahsen memleketimin yahut omum komşusu bir şehrin nezih bir muhitini seçerdim…
0
yadigar
(21.05.25)
Ben taşındım, Akdeniz'deyim. 66000 nüfuslu bir ilçe.
Okuldan Çıkınca çocuğu deniz/balığa/kampa götürmek iyi geliyor. Dağa taşa tarlaya gidiyoruz. Küçük, güvenle sokağa yolluyorum. Küçük yerde büyürse illa büyük yere alışır ama büyük yerde büyür ve tutunamazsa küçük yerde hiç yapamaz.
Burada avm yok. Oğlumun da böyle bir kültürü yok. Hala eski hayat tarzına benzer bir yaşam sürebilmek beni mutlu ediyor. Notere giderken sokakta yavru kedi sevmek, berbere giderken dalından dut yiyip kıpkırmızı gitmek vb burada normal. Tarla, toprak, dağ, deniz, balık (hiç biri benim değil, hepsi eşten dosttan imkan) ne varsa içiçe büyüyor.
0
strawberry first
(22.05.25)
türkiye'de sadece edirne ve canakkale ama merkez degil. gökceada olur, gelibolu olur, enez olur. kirklareli'nde de sadece burgaz, ama orada deniz yok. türkiye'de yasayacaksam en azindan denize yakin olmak isterdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.25)
@konuşma... cevabına ilave bir şeyler söylemek istedim. Ablam gökçeada doğumlu. Ben o zamanları tabii bilemem ancak özellikle kışın, fırtına vb durumlarında Çanakkale ile irtibat kesiliyor, feribot seferleri iptal olabiliyormuş. Son 4 yıl da Kıbrıs'ta yaşadı. Uçak olduğu için bizzat sıkıntı yaşamadı ama taşucu feribot seferlerinin yapılmadığı ya da yapıldığı zaman yolcuların midesinin kaldıramadığım durumlar çok oldu. Haliyle adaya gelen her malzeme de feribotla geldiği için inşaattan beslenmeye pek çok sektör (haliyle malzeme) Bu durumdan ya yoklukla ya da pahalılıkla etkileniyor. Bilginiz olsun.
0
strawberry first
(22.05.25)
ya turkiyede istedigin yere tasin turkiye turkiyedir. cevap belli=hicbir yerinde

soruyu suna donusturursem, daha sakin ve daha guvenli, dogal guzellikleri olan kucuk bir yere tasinmak istesem, sikintidan cocuk yapma istegi doguracak kadar sakin bi yer==>>muglada kosullara uygun herhangi bi yer fethiye, ula, kas(cok yokus annecim ama kasta acayip bi cocuklu yeni nesil/home office/sehirden kactik agbi tarzinda aile populasyonu var)
0
ala09
(22.05.25)
Hiçbir yerde. Hele ki izmir gibi fuhuş ve uyuşturucuya teslim olmuş bir şehirde asla.
0
runaway
(22.05.25)
İzmir maalesef demografik yapısının bozulması için aşırı göç aldırıldı, 10 sene önce olsa evet ama artık İzmir olmaz
0
mirty
(22.05.25)
izmir yazanlar izmirin son 10 seneki etnik yapısından habersizler galiba. küçük bir şehirin dezavantajıda eğitim kalitesi.
muğla
eskişehir
denizli
ankara
0
mikahakkinen
(22.05.25)
sinop heralde. çünkü türkiyenin en mutlu ili seçiliyormuş.
0
elorelia
(22.05.25)
malum ırk'ın az olduğu yerler.
0
xu
(22.05.25)
Kastamonu cideye çocuk büyütmek için gitmiştim, lise çağına kadar mükemmel bi yer, sonrasında nitelikli lise yok.
0
antihero
(22.05.25)
(18)

Anadolu yakasında nerede oturulur?

dedi ayca
Sorum başlıkta çok net olmakla birlikte biraz detaylandırmak istiyorum. 30 yaşındayım ve 30 senedir hep Avrupa yakasında oturdum, şimdi son birkaç senedir hayatımızda bizi hırpalamış birçok zorluktan sonra eşimle beraber artık iyice bu yakadan "öğk" geldiğine karar verdik ve yeni bir başlangıç için
Sorum başlıkta çok net olmakla birlikte biraz detaylandırmak istiyorum.

30 yaşındayım ve 30 senedir hep Avrupa yakasında oturdum, şimdi son birkaç senedir hayatımızda bizi hırpalamış birçok zorluktan sonra eşimle beraber artık iyice bu yakadan "öğk" geldiğine karar verdik ve yeni bir başlangıç için "karşıya" taşınmak istiyoruz.

Fakat moda, kadıköy, caddebostan dışında da geri kalan her yer bana çok yabancı. Sanki başka bir şehirmiş gibi geliyor Anadolu yakası, oturmak için hangi semtleri önerirsiniz? deprem için zemini düzgün olsun istiyorum, bir de tabii ki mümkünse çok kalabalık olmasın :)

şimdiden teşekkürler!
0
dedi ayca
(21.05.25)
Acıbadem.
Hem alışık olduğun yerlere hem de Avrupaya çok yakın. Ayrıca nezih ve nispeten yeşil.
0
Bruce
(21.05.25)
Araba var mı? İş nerede?
0
kisa
(21.05.25)
Çok net konum vereyim :)
maps.app.goo.gl

Bunun etrafında bulabildiğiniz her yer.
0
kisa
(21.05.25)
suadiye <3
0
sonsuz
(21.05.25)
@kisa eşimin işi ataşehir'de, ben yurt dışından döneli 6 ay oldu, hala işsizim iş arıyorum. kafaları biraz da bu karıştırıyor. eğer karşıda bir iş bulma imkanım olsa gebze'den falan tutacağız o derece kaçasımız var istanbul'dan ama maalesef o taraflarda pek firma yok.

arabamız yok. arada ailelerden alıyoruz.
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
Şimdi dediğim konum çok çok çok iyi
Ataşehir de iş nerede bilmiyorum ama bu sene sonuna kadar yeni metro hattı açılacak.
Ben Ataşehirdeyim, kendi adıma çok seviyorum. Ataşehir tarafı düşünürseniz de mozaik çarşı çevresi kesinlikle ama Ataşehir de araba lazım diyebilirim
0
kisa
(21.05.25)
bu arada Acıbadem ve Kozyatağı için sahibinden üzerinden filtrelerimle arama yapınca sadece 2 adet ev buldu :) o yüzden biraz daha detay lazım sanırım

max 10-15 yaşında bir bina istiyorum ki altında kalmayalım bir depremde.

bütçemiz de şu an ben işsiz olduğum için ve artık daha fazla ailelerin evlerinde sürünmek istemediğimizden bir an önce eve çıkmak istediğimizden ötürü max 35 bin olacak şekilde. önerdiğiniz yerler eğer ben de çalışsaydım mümkündü ama bu şekilde maalesef :D

bir de Anadolu yakası evleri bir acayip, odalar yamuklu yumuklu, genelde kot farkı var ve camlar yukarıda, hatta camsız odalı bir sürü ev gördüm, öyle yaygın bir şey ki sanırım "karanlık odası yok" şeklinde ilanlara detay eklemişler.
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
2003 ve sonrasi tüm binalara güvenle bakabilirsiniz Kozyatagi civarinda. Atasehir'de de keza. 10 sene önceyle 20 sene önce arasinda pek fark yok. Hele Kozyatagi gibi zemini tamamne kaya olan bir yerde, cogu deprem sallamiyor bile dogru düzgün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
istanbul'dan taşınırken ev kiramız halkalı atakent'te dublex bir ev için 2700dü ve şu an bakıyorum da kozyatağı'ndaki evler 52bin liradan başlıyor. nolmuş böyle ya :(
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
Anadolu yakasının yaşanılabilir semtleri sahil şeridi semtleridir. Maks minibüs yolu ile e-5 arası ama e-5ede fazla yaklaşmamak lazım.
Bu kesimlerde yeni bina çok var. Kartala yaklaştıkça fiyatlar düşer.
0
my fault
(22.05.25)
ben de kozzy avm civarıcıyım ama bütçe aşar anadolu evleri kötü değil filtreden dolayı görememis olabilirsiniz. direkt atasehir, ümraniye bakının siz 35e. diğer türlümaltepe, kartal olur ama o da değmez çünkü buraların sahil dişinda bi özelliği yok zaten bi de iş yerine uzak olacak. benim yeni yerleşip e ulaşım iyiymiş dediğim yer maltepe cevizli. hem cok sessiz hem 10 dk yurumeyle e5 ama gece (02:00civari) yurumekten biraz cekiniyorum tam cozemedim guvenli gibi ama
0
ala09
(22.05.25)
Ben imkanım da varken çeşitli sebeplerle anadoluyakasına taşınmadım, o bölgede en begendigim yer erenköy hastanesinin alt tarafındaki alandı. @kisa'nın dedigi yerlere yakın yerler.
0
liberal
(22.05.25)
bezkoz?
0
ground
(22.05.25)
Zemin konusunda Anadolu yakasının geneli iyi. Daha sakin ve site yaşantısı beklentin varsa Çekmeköy-Sancaktepe ve Ümraniye'nin bazı bölgeleri sana uygun olabilir. Ataşehir'e gidiş zor olmaz. 35K bütçe ile Kadıköy-Maltepe ve sahil şeridi zor o nedenle orayı hiç önermedim. Ataşehir civarına da bakabilirsin oralarda fiyatlar değişken, Barbaros tarafı size uymaz ama K.Bakkalköy olabilir oradan metro da geçiyor.

Yeri gelmişken madem araç yok, Parseller-Bostancı / Kadıköy-Havalimanı / Üsküdar-Sancaktepe / Marmaray demiryolu istasyonlarına yakın yerlerde oturmakta fayda var. Metro olmadan ulaşım iyice zorlaştı.
0
Lethe
(22.05.25)
kuzguncuk, çengelköy imkanın varsa.
0
koela
(22.05.25)
ben feneryolundayım. burası tam böyle emekli yeri sessizz sakin ağaçlık ama bir sıkıntısı var saat 7de ekmek, 9dan sonra açık bakkal yok :D
0
neira
(22.05.25)
Kadikoyun E5 ile Sahil arasindaki kalan mahalleleri.

Sahile ve Caddeye ne kadar yakinsan o kadar iyi. Yani buralarin avantaji sahile ve caddeye istedigin zaman ulasip keyfini cikarmak.

Kalite Fenerbahce/Caddebostan civarinda maksimum seviyede basliyor, Bostanci Lunaparki hizasiyla sona eriyor, ilerledikce duserek tabiki. Tabi simdi Maltepenin sahil seridi de fena degil kucumsemek dogru olmaz ama sen burada maddi bir endise iletmemissin. Dolayisiyla Anadolu yakasinin en ala yerleri bence Kadikoy sahili.

Acibadem diyenler olmus. Trafik ve metrobus acisindan avantajlidir tabi koprunun dibinde cunku. Ama onun haricinde bir avantajini goremiyorum ayrica cok yokuslu.

Ha bir de eger deprem endisen varsa denizden ne kadar uzaklasirsan o kadar iyi :D
Bir de mesele sadece depremde hayatta kalmak degil sonrasinda sehirden tahliye olmak. Eger bu konuyu kafana cok takiyorsan Tuzlada oturmak en mantiklisi olurdu
0
nuevo
(22.05.25)
Yorumlarla kendi durumumu çok ilişkilendirdim, yazmak farz oldu...
Ataşehir mozaik çarşıya yürüme mesafesinde, Samandıra merkezde yeni yapılmış bir sitede oturan bir kişiyim. Beklentiler elbette uyuşmayabilir ancak bahsettiğiniz şartlarda bence benzer koşullar size uyabilir. Metroya yakın oturuyorum, iki metro aktarması ve biraz yol ile işime gidebiliyorum. Site içerisi olması ve metro ile her yere ulaşımı sebebiyle bu koşullar bana yeterli geliyor istanbul için. Ama dediğim gibi beklentiler elbette farklı olabilir. Bu arada ben de yurtdışından yeni dönmüştüm geçen sene :)
0
va
(22.05.25)
(4)

İsrail'den ürün almak

ofelia
İsrail'den bi ürün alacağım, tekstil ürün. Başlangıçta sample almam gerekiyor. ancak türkiyede şu an israilden mal alınamıyormuş, haşmetlimiz öyle karar almış.yapay zeka freight forwarding gibi bi yöntem öneriyor. kargoyu 3. bi ülkeye gönderecekler, 3. ülke bana gönderecek şeklinde bi yolu varmış.bu
İsrail'den bi ürün alacağım, tekstil ürün. Başlangıçta sample almam gerekiyor. ancak türkiyede şu an israilden mal alınamıyormuş, haşmetlimiz öyle karar almış.

yapay zeka freight forwarding gibi bi yöntem öneriyor. kargoyu 3. bi ülkeye gönderecekler, 3. ülke bana gönderecek şeklinde bi yolu varmış.

bu yolu bilen, bu yolla ticaret yapan var mı?
0
ofelia
(21.05.25)
Soykırım yürüten terör organizasyonunun iletişim kanallarından bilgi alabilirsiniz.

Yasaklayan ülkeden niye bilgi istiyorsun ki?
0
hebanon
(21.05.25)
Bu yolla ticaret yapabilirsiniz. Rusya Avrupa bazli kurumlardan mali Türkiye üzerinden aliyor senelerdir.
Azerbaycan taraflarina cok bulasmanizi önermem (rüsvet cok döner) ama daha güvenilir bir ülke üzerinden sikintisiz sekilde halledersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
numune için normal kargoda mı gelmiyor.
0
duyuruuser
(22.05.25)
mirket: trol değilim, neden olayım, 50 tane sorum var duyuruda

hebanon: çok şey yazdım da, neyse. tik atamıyorum kusura bakmayın, çinden getirmek istedim minimum 350 metre getirmem gerekiyormuş. varsa bi 400.000 liranız yardımcı olabilirsiniz.

duyuruuser: hayır hiçbir şey gelemiyormuş
0
🌸ofelia
(22.05.25)
(23)

evli eski sevgili ile tekrar gorusuyorum, ne yapacagima karar vermeliyim

musicka
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.baska email hesaplari acip
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.

tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.

baska email hesaplari acip beni yedek hesap olarak eklemeye calismasi ve bana ulasan gmail bilgilendirme emaillerinin almanca olmasindan yola cikarak kim oldugunu tahmin edebiliyordum.

bende yeter bu ayrilik diyerek mesaj yazdim.

ertesi gun whatsapp'dan gorsusmeye baslamistik, yasimizi basimizi almis olmamiza ragmen nasil bir birimizi unutamadigimizi belirten flortlesme ile gecen ilk gun sonunda gorusmedigimiz 14 yildir evli oldugunu soylemesi beni sok etti. ben evlendigini duymustum ama bana ulasmaya calismasindan bosanmis oldugunu dusunuyordum.

konusmamizda eger ben de istiyorsam, ki kendisi dunden razi, hayatlarimizi birlestirmek icin bazi kararlar alinmasi gerektigini soylemesi biraz ucuk idi.

14 yasinda kizi var ve kizina benimle ilgili herseyi zaten anlatmis, dun onunla yazismaya basladigimizi da soyemis.

su an benim acimdan buyuk bir sorun yok gibi gorunse de alacagim karar cocuklu bir ailenin bolunmesine sebep olacak gibi.

ne yapmaliyim hic bir fikrim yok. bu buyuk bir ask hikayesi idi, ruh ikizi olarak goruyorduk birbirimizi, belki halen oyle.

ne yapmam gerektigi konusunda fikriniz varsa yazin lutfen kafamda ne yapmam gerektigini oturtmam gerek. cok kararsizim.

not: amacim evlilik disi iliski degildi ama olsa da hayir demezdim.ilk basta bosanacak ve sonrasinda tr'ye gelecek. yani evli biriyle gorusmeyecegim, cevap yazan herkese tesekkurler.
0
musicka
(21.05.25)
Senden de bi süre sonra boşanacak.
0
luluki
(21.05.25)
Yapma. Bulaşma.

Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır o.

Ama böyle bir insanla asla birlikte olma, ona güvenme.

İlle de birlikte olacaksan hayatıyla ilgili çözmesi gereken konuları çözsün, öyle birlikte ol. Ama yine de birlikte olma, güvenme, arkanı dönme.

Psikolojisi bozuk olsa gerek.
Hayat ve aşk öyle filmlerdeki gibi değil hele de 14 yaşında bir çocuğun varsa.

Yapabilirsen “bir sene görüşmeyelim, iletişimde olmayalım ondan sonra konuşalım” diyerek iletişimi sonlandır.
0
michael_knight
(21.05.25)
14 yılda insan kim bilir ne kadar evrim geçirir, değişir.
birbirinizden bu kadar uzakta iken aynı yöne doğru mu evrildiniz, farklı yönlere mi? bir araya gelseniz bile güllük gülistanlık olmayacak belki de. en doğru sözlerden biri: exten next olmaz.

bence bu bir çeşit takıntı.
taraflar sanki bi gün buluşsa ve bi kaç saat vakit geçirse tekrar kendi hayatlarına dönecek gibi. genelde öyle olur.
sanki 14 yıl öncesinden kapanmamış defterler var da, şöyle olsaydı böyle olsaydı diye ikiniz de durumu farklı bir zeminde değerlendiriyorsunuz gibi.

14 yıldır ayrısınız, bence ileri bakın.

bence ne yapacaksa kendi yapsın, sizi alet etmesin. sanki "sen ok dersen boşanacağım, boşta kalmak istemiyorum" gibi bir durum var.
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Exten next olmaz+1
0
Kediyi üzdün
(21.05.25)
Başkasına yapan size de yapar. Kadın açısından büyük aşk falan olduğunu sanmıyorum. Evlenmiş çocuk yapmış bir alman. Doğudaki zoraki evlendirilen bir türk vatandaşı değil.
0
filipis
(21.05.25)
bok gibi olaylar. kendini bu sacmaliga cekme.
karsidaki baya les, asosyal igrenc saplantili bir tip.
0
sonsuz
(21.05.25)
ayyyyyy insanların hayatları o kadar sıkıcı ki ne yapacaklarını şaşırıyorlar
0
deartheodosia
(21.05.25)
Bu hikayede sempati duyduğum tek kişi adamın 14 yaşındaki kızı.
0
peki madem
(21.05.25)
:D türk dizilerinde yok artık diyerek izlediğimiz hikaye. adam onay almadan karısından da boşanamıyor. ıyyyy ikinize de.
0
elorelia
(21.05.25)
duyurunun botları yine fikir beyan etmiş. empati beceriniz beş yaşında bir çocuğunkiyle anca yarışır.

@biseysorcaktim +1. Kadının takıntılı şekilde sana ulaşmaya çalışmasındaki tuhaflık bir yana, sen de gardını bir anda düşürüp kapılmışsın o histeriye. Baya bir ağırdan almanız lazım herhangi bir karar almadan önce.
0
beyfendi
(21.05.25)
bu kadar büyük bir aşkınız olsaydı ayrılmazdınız, demek ki sandığınız kadar büyük aşk ruh eşi durumu vs yok. 14 yılda insan çok değişir, o da siz de birbirinizi 14 yıl önceki gibi hatırlıyorsunuz bir araya gelseniz pek de etkileneceğinizi sanmam üstteki cevaplara katılıyorum.
14 yıllık eşine, çocuğunun babasına saygısı kalmayan bir insan size neler yapar, bunu bir düşünün derim ve uzak durun.
0
turuncu tonlarda
(21.05.25)
bu kadar uzun yıldır unutmayan kadını, erkeği saplantılı buluyorum. sağlıksız geliyor.

o vatandaş kuşkusuz boşanacak. belli ki eski tatlar damağınıza gelmiş. olur öyle. beraber bir kaç güç zehrinizi atın. daha da ötesi olmaz.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
çok yanlış bir karar olur. insanlar genelde geçmişi sadece olumlu yanları ile hatırlar. mutlaka ayrılmanızı gerektirecek olumsuz olaylar da yaşadınız

şu anki evliliği ile ilgili sorunları var ve ayrılma kararını almasında kendisini cesaretlendirecek bir olay istiyor. onu bırakıp sizle olsa her şey çözülecek gibi hissediyor. ancak bu muhtemelen doğru değil. 14 senede çok şey değişti, çok şey yaşandı.

eğer böyle bir şey yaparsanız ikinizin de üzüleceğini düşünüyorum
0
abelardo
(21.05.25)
boşansın sonra bakarsınız, bir yere kaçtığınız yok. boşluğunuza gelmiş. 14 sene bekledik, biraz daha bekleriz gibi cevabını yumuşat istersen.
0
gabe h coud
(21.05.25)
ne kadar uzun sureli bir iliski oldugunu bilemiyorum elbette ama 35 yasinda olsaniz, 20 yasinda geride biraktiginiz bir insana geri donmekten bahsediyorsunuz. allah askinda 20 yasinda ne olmus olabilir? daha gencseniz diyecek bir sey bulamiyorum bile. 40 yasindaysaniz ve bu soruyu sorduysaniz da buyuk sikinti zaten.


Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır. +1

bence bir yetiskin olarak neden bu kadar takili kaldiginiza bakin ve tanimadan bir insanla iliskiye baslamayi neden dusundugunuzu degerlendirin. bu insani tanimak istiyorsaniz o baska ancak 14 sene once geride biraktiginiz bir kisiyi su anda taniyor olma ihtimaliniz sifir. bu ancak iki kisinin de 14 senede bir arpa boyu yol almamasi ile olabilir.
0
kassiopeia
(21.05.25)
14 yildir görüsmedigin eski sevgilinin 14 yasinda kizi varsa bu cocuk senin oluyor karsim, evlendigi adamin degil. cocuklar evlendigin günün ertesine dünyaya gelmiyor cünkü. yok evlendigi adaminsa cocuk sayet, zamaninda sana boynuzu takmis demektir. törpüyü duyuru ekibi birlesip yollariz sana. yok bizimki büyük askti maskti gec bunlari. otur bir ay hesabi yap bakalim. yapman gereken tek sey bu.
iki ihtimal de kadinin karakteri hakkinda harika ipuclari veriyor sana.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
konusma ben konuşuyorum+ AHAHAHHAHAHAHAHHA çok büyük aşk ruh eşi falan filan;)) ama ayrıldığınızda ya da öncesinde çocuk yapmış ve evlenmiş. evliyken de danışıyor boşansam mı diye. hikayede sempsti duyduğum değil acıdığım kişi adamın kızı. eminim kendisini babasından daha olgun hissediyordur zira ona da danışmış görünüyor. fail
0
ala09
(21.05.25)
uzay?
0
sonsuz
(21.05.25)
hızlıca uzaklaşın oradan önünüze bakın hatta direkt engelleyin, sonra keşke bu yazılanların tümünü dikkate alsaydim diyeceginiz bir hikaye bu.
0
sinematikcrop
(21.05.25)
Yukarıda yazılı pek çok cevaba katılıyorum.
Merak ettiğim kadının(erkeğin) sizi 14 yaşında bir çocuğa anlatmış olmasına bir tek ben mi takılıyorum?
Çocuk demeyecek mi sen onun için annemi(babamı) boşadın?
ÜStelik yetişkin olarak sizin bile aklınızı karıştıran bir durum neden daha ergenliğe yeni adım atmış, anası babası boşanmak üzere bir ergen adayı ile paylaşılır ki?
Gerekirse bir ilişki olur, rayına ve güvene oturur, çocukla yavaş yavaş ondan sonra konuşulur.
Bu bana sağlıklı ruh hali ve bilinçte olan bir ebeveyn davranışı gibi gelmedi. Sadece bu bile beni karşımdaki kişiden uzak tutmaya yeterdi.

Diğer sebepleri yazmışlar zaten. Gayet haklılar.
Siz de çok normal davranmıyorsunuz. Aşk / ruh eşi haliniz gerçek olsaydı bugün birbirinizle evli olurdunuz. Sizinki de gayet takıntı. Bu ilgi hoşunuza gitmiş. Dost değilim ama acı söyledim, siz sorduğunuz için.

Kısa keseyim: kafa karıştıracak bir durum yok. Uzak durun. Net.
0
strawberry first
(21.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.
0
🌸musicka
(24.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.


su an herkes
0
🌸musicka
(24.05.25)
aa ben seni kadın zannetmiştim. boşanacak olan eski sevgiliyi erkek zannetmiştim.

abicim bırak bu işin peşini zorlama bence. nereden bakarsan bak yanlış görünüyor.

son yazdığın cevabı iki kere göndermişsin ama yine eksik kalmış galiba.
0
abelardo
(24.05.25)
(18)

Afrika'da kurban kesmek

badseed
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
0
badseed
(16.05.25)
3 tane kesiyorlarsa 10 tanesinin parasını cebe indiriyorlardır, su kuyusu açanlar da muhtemelen böyle yapıyorlardır, din ve kardeşlik için yapılan bu tür organizasyonların güvenilir olma ihtimali sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Güven meselesi ve tabi iyi araştırmak lazım.
Daha önce katılmıştım bu sene de katılacağım.
Biri Gazze , diğeri de Afrika olmak üzere.
İsmimizin de bulunduğu videoyu sms ile gönderiyorlar.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
Kaleci +7 tüm dini olaylarda olduğu gibi keriz silkme
0
abuzer
(16.05.25)
Oradaki baronlara gidiyor.

Afrika‘da zaten yardimlar yerine ulasabiliyor olsa bu kadar kötü durumda olmazlardı.
0
sonsuz
(16.05.25)
Ben senelerdir güvendiğim bir dernek üzerinden Afrika’da kestiriyorum. Benim adıma vekaleten kestiklerini söyledikleri kurban kesim videosunu gönderiyorlar her sene. Ben Avrupa’da yaşıyorum, Almanya merkezli ama çok uluslu bir sivil toplum örgütüne mensup bir arkadaşım her sene görevli olarak gidiyor Afrika’ya ve onlarca fotoğraf paylaşıyor. Cebe indiriyorlar, keri silkmece diyenlerin kaynaklarını merak ettim. Belki sahtekarlar vardır ancak hiçbir kaynak olmadan bunu yapan bütün oluşumları zan altında bırakmak önyargıdan başka ne ile açıklanabilir bilmiyorum.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Why nations fail - daron acemoglu

Okuyun da dünyaniz „ bir arkadasim“ seviyesinde kalmasin
0
sonsuz
(16.05.25)
Video gönderiyorlar
0
kaptan maydanoz
(16.05.25)
"video gönderiyorlar" çok da güvenilir bir kaynak değil neticesinde hayvanın kesilme esnasında birden çok kişi adına çekilebilir.

Bu işler güven ve inanç meselesi bunlara sahipsen en kitleli olanlara bakmak lazım. ben güvenmiyorum ve bu kitleye inanmıyorum.
0
biravekahve
(16.05.25)
Yardim kuruluslarin hepsi para kazanmak zorunda ben bunda bir sorun gormuyorum. Yani 30bin'e kurban bagisi alip bunu 15bine kesiyolarsa sorun yok ama kesiyolar mi kismi biraz supheli. Biraz arastirma yaptim ve ilginc olarak sefkateli en mantiklisi gelmisti guvenilirlik bazinda. Diger dernekleri de paylasirsaniz sevinirim.
0
🌸badseed
(16.05.25)
annelerinin isinsinlar diye ellerine fön makinesi verip yan odada intihar ettigi cocuklarimiz olmadigi icin, ne idügü belirsiz kuruluslara para verip ne idügü belirsiz köylerde radikallesmis kabilelerin cocuklarini beslemek muazzam gerekli. bu tip islere para verenin seye sürelecek akli yoktur. ne amacla olursa olsun. din kisminda, kurban kisminda falan degilim. instagram'da da Aynebilim diye bir kadin var, öyle dini bir amaci yok ama kambocya'da bir sikko köy icin para isteyip durur. sahiden, ogluna pantolon alamadigi icin intihar eden baba, ayagi kangren olmasina ragmen 78 yasinda cöp karistiran insanlar yok cünkü bu ülkede, anca kambocya'da buluyorlar müskül durumda insan. ülkenin tuvalet kagidi olmus parasini da afrika'ya, kambocya'ya akitmakta beis görmüyorlar.
kurban kesmek farz degil, sünnet. durumun yoksa kestirtmezsin. kurban kestirtip tamamini fakire dagitmak zengin icindir. ücü besi zor bir araya getirip kurban kestirtene bile kurban etinin üçte bir usulü ögütlenmis, git hepsini afrika'da dagit denmemis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.05.25)
bu adamlar gidecekler dünyanın alakasız bir köşesinde kurban kesmek için organizasyon yapacaklar, bunun için zaman harcayacaklar, bunun için bir dolu para harcayıp sağa sola bir dolu reklam verecekler, ve bunu sadece allah rızası için yaptıklarını iddia edecekler.

bana hiç mantıklı gelmiyor. bu işten maddi bir menfaati olmayan birinin / birilerinin bu kadar zahmete gireceğini düşünemiyorum:

1- ya ceplerine para gidiyor olması lazım.
2- ya da bu kurbanların kesildiği, yardımların yapıldığı bölgelerde bunlara verilen bir misyon var ve bu misyonu gerçekleştirmek için bölge halkına yardım etmeleri gerekiyor (çok eskiden deniz feneri fakirlere yardım yaparken, "bunlar akp'den geliyor" diyordu mesela)
0
co2s2
(16.05.25)
@biravekahve

Kesimden hemen önce biri elindeki panoda kesim için katkıda bulunanların isimlerini gösteriyor. Sesle de ifade ediliyor tam bu esnada kesim oluyor.

Fiyatlar bizim buradaki kurbanlara göre kıyaslanmaz çok daha uygun.
Tabi asıl niyetimiz zor durumda olanlara yardımcı olmak olmalı.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
bkz: deniz feneri davası

bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.
0
yurtsuz john
(16.05.25)
kurban kesmiyorum/kestirmiyorum, hele afrikada yok burda, yok surda hiic girmem.

+konusma ben konusuyorum daha bitirmedim' a katiliyorum. illa bir seyler yapayim, birinin hayrina gitsin diye dusunuyorsaniz, bunun icin kurban kesmek gerektigine de inanmiyorum.

peki bu insanlari nereden bulacagim dye soruyorsaniz da belediyeler biliyor, muhtarlar biliyor. gidiyorsunuz, ne yapmak istediginizi soyluyorsunuz size aileleri soyluyorlar, durumlarini anlatiyorlar ve aradan cekilip, yardimin seklini, miktarini suresini size birakiyorlar ve sizi tanistiriyorlar.

arada biri yok, dogrulugu bilinmeyen bagislar, videolar yok.
0
65 derece
(16.05.25)
Konuşma +1. Ben üşenip yazamazdım.
0
asteriks
(16.05.25)
Ben kurban kestiriyorum Afrika’da. Bu güne kadar olumsuz bir durum yaşamadım. Daha önce çocukların katarakt ve çeşitli ameliyatları için de bağış yaptım. Hepsi karşılığını buldu. Hala ara ara görüştüklerim bile var.
0
ezkaza
(16.05.25)
Arkadaşlar bir organizasyonda yolsuzluk olması bütün organizasyonlarda yolsuzluk olduğu anlamına gelmiyor. Her şeyi aynı kefeye koyup bütüncül bir değerlendirme yapmak kognitif açıdan daha rahat bir işlem anlıyorum ama “doğru” cevabı öğrenmek istiyorsanız, analitik biçimde bölerek değerlendirme yapabilmeniz gerekiyor. Ha amaç önyargılar üzerinden siyasi pozisyonunuzu konsolide etmek ya da nefret ettiğiniz belirli bir kitleyi bütün olarak zan altında bırakmaksa, 2 dernekte çıkan yolsuzluk sebebiyle bu işi iyilik amacıyla gönüllü olarak yapan bir dolu insana kin kusmaya devam edebilirsiniz.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
(6)

37 yaşında her şeyi bırakıp almanya’ya göç

asap raki
bir arkadaşım için soruyorum.37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sa
bir arkadaşım için soruyorum.

37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sakin biri. orada doğmuş büyümüş.

kadın kişisi artık evlenmek çocuk sahibi olmak istiyor. yaşadığı şehirde bu çok mümkün görünmüyor. bütün kariyerini bir kenara bırakıp evlenip almanyaya gitmesi ne kadar mantıklı? evleneceği kişi ultra zengin değil ama maddi durumu iyi yine. maaşlı işte çalışıyor, kendine ait evi var, orada vatandaş haliyle. türkiyede de biraz malı mülkü var.

ancak ben almanyaya gidip buradaki kariyerini çöpe atma dedim. çünkü oraya gidince buradaki kadar saygın düzgün bir iş bulma ihtimali nedir bilemiyorum. ayrıca iş bulamaması durumunda maddi olarak birine bağımlı olacak. evleneceği kişi düzgün iş bulamaman durumunda zaten mecbur ben bizi maddi olarak çekip çevireceğim gibi bir şeyler demiş. gelip senden orada kasiyer olmanı bekleyemem demiş.

ben de uzun vadede nasıl olur diyorum. psikolojisi çok kırılgan. çok aşırı cin gibi, haksızlık karşısında bağırıp çağırıp kavga edecek bi insan değil, naif birisi. bir kez daha evlenip boşanmaktan çok korkuyor. ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.

sizce ne yapmalı? ben böyle efendi düzgün biriyle tanışamıyorum falan diyor. sırf bir ailem olsun diyip böyle bir şey yapılır mı?
0
asap raki
(13.05.25)
37 yaşında biri türkiye'deki hayatından bıkıp başka bir ülkeye göç edebilir. gerekirse daha düşük bir işte de çalışabilir. özellikle biz türklerdeki bu 'ben beyaz yakayım, bedensel işte çalışmam' gururunu anlamıyorum. bu narsist gururumsu şey akademisyenlerde nedense daha çok oluyor. göç ettiğin ülkede yaşamayı kafaya koyduysan gerekirse bir iki yıl kasiyerlik de yaparsın. zaten aklı çalışan, kendini geliştiren biriysen bir şekilde yolunu bulur, kendini bir ofis işine atarsın yine.

ancak bahsettiğin kişinin kırılgan yapısı, zannediyorum ki evleneceği kişiyle aralarında bir sevgi olmaması ve sırf hayatını değiştirip çocuk yapmak için onunla evlenecek olması bu planı zora sokuyor. bu ilişki biçimi ve bu ruh haliyle almanya'da tutunma ve mutlu olma ihtimalini düşük görüyorum.
0
sir gawain
(14.05.25)
Gidilmez. Bir kaç seneye mesleğinin zirvesine çıkacak biri niye gidip başka yerde kasiyerlik yapsın? Aile kurma meselelerinde de işler istediği gibi gitmeyebilir. Too risky.
0
thugster
(14.05.25)
Kariyer bırakıp gitmek mesele değil bence. Ancak yaşadığı sorun ya da sorunların işiyle çok alakası yok anladığım kadarıyla. İşinden memnun olmasa, Türkiye'de de başka alternatifi olmasa gitsin derdim. Hayatını yoluna koymak için psikolojisini düzeltmesi lazım önce. Evlenip çocuk yapmak istiyorsa bunlar da sıraya gelir düzgün bir psikolojiyle.

Bence sorudaki en kritik kısım: "...ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.". Bu durumun yaşanması çok olası. Evlenip boşanmaz belki tekrar ama zayıf bir psikolojiyle iş bulamadığı ve maddi olarak özgür olmadığı ortamda kendini hapsolmuş hissedecek. Tanıştığı kişi her ne kadar aksini söylese de kendini ona yüklenmiş bir yük gibi görecektir. Her tartışmanın ucu da bu duruma bağlanır. E muhtemelen çevresi de olmayacak kısa vadede. Sonuç olarak içine düşebileceği durum mevcut halinden çok daha kötü olabilir. Bu riski göze alıyorsa atılacak bir adım bence.

Kasiyer olarak çalışma meselesine gelecek olursak, bunun bence gururla bir ilgisi yok. Yapılmayacak bir iş değil fiziksel iş. Ancak akademik kariyerinde 37 yaşında profesörlüğe yakın birinin yaşam konforunun bu kadar dramatik değişmesini psikolojisi kaldırmaz. "Ben niye geldim ki buraya?" diye sormaya başlar kendine ve bütün ufak olumsuzluklar batmaya başlar. Hatta Türkiye'de olsa daha beterini yaşayacağını bildiği ufak olumsuzluklar bile batar.

Evlenip çocuk sahibi olmak hayatındaki her şeyi yoluna koyacaksa gitsin. Ancak öyle olacağını pek sanmıyorum. Nitekim Almanya'ya yerleşmek, hem de yepyeni bir hayata adım atmak olumlu görünse de beraberinde çok büyük zorlukları da getirecek. Bu zorluklarla mücadele edecek psikolojisi yoksa çok zorlanır.
0
himmet dayi
(14.05.25)
hocam ben erkek bireyim ama kadın olarak empati yapıyorum. buradaki kariyerini çöpe atması, kocaya bağımlı olacağı anlamına gelir ve bu bence bir sorun. en ufak tatsızlıkta arkadaşınız bireysel özgürlüğü olmayacağı için her şeyi alttan alacaktır.

eğer okuduğu bölüm almanya'da geçerliyse bence bir an önce almanca öğrenmeye baksın ve orada bir üniversitede görevine devam etsin. aksi taktirde çok mutlu olacağını zannetmiyorum.

imza: almanya'da 4 yıl yaşamış bir birey.
0
elektr10
(14.05.25)
Arkadaşlar, böyle durumlarda benden size tavsiye: Nasip kısmet meselelerinde kimseye sakın tavsiye vermeyin. Sonuç müspet olursa, ne güzel. Oraya gidip sonucu kötü olursa ve sizi suçlasa da çok sıkıntı yok bence; ama gitmeyip kaldığında, şayet burada bir aile kuramazsa, inanılmaz ah alırsınız. “Aile kurmamın, çocuk sahibi olmamın önüne geçtiler,” derler. O ahı, kesinlikle alırsınız. Kesin. Aman diyeyim.

Sorunun cevabına gelince: Açıkçası çok bireysel bir soru. Benim için ailem olmadıktan sonra işmiş, kariyermiş önemsiz şeyler. Ben aile insanıyım. Üstelik gittiği yerde tamamen adama bağlı olmak zorunda değil. Belki 20 saat bir yerde çalışacak, gene iyi kötü bir şey kazanacak ama ailesini de kurmuş olacak. Ben bu opsiyonu kesinlikle tercih ederdim. Ailem olmadıktan sonra Microsoft’a CEO olmuşum, ne yazar?

Kadın için ne önemli? Tek yaşayıp tek göçmek ama kariyer yapmak mı? (Bu da ne demekse… Kimse sizi öldükten 5 sene sonra hatırlamayacak.“Kariyer kariyer” herkesin ağzında, ama kime yapıyorsunuz bu kariyeri? Zengini zengin etmek için. Yaşlılığınızda ne olacak? Anneniz, babanız, kardeşleriniz göçtüğünde?)
Yoksa ailesini kurmak mı önemli?
Kaldı ki profluga bu kadar yakınsa o ülkede de hem akademide hem özelde istedigi gibi bir isi zaman içinde bulur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.05.25)
herkes kendi işine baksın.
0
janderzel zartanyan
(14.05.25)
(13)

Katedral pisliği

michael_knight
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli. Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli.

Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
0
michael_knight
(26.04.25)
pics or it didn't happen bro
0
sonsuz
(26.04.25)
Bilmem kaç yüz yıl önce yapıldığı için gidip kloraklayamiyorsun. Kol gibi ücreti var ve çok zaman oluyor ve bazilarinda kullanilan taslar sebebiyle zaten yapamıyorsun. Sonuçta çimento ve kiremit değiller.
Bazılarında arada sırada yapiliyor diye biliyorum.
Bu kadar yıllık katedral geçmişimde hiç kafama takilmadi ama istersen orada bir 1000€ atıp bunu yikamaya kullanın diyebilirsin gönlünden geçiyorsa.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
tarihselliği yansıttığı için ellemiyorlardır genelde
(bkz: patina)

yalnız başlık yanlış anlaşılmaya müsait ve sansasyonel olmuş. şöyle olabilirdi:
"Katedral dış cephesindeki taş oymalar üzerindeki siyahlık ve bunların temizlenmemesi"
0
ermanen
(26.04.25)
güzel bir kontrast oluşturduğu için göze hoş geliyor. tamer bey gibi beyazlatsalar yavan görünür bence.

köln katedralini, edinburg yapılarını pammık gibi düşünemiyorum.
0
yurtsuz john
(26.04.25)
tarihi eserler olduğundan powerwash'a çok uygun değiller riskli olduğundan. yoksa içinden bile geçersin. bence de leş gibi duruyor bu arada.

örneğin, normalde roma heykelleri de beyaz değildir ama insanların aklında beyaz mermer görüntüsü normal olduğundan, boyanmış hallerini görünce kanıksarlar ya. bence bu leş katedrallerin de yapıldığı dönemde o majestik görüntüleri zamanla gördüğümüz gibi kapkara hale gelmiş ama tıpkı heykellerdeki gibi aksi yönde kanıksanmış. temizlesen, bok gibi olmuş derler. halbuki intended versiyonu o katedralin normalde. öyle görmen gerekiyor.
0
sanal hayvan
(26.04.25)
sonsuz +1

Ulan bunca yil onlarca katedral gordum, hic de dikkatimi cekmedi, gozumde dahi canlanmadi bile iyi mi?
0
freedonia
(26.04.25)
@sonsuz ve @freedonia, siz foto isteyenlerin hayatında daha önce katedral fotoğrafı gördüğüne bile inanamıyorum. Bakınca ilk gördüğüm şey o kirler:
Örnek fotoda sol tarafı temizlemişler:
buffaloah.com

@logisticsmanager, kilisenin de parası yoksa biz ölelim. Google'a göre 100 milyar dolar civarları veya çok daha fazlası serveti varmış, benim bin euro kaybolur gider.

@ermanen böyle biraz kışkırtıcı sorayım ki ilgi çekip daha fazla cevap alayım istedim. Reha Muhtar izleyerek büyümüş nesilim.

@yurtsuz john tamer bey kimmiş diye baktım, öğrendim. Popi olduğunda görmüştüm ama ismi aklımda kalmamıştı. Hafızanda daha faydalı bilgilere yer açmanı öneririm.

@sanal hayvan, benimle aynı fikirde olduğun için bence en kral insan sensin şu anda.
0
🌸michael_knight
(26.04.25)
Ben bir kere denk geldim, buhar gibi birşey püskürterek temizliyorlardi
0
mirty
(26.04.25)
bence ilginc bir soru. Köln Katedrali temizlenmeye başlanmış mesela:
www.kaercher.com

düşük basınçlı mikropartikül püskürtme yöntemi kullanılarak temizlik yapılıyormuş. taşlar hassas çünkü. basınçlı su daha çok zarar verir sanırım. havadaki kükürt ve asit yağmurları da kararmasına neden oluyor.

Reddit'te de biri kısaca soyle demis:

Köln Katedrali'nde farklı taş türleri ve renkleri kullanıldığı için, temizlenirse bugünkü siyah tonun yarattığı bütünlük kaybolur, yamalı bir görüntü oluşur. Ayrıca temizlik çok maliyetli ve zahmetli olduğu için, katedral atölyesi temizlik yapmamaya karar verdi.

tabii 7 yıl once denmis bu. temizlemeye karar vermisler simdi.
www.reddit.com
www.reddit.com
0
ermanen
(26.04.25)
Bahsettiğiniz olayı direkt anladım ancak zannettiğiniz aksine o durum yüzyılların kiri pisliği değil, tamamen kullanılan materyalin yarattığı bir durum.

O katedrallerin çok büyük bir kısmı kireçtaşı kullanılarak inşa edilmiştir. Kireçtaşı (ve bazen kumtaşı) yüzeyleri havadaki kükürtdioksit ile birleşip jips (kalsiyum sülfat) denen bir katman oluşturur ve bu katman hem koyu renkte olur hem de zamanla taşın üstüne yapışır.

Neden kireçtaşı kullanıyorlardı diyorsanız da birçok sebebi var. Mesela yerel bir malzeme kireçtaşı birçok ülkede. Üstelik, ilk çıkarıldığında yumuşak olması sebebiyle işlemesi kolay bir taş. Bu yumuşaklığı zamanla kaybettiği için zamanla sertleşerek yüksek yük taşıma kapasitesine sahip bir taş. Katedralin tamamında kullanılmayacaksa bile tonozlar, kemerler örülürken kireçtaşı tercih edildiği olmuştur.
Mesela Amiens Katedrali (Fransa) yapısal taşıyıcılarda yerel kireçtaşı ile fakat dış cephedeki heykellerin ve süslemelerin bir kısmında daha ince işlenebilen, bazen başka taş ocaklarından getirilen özel yumuşak taşlarla inşa edilmiştir. Salisbury Katedrali, Westminster Abbey, Rouen Katedrali, Duomo di Milano başka örnekler bu olaya.

Aynı zamanda din, her zaman bu kadar kenara itilmeye müsamaha gösteren bir şey değildi. Çok uzun yüzyıllar boyunca insanlar üzerinde korku aracıydı. Kireçtaşının zamanla kararması insanlar üzerinde bir dini binanın yaratması gerektiğine inanılan gloomy havayı iyi yaratıyordu.

Ek olarak, bu yüzeyler zannettiğiniz aksine sık sık bakıma girer ve temizlenir ancak materyalin tekrar jips ile kaplanması sadece birkaç sene sürer. Bu bakım işlemi genelde 4 aşamada tamamlanır ve her defasında tek cephe üzerinde çalışılır ki katedralin tamamını kapatmak zorunda kalmasınlar. Kireç ve kumtaşı o kadar hızlı kararır ki genelde 4. cephe de bittiği vakit ilk cephe neredeyse yarı yarıya tekrar eski görünümünü yakalamış olur.

Bunu ben de merak etmiştim vaktinde, bana da kirli gözüküyordu ancak sonra mesleğe girince fark ettim ki, fonksiyonellik ve maddiyat estetiğin önüne geçebiliyor ve üstelik bu materyalin sürekli beyaz tutulması resmen imkansız bir şey.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.25)
@michael; çoğu kilisenin bakımının sorumlusu devletler, yerel kurumlar. Vatikan değil. O yüzden papa elini cebine atsın diye bir şey yok.

O yüzden 1000€yu devlete yatırırsan yardımı olabilir. Ben misal kiliselere klorak dökülmesi için vergi alınmasını istemem. Görsel olarak bana etkisi yok ve dedigim gibi hayatımda ilk defa umursandigini gördüm demekki çok ufak bir kitlenin gözüne batiyor. Çok önemli bir şey olsa emin ol zaten bir politik partinin konusu olurdu.

Yani soru enteresan olsa da dediğim gibi 8 yıllık yurtdışı hayatımda bunu önemseyen bir insana denk gelmedim demekki bunu pis bulan, önemseyen sayısı sınırlı. Ve olmama sebepleri de zaten açıklanmış.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
Her yeri yıkayan dandik bir fenomenimiz vardı, onu göndersinler foşur foşur yıkar.
0
10551037
(26.04.25)
kara taşlı kilise kasvet hissi veriyorsa beyaz taşlı da görkem hissi vererek yaratması gereken havayı yaratır. bkz. bütün vatikan, la sagrada familia...

zaten insan kasvetten çok görkem ile harekete geçer. kasvet bir yerden sonra insanı tüketir.

kilise 500 senelik, 300 sene önce kafaya koyup taşları kazısa 10 seneye tekrar kararacağını elbette biliyorlar, boş yere uğraşmamışlar. buradan ideolojik üfürmeye lüzum yok.

önce fikrini söyleyip sonra hikayesini yazmış. bi taraftan uydurma kötü bi retorik olmuş. nasılsa sallayana bi şey yapmıyorlar ahahahah. freud daha güzel sallıyor.
0
lambırcek
(27.04.25)
(2)

Diptyque parfümünü nasıl bilirseniz?

put it in your appropriate place
Pek anlamam parfümlerden. Diptyque duydunuz mu daha önce, tavsiye eder misiniz? Veya bunu, buna bak, iyidir diyeceğiniz var mıdır?
Pek anlamam parfümlerden. Diptyque duydunuz mu daha önce, tavsiye eder misiniz? Veya bunu, buna bak, iyidir diyeceğiniz var mıdır?
0
put it in your appropriate place
(29.03.25)
Evet. Mum ve oda kokusu da yapıyorlar :)
Bunun hastasiyim;
www.diptyqueparis.com
0
logisticsmanager
(29.03.25)
ben parfümünü kullaniyorum, cok basarili. tavsiye ederim. chloe love piyasan kalkinca yöneldim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.03.25)
(6)

Hangi baskın duygu tarafından yönetiliyorsunuz?

sekizdokuzon
Beni kaygı yönetiyor. Sizde durumlar nasıl?Teşekkürler.
Beni kaygı yönetiyor. Sizde durumlar nasıl?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.03.25)
Öfke ama bu politik olaylardan dolayı değil genel olarak ama kaygım öfkeye de dönüşüyor olabilir, dışarıdan sakin biriyim, şiddet eğilimim yok içimde patlıyor her şey :(
0
grimavi
(21.03.25)
Gelecekle ilgili belirsizlikler, olumsuz senaryolar, kontrol dışına çıkma korkusu ve kendimle çatışmalarım var: öfke var, umutsuzluk var, suçluluk, huzursuzluk, gerginlik…

Duygusal zararları öngörüp gelecekten kopmak var. Hepsi kaygının altında toplanıyor.
0
vedatchilipeppers
(21.03.25)
Hicbir baskin duygum yok. Durumlar karsisinda gereken farkli tepkileri veririm. Sinirlendirilmem asssiri zordur. Genel olarak sakinlik ve akisina birakmak duygulariyla yasarim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.25)
Benim de kaygı. Kaygı ve endişe baskın. O da hep belirsizliklerle dolu bi hayatım olduğundan.

Hayatımın bi bölümünde öfje baskındı ama o duygu durumundan nihayet paçayı sıyırdığımı düşünüyorum.
0
truf
(21.03.25)
utanç galiba.
0
suyin
(22.03.25)
Geleceğe yönelik belirsizliğin vermiş olduğu kaygı diyebilirim. Çünkü istediğim şey, kendimce sınırlarımı görmek ve bunu zorlamak, kendimce güzel bir hayat yaşamak. Ara ara zaman geçiyor diye tribe girdiğim oluyor.
0
put it in your appropriate place
(22.03.25)
(13)

Bulaşık makinesi tableti

asteriks
Tablet ne kullanıyorsunuz? Makineyi açınca yoğun koku oluyor. Tableti kırıp kullananlar oluyormuş. Deneyen var mı? Ya da marka öneriniz var mı?
Tablet ne kullanıyorsunuz? Makineyi açınca yoğun koku oluyor. Tableti kırıp kullananlar oluyormuş. Deneyen var mı? Ya da marka öneriniz var mı?
0
asteriks
(25.02.25)
Moms green kullanıyorum. Tek tablet. Memnunum. Kırmakla falan uğraşmam hiç. Koku da olmuyor organik olduğu için
0
mor oje
(25.02.25)
koku nasıl bir koku? makineyi düzenli aralıklarla temizleyici kimyasallarla (Quick'n shine öneririm) temizlemek lazım. Ayrıca giderini de temiz tutup tuzunu eksik etmemelisiniz. muhtemelen bunlardan kaynaklanıyordur. ben fairy kullanıyorum, gayet güzel.
0
orient blue
(25.02.25)
Deterjan kokusunu diyorum. Makineyi temizliyorum.
0
🌸asteriks
(25.02.25)
finish powerball quantum/ultimate. arada bir de pril in tablet makine temizleyicisini kullanıyorum, çoğu temizleyici gibi boş makinede kullanmak gerekmiyor.

makinenin giderini de temizleyin sık sık.
0
inheritance
(25.02.25)
Fairy tablet kullaninca oldu bizde o koku. Sonra baska markaya degistirdim. Bir alternatif olarak sivi deterjan da kullanabilirsin. Dozaji kendin ayarlayabiliyorsun.

Bu durum filtrelik bir sey degil. Benim makinem yepisyeniydi ben bu problemi yasasigimda. Makineyi ilk kullanmaya basladigimda fairy tablet vardi evde. asiri kimyasal deterjan kokusundan rahatsiz olup baska markaya degistirdigim an o koku gitti. Elimde kalan 5-10 fairy tableti sonra ne zaman kullanmak istesem o koku hep geri döndü. Kirli filtreli makinede koku da kötü oluyor. Bu bahsedilen temiz ama yogun bir kimyasal kokusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.25)
makinenin alt tabanında filtreleri söküp temizlemeniz lazım.
0
adivar
(25.02.25)
genelde fairy platinum ve finish parlatıcı kullanırım, green clean tablet de kullanmıştım, hiç koku olmadı.

şununla da makina temizliğini yapıyorum:
www.amazon.com.tr

kenarlardaki lastikleri de hafif bir temizleyiciyle siliyorum.
0
visnebahcesi
(25.02.25)
finish ultimate plus.

bi koku almadım ben baya güzel temizliyor da.
0
jelly bear
(25.02.25)
Moms green +1
0
mikahakkinen
(25.02.25)
Deterjan kokusundan ben de çok rahatsız oluyorum. Şu ikisi de parfümsüz, çok memnunum:
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

Şu da parfümsüz elde yıkama deterjanı:
www.rossmann.com.tr
0
fotrsapka
(25.02.25)
Geçen gün bir üç harfli markette kasa bası muhabbeti yapan 10-15 ev hanımı, piyasaya yeni çıkan sparks marka tabletlerin piyasanın açık ara en iyisi olduğunu söylüyorlardı.
İnandım, denedim, hemfikir oldum.
0
Mirket
(25.02.25)
goingzeero.com

marketlerde hangisinde indirim varsa onu alıyorum tablet olarak. balık gibi ağır yemekler veya makine tam dolu olduğunda tablet kullanıyorum.

gz'nun tek sıkıntısı tavsiye edilen bir kaşıktan fazla ürün koyunca bardaklar matlaşıyor. onun da çaresi limonla sırçaları silmek.
0
janderzel zartanyan
(25.02.25)
Aynı kokudan ben de muzdaribim. Özellikle Fairy aşırı kokuyor bence. Frosch kullanmaya başladıki memnunuz.
0
tss
(26.02.25)
(7)

Martılar kargalar karda kışta nereye sığınıyor? Üşümüyorlar mı?

ermanen
İstanbul'da yoğun kar başladı. Baya yağacak heralde.Martılar karda kışta üşümüyor mu? Nereye sığınıyorlar?Soğuk havaya daha dayanıklılar tabii diğer kuşlara göre ama kar da işin içine giriyor.Bu havada gezen ve çatıda duran da var.Haliç tersanesine ve gemilere de mi sığınıyorlar bazen acaba...Kargal
İstanbul'da yoğun kar başladı. Baya yağacak heralde.
Martılar karda kışta üşümüyor mu? Nereye sığınıyorlar?
Soğuk havaya daha dayanıklılar tabii diğer kuşlara göre ama kar da işin içine giriyor.
Bu havada gezen ve çatıda duran da var.
Haliç tersanesine ve gemilere de mi sığınıyorlar bazen acaba...

Kargalar da biraz büyük, ağaçlarda da duruyorlardır belki. Ama mesela Kuzey Amerika'da kış gelince göç edenler var. İstanbul'dakiler göç etmiyor sanırım.

Daha küçük kuşlar ovuklara, çatı aralarına, bir yerlere girebiliyor sanırım. Güvercin, serçe gibi.
0
ermanen
(19.02.25)
Burada kar yağıyor, az önce camdan baktım 5 tane martı uçuyordu, sanırım üşümüyorlar.
0
lamborcini
(19.02.25)
Balıklar da buzlu suyun altında yüzmeye devam ediyorlar, bilmiyorum gidip sormak lazım
0
HellKeePer
(19.02.25)
@HellKeePer

Balıklar apayrı konu. Balıklar soğukkanlı, yani vücut ısıları çevredeki suyun sıcaklığına göre değişir. Su soğuksa balık üşümez çünkü vücutları suya uyum sağlar. Ama su sıcaksa, balık da daha sıcak olur. Kuşlar ise sıcakkanlı, yani vücut ısılarını kendileri korurlar ve dışarısı soğuk olduğunda üşüyebilirler.
0
🌸ermanen
(19.02.25)
Biz bile kuş tüyü, kaz tüyü montlar giyiyoruz çünkü bu kanatlı hayvanların tüyü hayvan gibi ısı yalıtımı sağlıyor.

Göçmen kuş değil ki bunlar, yaşadıkları iklime uyum sağlayanlar çoğalıyor, uyum sağlayamayan fazla üreyemeden ölüyor. Sığındıkları ağaçlar, kapalı yerler de vardır mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
kuş uzmanı değilim ama martıların üşüdüğünü sanmıyorum. neticede onlar su kuşu ve daha önceki yıllarda böyle karda falan denizde yüzdüklerine şahit oldum. onların tüyleri yağlı ve muhtemelen tenlerine su değmiyordur. tüylerindeki yağlı katman onları su ve soğuktan koruyordur. karga ve güvercinleri bilemem ama onlar da sonuçta açık hava hayvanı elbet dirençleri bizden daha yüksektir.

şöyle bir şey var www.youtube.com
0
exlibris
(19.02.25)
kargalari bilmiyorum ama martilarin deniz kusu olmasindan ötürü ördekler gibi tüylerinin hidrofobik olabilecegini düsünüyorum. su video benim cok hosuma gitmisti: www.youtube.com
google'a sorarsak bence martilarin tüyü de ayni böyledir.
www.youtube.com

exlibris neredeyse ayni seyi benden önce yazmis, yazdiktan sonra fark ettim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
ölüyorlar

kargalar itlaf ediliyordu haşerattan farksız olduğu için
6 Nisan 1932, Akşam gazetesi
i.imgyukle.com

kediler köpekler de soğukta ölünce insanlara ait şehirler başıboş hayvanlardan temizleniyordu.
ölmeyince itlaf ediliyordu 1920lerden 2005e kadar sürdü bu.

ama artık siyasi/yem rantı icabı ve insanların menfi dönüşümü sonucu hepsini bakmak gerektiğine dair bir inanış doğdu
0
lambırcek
(20.02.25)
(8)

Taş evlerin taşı nereden geliyor?

Mehmettheslim
Civardan toplaması imkansız değil mi? O koca koca taşları taşımak evi dikmekten daha zordur.
Civardan toplaması imkansız değil mi? O koca koca taşları taşımak evi dikmekten daha zordur.
0
Mehmettheslim
(18.02.25)
O gördügünüz evlerin aslında neredeyse tamamına yakını taş ev degil. Normalde betonerme ev yapılıyor. Dışına basit bir şekilde şu tarz kaplamalar yapılıyor

arkhestone.com


Düz kesme taş olanlar ise eskiden ustası tarafından uygun boyutlarda büyük taşların kırılıp tugla gibi harçla üstü üstte koyma suretiyle yapılıyor.
0
limonlu eksi
(18.02.25)
Tas ocaklari var. Mesela Giresun'da Karabulduk yolu uzerinde yillardir calisan bir tane var. Cok guzel sarkik taslar vardi, sanki bu tarz isler icin yapilmis gibi gorunen, dinamitlerle vs patlatip sattilar.

Onun disinda ailemizin en eski evi, cumhuriyet oncesi yapilmis, cogunlukla tas isciligi iceriyor. Yaklasik 500-600 metre mesafede kayalik bir yer var, oradan cikarmislar diye anlatildi. Hatta harc icin kirec yapmayi denemisler, hala izleri var ama basarili olabilmisler mi emin degilim. Taslar bir daire olusturulmus 2 metre falan capi vardir, sonrasinda gunlerce ortasinda ates yakilmis vs, tabii teknik detayini bilmiyorum ama hala kirec gibi beyaz izler var.

Neyse sorunuza gelirsek, kamyona yuklenip kullanilacagi yere gidiyor. Tasi bulmak sorun degil, iyi usta bulmak sorun.
0
mbond
(18.02.25)
ama hangi taş evler?
diyarbakır'dakiler siyah taş, kars keza. taş ocaklarından getiriyorlar onları. şekillerinin bozulması sorun olmadığı için "kepçe" ile damperli kamyonun arkasına atıyorlar. damperli de kaldırıp bırakıyor. taşımak o kadar zor değil. dikili limanı karşısında oturdum, o limandan en çok taş yüklenir yurtdışına gönderilir.

gerçek taş evler, henüz yıkılmamış eski köy evleri veya urla gibi emekli cfo, ceo'ların yaptırdığı evler.

yazlık taraflarda site olanlar bildiğiniz tuğla
limonlu eksi +1

urfa'lı bir usta ile tanışmış telefonunu almıştım, hayal işte. gaz beton bir evin ısınması ve ısıyı koruması ile taş evinki arasında büyük fark var. rum evinde yaşadığım için söyleyebiliyorum. taş ev talebim sona erdi. ben ne çok konuşuyorum bu aralar yahu.
0
janderzel zartanyan
(18.02.25)
cevabi bilmiyorum ama bazi ilanlarda kullanilan taslarin o yoreden oldugu belirtiliyor. bu nasil bir arti deger katiyor onu da bilmiyorum.
0
Sour
(18.02.25)
Ankara taşı vardır Andazit diye geçen bir volkanik taş. Kırmızı renktedir. Andazitin hepsi kırmızı değil de Ankara'da çıkanlar kırmızı sanırım. Anıtkabir ondan yapılmıştır. Koca koca taş bloklar yığılarak yapılmış. Ankara taşı topraktan çıkarıldığında nispeten yumuşak ve kolay işlenir, hava ile temas ettikçe sertleşir demişlerdi. Ne derece doğrudur, bilmem. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan binalar, Eski Bakanlık binaları da Ankara taşından yapılmıştır. O dönemde bildiğim kadarıyla mimari işiyle Almanlar uğraşmış. Mesela demiryollarını yaparken İstasyon binalarını da Ankara taşından yapmışlar. Kenar köşe yerlerde Tren istasyonlarında eski İstasyon binalarını görmüşünüzdür. Hepsi kırmızı hepsi tek tip binalardır.

Andaziti artık incecik kesebiliyorlar ve @limonlu eksi'nin dediği gibi, binaları fayans kaplar gibi bunlarla kaplıyorlar. Biraz daha kalın, çarpma taşı yapıp onunla kaplanan var. Zaten levha levha çıkan Kayrak taşı denen taşlar var. Onunla kaplanan binalar da var. Hatta kalıp kullanarak doğal taşmış görüntüsü verilmiş beton sıva da kullanılıyor. Tuğlanın bile fayans gibisini yapmış adamlar. Her şey sahte artık.
0
Mirket
(18.02.25)
bu benim uzmanlik konum :)
sordugunuz günümüz mimarisi mi, yoksa tarihi yapilar mi? tarihi yapilarsa cevap cok basit. evet, civardan geliyor. vernaküler mimari tam olarak yöresel malzemeler, bölgenin sosyokültürel yapisi ve yapim teknikleriyle sekillenmis mimaridir.
bazi durumlarda cevredeki antik kentler bile tas ocagi kaynagi olmustur. adam evin temelini bouleuteriondan apardigi sütunla atmistir mesela. bunda yanlis bir sey yok.

günümüzde is biraz daha farkli. eger tas ocagi yakinlarinda bir bölgeyse bu tip evlerin yapilabilirligi parayi basarsan gene mümkün ama tas ocagi uzagindaysan normal bir insanin, hatta görece zengin sayilacak bir insanin da yaptirtabilme ihtimali pek yok. ali koc falan olmak gerek yani. bu sebeple tas diye sattiklari evlerin cogu betornarme. disaridan tas görüntüsü veriliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
cevabı evin olduğu yöreye göre değişir. bölgedeki arazi kayalıksa temel kazılırken elde edilen taşlar ve çevredeki kayalar kırılarak kullanılıyor. taşın olayı güzel görünümü ve fiyat uygunluğundan geliyor.
0
bravoteam
(19.02.25)
Eski evlerde civardan geliyor. Hatta bu sebeple tarihi eserlerin içine edilmesi ve onların parçalarının yığma taş olarak kullanılması sıkça rastlanan bir saçmalık. Aynı bölgelerde görece yeni olan evlerde ise bakımsız kalmış arsa sahibi olan ama arsasına uğramayanların evlerinden söküp çalarak yapma seçeneği de ekleniyor.

Yeni evlerde dizayn buysa ya yapay şekilde taş görüntüsü verilmesi ya da bu taşların alınıp kesilip tuğla gibi dizilmesi yaygın.
0
nawar
(19.02.25)
(5)

is tavsiyeleriniz neler?

Coma
Arkadaslar,Ben y. lisansimi ve doktorami yurtdisinda yaptim, bu arada is tecrubem de oldu ama sadece calisandim. Simdi ise bir aydir Tr'de bir arastirma grubunun basinda calisiyorum. Ama buralari unutmusum ve sudan cikmis balik gibiyim. Kime nasil davranacagimi tam olarak kestiremedim. Ozel olarak y
Arkadaslar,
Ben y. lisansimi ve doktorami yurtdisinda yaptim, bu arada is tecrubem de oldu ama sadece calisandim. Simdi ise bir aydir Tr'de bir arastirma grubunun basinda calisiyorum. Ama buralari unutmusum ve sudan cikmis balik gibiyim. Kime nasil davranacagimi tam olarak kestiremedim.

Ozel olarak yasadigim bir durum olmadi sadece bana ve burayi okuyanlara genel olarak is hayati ile ilgili verebilecegini tavsiyeleriniz varsa ogrenmek cok isterim.

Tesekkurler.
0
Coma
(12.02.25)
türkiye'de kendini adapte etmen gereken sey sarsılmaz ast üst ilişkisi, statükocu yapısı, kraldan çok kralcılığı, adam kayırmaları, ayak kaydırmaları, entrikaları ve dedikodulari, tam bir ortaçağ derebeyliği zihniyetiyle yönetilen kurumlari ve personeli.

arkani döndügün an dedikodun yapilacak. yurtdisinda okudugun icin acayip kiskanilacaksin ve bu, daha cok dedikodunun yapilmasi icin sadece bir neden. bu kiskanclikla yaptigin isi boklamak icin telefon diregine konan kuslar gibi siraya girecekler. kadinsan hele isinin begenilmesini hic bekleme. egitiminden/yeteneklerinden/kendinden süpheye düsmeye kendine izin verme cünkü inan bana, bunu da yapmaya calisacaklar. bir isin neden olmadigini soracaksin mesela, senin yöneticilik vasfindan, iletisim becerilerinden, liderlik pozisyonundan girecekler olaya.
üstsen insanlara üst gibi davran. sinirlari ciz. kurallari koy. en önemlisi de bunlari uygula.
simdiden bol sabirlar dilerim. allah kurtarsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.25)
yurt disinda yasayip tr'yi özleyen ama oradaki mutsuzluguna katlanabilmek icin her firsatta tr'yi kötüleyen insanarla calismiyor olman büyük bir arti bence.

tr'de ihtiyac aninda ulasilabilir olman genel olarak calismandan daha önemli.
almanya'da mesela senin ulasilabilir oldugum saatler bu bu dedigin takdirde acil durumlarda ulasilamilamiyor olman eksi ya da art getirmez pek. ama tr'de sefin pazar günü su mail nerdeydi ya diye eften püften bisiden arasa ve sana ulassa hoop + puan.

benim gördügüm en önemli fark bu.
0
sonsuz
(12.02.25)
Konuşma'nın dediği doğru, eğer grubunuzda başarılı insanlar varsa sorun yok, başarısız-beceriksiz insanlar arkanızdan 'ne biliyormuş' falan diyecekler, başarını küçümsemeye çalışacaklar falan, bunlar heryerde oluyor zaten, cehennemdeki Türk kazanı hikayesi gibi.

Yani sınır çiz, ben çok sohbet etmem, çalışmaları e-postayla da gönderirim. Toplantıları takip ederim.
Ben en çok 'üslup' kelimesiyle karşılaşıyorum ve bu kelimeyi kullananlardan hayır gelmediğini anladım, bir çalışmanın neden yapılmadığını soruyorum, 'üslubunuza dikkat edin' :D, konuyu saptırıyorlar, bu gaslighting falan galiba. Eşit ol, zaten zamanla çözersin herkesi.
0
Ley
(12.02.25)
Sözlükte iş hayatına yeni başlayan tarzı bişey vardı. Madem geldiniz nasıl bir atmosfer ordan okuyarak rahatlıkla insanları anlarsınız.
0
cakmayazar
(12.02.25)
istikrar ve sadakat'a önem veriliyor, network baskın gelmezse
0
mantık
(12.02.25)
(10)

karga yavrusu istiyorum

OgutucuRecep
bunu satmak suç dimi? satan birini bulamayız :S
bunu satmak suç dimi? satan birini bulamayız :S
0
OgutucuRecep
(31.01.25)
Kardeşim Maçka Parkı'na git ağzına kadar karga dolu al bi tanesini kaç git ama karga klanı mafya gibidir illa ki peşine düşünüp hesabını sorarlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
Abi şöyle akıllar vermeyin, millet yapacak sonra hayvana yazık olacak.

Instada gördüğün videodakiler gibi olmuyor o işler. Karga çok gürültü çıkarır. İnatçı. Zarar verir. Sana da zarar verir. Her yeri pisletir. Sosyal hayvan, evde sıkılır. Uçmak ister uçamaz. Evimde bir tane engelli(ayakları) karga var, senin gibi hayallerim vardı ama öyle olmuyormuş.
0
Shepard
(31.01.25)
karga yavrusunu ne kadar arar haberin var mi? kedi ve köpek yavrularini annalerinden koparanlari gördüm de, organ mafyasi gibi simdi de kargalarin yavrularinin pesine mi düstünüz?
illa istiyorsan ayagi ya da kanadi sakatlanmis bir kargayi al, tedavisini yaptirt, sonra istesen de o seni birakmayacaktir zaten.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.01.25)
biraz şımarıklık olmuyor mu bu istek?
0
ya ben lan neyse
(31.01.25)
Kargaların bol olduğu bir yerdeysen, balkona veya pencereye yem koy. Gelip gidip yer onu. Karşılık olarak da sana hediye getirir arada. Tespih tanesi, renkli şişe kapağı falan.

(bkz: kargaların düzenli hediye getirmesi )
0
Mirket
(31.01.25)
ben Bostancı'da denize yakın otururken balkona sürekli yem ve su koyuyordum . güvercinler ve kargalar eksik olmuyordu balkondan, aşırı pisletiyorlardı ama seviyordum. yarısı yenmiş hamsi getirdi kargalar birkaç defa.
ama bir kargam olsun isterdim açıkcası .
0
devilone
(31.01.25)
bulursun da agresif oluyorlar. seveceğini sanmıyorum
0
wd40
(31.01.25)
Eskiden pet shoplarda cins karga satilirdi, konusan cinsten. Illegal degilse oralarda bulunur. Misir carsisin yanindaki petshoplarda goruyordum hep.
0
mirafiori
(31.01.25)
karga nagual hayvandır. seni seçerse kendi gelir. satın alsan bile hayrını göremeyebilirsin.
"besle kargayı oysun gözünü"
0
mathilda.may
(31.01.25)
Istanbul eminonunde petshoplar var

Orada beo adinda karga satiliyor bu karga konusabiliyor ve evcil degerli bir hayvan satin alabilirsin

Örnek video www.facebook.com
0
Zetnikov
(01.02.25)
(4)

Stt geçmemiş ama ekşiyen makarna

muhayyer divan
SelamDün migrosun kendi markası olan spagettilerden birini pişirdim, market salçası kullandım ve hiç hoşlanmadım, ev salçasına çok alışmışım. Yedim filan ama makarna dişlerime yapıştı bi kere. Sonra da tadında bir tuhaflık hissettim. Aradan birkaç saat geçmiş kardeşimle annem tekrar bakmışlar makarn
Selam

Dün migrosun kendi markası olan spagettilerden birini pişirdim, market salçası kullandım ve hiç hoşlanmadım, ev salçasına çok alışmışım. Yedim filan ama makarna dişlerime yapıştı bi kere. Sonra da tadında bir tuhaflık hissettim.

Aradan birkaç saat geçmiş kardeşimle annem tekrar bakmışlar makarnaya, ekşidiğini görmüşler ve çöpe atmışlar. Paketine baktım son tüketim tarihi en az 1 yıl ileride.

Hiç böyle bir şey duydunuz mu, stt geçmiş makarnayı yeniden paketleyip satmak filan. Her zamanki gibi pişirdiğim makarna neden dişlerime yapıştı mesela. Ne olabilir, diğer paketlerden de endişe ediyorum şimdi. Ne yapmam lazım?
0
muhayyer divan
(30.01.25)
paketlerin üstündeki skt'nin silinip daha ileri bir tarih basildigiyla alakali haberler patlamisti birkac sene evvel.
www.gunes.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.25)
Yuh, peki ben nasıl anlayacağım sağlıklı mı değil mi... Resmen pamuk ipliğiyle yaşıyoruz ha.
0
🌸muhayyer divan
(30.01.25)
Makarnanin normal tarihi asiri uzun zaten, o kadar zamanda satilmamasi zor diye dusunuyorum. Arti tarihi gecse de tadina etkisi olmasi zor, bunun yaninda tarihi gecmeyip de sorun da olabilir. Saklama kosullarinin etkisi cok, Istanbul'da Agustos sicaginda naylon paketlerdeki bakliyatlar falan kurtlaniyor. Makarnanin pisirmeden once formunda bir bozukluk var miydi? Belki salca kotudur?
0
mbond
(31.01.25)
hocam sorun makarnada değil de salçada olabilir. fabrikasyon salçaların üstünü yağ ile doldurup hava ile temasını kesmezseniz zaman içerisinde küflenmeye başlıyor. farkında olmadan küflenmeye başlamış kısmını kullanmış olabilirsiniz. yoksa makarna (bildiğimiz kuru makarna için konuşuyorum) kendisi ekşiyecek bir şey değil. makarnanın paketini açtıysanız ve nemlenmeye başladıysa bu durumda bozulma ihtimali var ama hava almayacak şekilde paketli makarna skt geçse bile tüketilebilir.

dişe yapışma olayı da pişirme süresi ile alakalı olabilir.
0
shadowfollower
(31.01.25)
(12)

ilk akla gelen

a perfect lie
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor? Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor? Hangisi geli
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor?

Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor?

Hangisi geliyor, sizce niye o geliyor yazarsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
0
a perfect lie
(27.01.25)
Filtre kahve, daha uzun içimli olduğundan yanında bir şeyler tüketmeye daha uygun geliyor

Pasta kek kurabiye bisküvi vs bir lokma alıp üzerine bir yudum kahve böyle böyle 15-20 dakika eşlikçilik
0
grimavi
(27.01.25)
1. espresso bazli kahveler
2. turk kahvesi.

yanlarinda birsey ikram edilmeye en uygun bu ikisi oldugu icin. en cok tukettigim filtre kahve. filtre kahve biraz uyanma, kendine gelme kahvesidir bence. dunyada yaygin kullanim da bu sekilde bence.
0
buenosdias
(27.01.25)
türk kahvesi tabii ki.
sebebi özenti olmamam.
0
sonsuz
(27.01.25)
hicbir kahveyi icmiyorum ve hayatimin yarisindan cogunu yurtdisinda gecirdim ama aklima hala türk kahvesi geliyor.
ama yabanci biri sorar ya da yabanci dilde okursam filtre kahve türevi gelir.
kimin dedigine ve hangi dilde duyduguma bagli olarak degisiyor yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Filtre kahve/americano/latte ve hatta düz nescafe gelir ama türk kahvesi gelmez ya. Türk kahvesi ya da espresso gibi tek atımlık kahvelerle bi şey yemek zor olduğu için ikram dendiği anda aklım büyük fincanda yudum yudum içilen kahvelere kayıyor.

Edit: no context bir şekilde kahve lafı geçse ya da biri kahve ister misin derse de aklıma büyük fincanda kahve gelir. Türk kahvesi diye spesifik belirtilmedikçe aklıma Türk kahvesi gelmez. Özenti de değilim, hemen her gün hem normal kahve hem türk kahvesi içiyorum. Türk kahvesi sadece spesifik ve ayrı bir kahve türü yani kahve denince akla gelen ilk olması ilginç geldi bana
0
nundu
(27.01.25)
@konusma, soru türkce sorulmus ablacim.
0
sonsuz
(27.01.25)
X kahvenin yanında iyi gidiyor diye duyarsam kafamda canlanan kahve x'e göre değişiyor. Örneğin çikolata veya elmalı turtadan bahsediliyorsa aklıma filte kahve ya da espresso türevleri gelir. Acıbadem kurabiyesi gibi bir şeyse türk kahvesi gelir.

Birisi kahvenin yanında ne iyi gider diye sorarsa da ya ne tür bir kahve olduğunu sorar ya da farklı kahvelere göre farklı şeyler söylerdim.

Ben en çok türk kahvesi içiyorum, genelde de yanında bir şey yemem. Yanında yemeyi sevdiğim şeyler yok değil ama genelde yemem, çünkü hangi bir sefer yiyeyim günde kaç fincan içiyorum ben bunu :D
0
akhenaten
(27.01.25)
Filtre kahve geliyor.
Yanında bir şey yenecekse keyif için içecek olarak hep filtre kahve ve çay gelir.
Sebebi de Türk kahvesi yanında bir şey yememem.
0
kisa
(27.01.25)
bir özenti olarak her gün en az iki adet espresso türevi kahve (latte vs.) içmeme rağmen benim aklıma Türk kahvesi geliyor. zira benim kullanımıma göre, diğer kahve türleri sade veya bir şeyin yancısı (örneğin kekin yayına kahve gibi) olurken Türk kahvesi kendisi yancı olmayıp yanına bir şey eklenen (başrol diyebiliriz) konumunda. yalnız bunun sebebi Türk kahvesini çok sevmem değil, yukarıda yazdığım gibi espresso türevlerini daha çok tercih ediyorum. sadece algım bu yönde.
0
shadowfollower
(27.01.25)
Biri kahve içer misin dediğinde türk kahvesi geliyor. Evde aile arasında konuşulunca türk kahvesi geliyor. İlk onu öğrendim onu içtim. Ben kahve içmeye başladığımda sanırım 3ü1 arada garabeti yoktu.

Kantinde vs kahve denildiğinde 3ü1 arada geliyor. Avmde/kahvecide filtre, espresso

Kahve yanında kısmı ise türk kahvesini hiç bişeyle içmek istemiyorum kahvenin tadını almak için. Belki bi yudum su.

Türk kahvesi, filtre kahve, espresso. Bu üçünden başka da içmiyorum. Filtre ve espressonun yanında ona eşlik edebilecek hamur/kek/cookie artık duruma göre kahvenin aromasını bastırmayacak bişey lazım.
0
help im alive
(27.01.25)
içinde süt veya benzeri şeyler barındırmayan kahve çeşitleri geliyor.
0
sir spankalot
(27.01.25)
kahve kültürüm veya merakım yoktur, önce onu söyleyeyim. benim aklıma filtre kahve geliyor. birkaç sebebi var,

* 23 yaşındayken kız arkadaşımla bir mekana gitmiş, sırf o sipariş etti diye kendime de filtre kahve sipariş etmiştim... french press ile geldi. ben o zaman bu konularda (sokağa çıkma dahil) çok ama çok cahilim. yanımda o olmasa kahveyi içemezdim öyle söyleyeyim, kıza sormuştum "bu ne lan bunu napcaz şimdi" diye. böyle kendimce komik bulduğum bir anım var, o yüzden bende yeri ayrıdır ahaha.

* annem heves edince filtre kahve makinesi almıştım eve. bütün yaz batılı gibi sabahları kahve içmiştim. hafta sonları kahvaltıdan birkaç saat sonra annemle karşılıklı oturup sigara eşliğinde gömerdik.

şimdi ev arkadaşımın french press'i var, bazen onu kullanıp içiyorum, alete küçümser bakışlar atıyorum, göz kırpıyorum "kafamı karıştıracağımı mı sandın??" diyorum filan.

kısacası evet en çok tükettiğim kahve türü filtre kahve. benim için manevi/mental açıdan yeri olan tek tür de o diyebilirim. o yüzden benim için kahve = filtre kahve.

"çok sıradan ve iğrençsin eşşoleşşek filtre kahve geçerli bir cevap değil" dersen de frappe derim onu da çok sevmiştim, yine sevgilim götürmüştü. her neredeysen yıldızın parlasın ex aşqım olmasaydın olmazmışız resmen
0
mark greg sputnik
(27.01.25)
(11)

cam tavan hakkında

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
otomobilde cam tavan için ne düşünüyorsunuz? almayı düşündüğüm aracın böyle bir seçeneği var. görsel olarak güzel duruyor evet ama ileride dolu yağsa, yukarıdan bir şeyler düşse tamir taklavat işleri çok uğraştırır mı diye düşündüm. artıları eksileri neler tecrübe ve önerilerinizi rica ediyorum.teşe
otomobilde cam tavan için ne düşünüyorsunuz? almayı düşündüğüm aracın böyle bir seçeneği var. görsel olarak güzel duruyor evet ama ileride dolu yağsa, yukarıdan bir şeyler düşse tamir taklavat işleri çok uğraştırır mı diye düşündüm. artıları eksileri neler tecrübe ve önerilerinizi rica ediyorum.

teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.01.25)
Yağışların bol olduğu bir memleketteyim, daha şu ana kadar bir sorun görmedim. Şöyle bak olayı cam olması daha iyi değil mi sac tavan olsa iz kalır , cam olsa değiştirirsin :)
0
sunriseee
(27.01.25)
Ben ekstradan para vermezdim cam tavana.
Şu an kullandığım araçta sunroof var ama açmak hiç aklıma gelmiyor.

Bedavaysa alırım. Satarken daha kıymetli olur. Arabanın içinin aydınlık, ferah görünmesi de fena bir şey değil.

Yukarıdan camı kıracak kadar bir şey düşerse zaten çok ciddi bir zarar olur. Normal araba olsa takla atmış zannedecekleri için satamazsınız, cama gelip cam kırılırsa şanslı olursunuz. Ama bu senaryo herhalde 100 bin arabadan birinin başına geliyordur, benim hiçbir tanıdığım arabasının üstüne saksı düşmedi.

Arabalara çok düşkün bir insan değilim, çok daha bilgili ve tutkulu arkadaşlar gelecektir, onlara kulak vermenizi öneririm çünkü Türkiye ortalamasından çok farklı olabilir tercihlerim.
0
michael_knight
(27.01.25)
kapatılabilen bir perdesi merdesi döşemesi falan yoksa eziyet bir şey. memnun olanlar yaz günü güneş altında uzun yol yapmamış anlaşılan. istediği kadar filmli olsun, koyu olsun, yaz günü o güneş adamın beynini deliyor.
0
kibritsuyu
(27.01.25)
Sunrof, cam tavan, cabrio... 3 modeli de kullanmış biri olarak hiç biri metal tavan kadar güven vermedi bana. Yeni baktığım araçta tavanın normal kapalı olmasına bakıyorum direk.
0
HellKeePer
(27.01.25)
ben hiç ısınamadım. saksı düşse uğraşırım camda gibi geliyor. Metal iyidir. Hangi şöför camdan kafa çıkarıyor? sunroof neden var bilmiyorum. Klima var ve yan camlar var. Ben işlevsiz buluyorum.
0
baldan kaymak
(27.01.25)
acilmiyorsa kesinlikle almam.
aciliyorsa ise kesinlikle alirim.
tamir taklavat olarak arac 10 yasini gecene kadar kolay kolay problem cikartmaz.
0
cooperr
(27.01.25)
kimse kaza olasılığını değerlendirmemiş. takla atma durumunda feci sonuçları olacağını düşünüyorum.
0
ground
(27.01.25)
Yahu yazmayacaktım da kaza durumunda sıkıntı olabilecek bir aksesuarı o kadar üretici o kadar ülkede satabilir mi? Her yer Türkiye mi arkadaşlar :)

Şu anki aracımda var, eskisinde yoktu. Olunca güzel oluyor özellikle iç hacmi dar bir sedansa vs. ama suv içinde olmasa da olur bence. Yazın açıp geziyorum güneş çok tepeden gelmiyorsa şehir içi güzel oluyor. Şehirler arası da yarım açıyorum arada içerideki hava değişsin diye.

Benimki perdeli @kibritsuyu'nun dediği sıkıntıları yaşamıyorum iyi kesiyor ama trim sesi geliyor 2 yıllık arabada o taraftan. Serviste silikon sprey falan sıkıp çözüyorlarmış ama Peugeot'larda da kronik sıkıntı cam tavan mesela. Bazı araçlarda da fitiller eskiyor veya tıkanıyor içeri su alıyor. Her ekstra bir olası sorun demek aslında böyle bakarsanız araçta. Lada Samara'yla gezmemiz lazım hiçbir elektronik falan olmayan.
0
chicha_v2
(27.01.25)
Arkada oturanlar için bir ferahlık veriyor. Ben şoför olarak bir faydasını görmüyorum.
Bu arada yazın zaten perdesini kapalı tutuyorsun. O zaman bir faydası olmuyor.

Bazı modellerde açılır cam mekanizması sebebiyle tavan kaplaması daha kalın olabiliyor, baş mesafesini azaltıyor. Çok uzun boylu biriyseniz önemli olabilir.

Genel olarak açılır tavanlı arabalar aynı modelin sac tavanlısına göre daha çok rüzgar görültüsü alabiliyor.

Rutin bakımlarda iki-üç yılda bir açılır tavan bakımları tanımlı bazı markalarda. Bunlar da bakım makiyetini arttırıyor.
Belli bir yaştan sonra contalarından veya tahliye kanallarının tıkanması sebebiyle su alma problemleri yaşanabiliyor.

Totalde ben olmamasını yeğlerim.
0
burfak
(27.01.25)
cam tavan icin arabaya fazla para veririm.
acilmamasi benim icin tercih sebebi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Keyifli bir donanım olduğu da, uzun vadede sorun çıkarmaya meyilli olduğu da aşikar bir donanımdır.

Geçtiğimiz yıllarda İstanbul'da bir dolu felaketi yaşanmıştı, dışarıdaki arabaların cam tavanları parçalanmıştı haliyle.

Uzun vadede ses ve sızdırma sorunlarıyla karşılaşılması son derece olasıdır.

Diğer yandan bence oldukça keyifli bir donanım, hele arkada oturanlar için çok iyi. Baş mesafesini bir miktar kısaltsa da ferahlık hissini arttırıyor.

Eğer alacağınız araba sıfır km ya da çok yeniyse ve arabayı uzun yıllar boyunca kullanmayı düşünmüyorsanız, bütçe açısından da sorun çıkarmayacaksa bence düşünün. Ancak arabayı uzun yıllar boyunca kullanmak niyetiniz varsa ve olası tavan sorunlarıyla uğraşmak istemiyorsanız uzak durmanız daha iyi olur gibi.
0
10551037
(27.01.25)
(4)

Kayak ekipmanı nasıl alınır?

bobinhoo
Merhaba arkadaşlar, son zamanlarda kayak sporuna merak sardım. Kayağa gittiğim zaman ekipman kiralamam gerekiyor ama özellikle ayakkabıların rahat olmaması veya tam olmamaması konusunda şikayetçiyim.Kayakların kendisi olmasa da en azından kayak ayakkabısı almak istiyorum. Ankara'da oturuyorum, ayakk
Merhaba arkadaşlar, son zamanlarda kayak sporuna merak sardım. Kayağa gittiğim zaman ekipman kiralamam gerekiyor ama özellikle ayakkabıların rahat olmaması veya tam olmamaması konusunda şikayetçiyim.

Kayakların kendisi olmasa da en azından kayak ayakkabısı almak istiyorum. Ankara'da oturuyorum, ayakkabı satarken ne yaptığını bilen (internette gördüğüm kadarıyla ayakları özel olarak ölçüp vb uygun ürünü buluyorlar) bir yer arıyorum.

Var mı bildiğiniz bir yer? Ya da başka önerileriniz veya tavsiyeleriniz varsa onlara da açığım.

Not: Başlangıç seviye kayakçıyım, orta seviye olmaya çalışıyorum. toplamda 10 günlük falan bir kayak tecrübem var.
0
bobinhoo
(02.01.25)
decathlondan alabilirsin de özel ölçüm var mı bilmiyorum
0
jelly bear
(02.01.25)
@jelly bear

Evet decathlon'da satılıyor ama marka/model seçenekleri çok az, çoğu kendi ürünleri zaten.
0
🌸bobinhoo
(02.01.25)
ben olsam ikinci el alırım (ki zaten öyle yaptım), alıp 3-5 defa kullanıp yıllarca bi kenara koyan yüzlerce insan var.
0
ravenudon
(02.01.25)
ekipmana para vermek icin henüz tecrüben yok yani, 10 gün tecrübe bir sey degil. kayak ekipmanlari pahali. illa almak istiyorsan ikinci el al, deneyerek al.
decathlon'un kendi ürünleri de seni ilk 3-4 sene aslan gibi götürür bu arada.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.25)
(6)

Bu Columbia ve The Nort Face montları neden bu kadar popüler? Olayı ne?

komando kani var bende
Lcw'den giyinen bir erkek olarak konuşayım :D Bu 2 mont neden bu kadar tutuluyor? Dayanıklı mı, Sıcak mı tutuyor? yoksa Iphone gibi statü yükseltmek için mi?
Lcw'den giyinen bir erkek olarak konuşayım :D Bu 2 mont neden bu kadar tutuluyor? Dayanıklı mı, Sıcak mı tutuyor? yoksa Iphone gibi statü yükseltmek için mi?
0
komando kani var bende
(27.11.24)
Dayanıklı ve sıcak tuttuğu kesin ama muadilleri daha ucuz ve daha az popüler ülkemizde klasik pahalıysa güzeldir algısı iphonede olduğu gibi bir statü unsuru gibi görülüyor
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
popüler olmalarinin sebebi statü yükseltmek. 80-90'larda da vardi TNF montlar, sadece cok zenginler giyerdi. Bugün giyenlere gidip sorarsan hemen hepsi son 7-8 senede duymustur adini markanin.
Sicak kalmanin yolu layeringdir. Hem sicak hem hafif kalmanin yolu ise layering + kaz tüyüdür. Iyi ve hafif bir kaz tüyü mont + altindan giyeceginiz polar bir katman, bu iki markanin bircok ürününün verdigi konfordan ve isidan daha iyi performans saglar.
Mesela Decathlon'un Forclaz marka adiyla 100 dolara sattigi bir ördek tüyü montu var. Ördek tüyü kaz tüyü kadar olmasa da gayet sicak tutan bir materyal. Giy altindan bir polar o montun, mis gibisin. Üstelik öyle bulky de gözükmezsin. Ama iste Forclaz giyiyor oluyorsun :) Digeri üsütse de TNF marka oluyor.
Yani sicak tutuyor diyen kisi nasil sicak kalmasi gerektigini biliyorsa yalan söylüyordur isi önemli diye. Bilmiyorsa zaten cözümü yanlis yerlerde ariyordur.

Kaz tüyü olduktan sonra marka önemli degi. Ister Canada Goose olsun, ister TNF, ister Forclaz. Önemli olan fill power. Yani üründe kullanilan tüy gramaji.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.24)
Skechers ayakkabi alakasiz bir sekilde neden Turkiye'de populer olduysa ayni sebepten.
0
hot potato
(27.11.24)
bana 14 sene önce amerikadan TNF montu gelmişti. O zaman TNF henüz tr pazarına girmemişti. o montu halen kullanıyorum. Çok sıcak tutuyor ve bi o kadar sağlam.
0
false pretension
(27.11.24)
azalan marjinal fayda var burada.

iPhone örneğinden devam edelim. ucuz bir cihazla da telefon edebiliyorsunuz, WhatsApp olsun, instagram olsun bir dolu app'i kullanabiliyorsunuz, iyi kötü foto video çekiyorsunuz, pili sizi bir gün idare ediyor. 15bin liraya yapacağınız şeyin %75'ini hallediyorsunuz. sonra 15bin lira daha verip Samsung'un güzel bir modelini alıyorsunuz. (s24 fe çıkmış, 30bin lira. muazzam bir telefon) bu telefonla çok çok güzel foto video çekiyorsunuz, ekran daha güzel, pili daha uzun gidiyor, cihaz daha hızlı. 30bin liraya %85'e çıktınız. biraz daha iyi olması için 30bin lira daha verip s24 ultra alıyorsunuz. %95'e çıkıyorsunuz. bu işin son noktasında ise, iPhone 16 pro max var. 110bin lira. yani %5 daha iyi bir telefon almak için, 50bin lira daha vermeniz gerekiyor ve %5'in de ne kadarı gerçekten telefonun kalitesine veriliyor, ne kadarı statüye prestije veriliyor? tartışılır.

yani ilk %75 için 15bin, sonraki %10 için 15bin, sonraki %10 için 30 bin, en sondaki %5 için 50 bin vermiş oldunuz.

montlarda da durum böyle. günlük kullanım için, karşılaşacağımız durumların çok büyük bir kısmı için decathlon'daki montlar yetiyor. decathlon'da az daha para verip istanbul'da yılda 2-3 kere kar yağdığında da sizi sıcak tutacak, iyi kötü su geçirmeyecek montlar alabiliyorsunuz. en pahalı decathlon montuyla yılda 1-2 kere kayak yapmaya bile gidebiliyorsunuz (belki içine bir kat fazla bir şey giyersiniz). ama kışın 10 kere kayak yapmaya gidecekseniz, sürekli olarak yağmur altındaysanız north face alın. daha dayanıklı ve daha sıcak tutuyor, su geçirmiyor. montun su geçiren yeri dikişleridir ve aslında en pahalı şey de işçiliktir, yani dikişleridir. north face'in işçiliği daha iyi, daha güzel dikişler var.

ha bir de north face'in görüntüsü daha güzel.
0
co2s2
(27.11.24)
Sadece mağazaya gir ve dene.
0
her giriste sifresini unutan adam
(27.11.24)
(1)

ingiltere ya da ispanya'da onkolog tanidigi olan var mi?

monicapp
annemin tedavisi icin bir opsiyon buldum ancak oradaki doktorların yönlendirmesiyle yapılabiliyor süreç. ne yapsam bilemedim? kimseyi bulamazsam buradan kendim gideceğim ancak masraflı oldugundan simdi buradan soruşturuyorum kucuk ihtimal de olsa belki ulaşabileceğim biri çıkar.
annemin tedavisi icin bir opsiyon buldum ancak oradaki doktorların yönlendirmesiyle yapılabiliyor süreç. ne yapsam bilemedim? kimseyi bulamazsam buradan kendim gideceğim ancak masraflı oldugundan simdi buradan soruşturuyorum kucuk ihtimal de olsa belki ulaşabileceğim biri çıkar.
0
monicapp
(24.09.24)
ne kadar yardimci olabilir bilmiyorum ama la noix ispanya'da yasiyor ve doktor. belki bir fikir verebilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.09.24)
(2)

autocad'da cizgiler uzatma?

c1b2k3
https://hizliresim.com/guasg53mesela ölcüleri bu sekilde degistirdim, ve arada aciklik kaldi. su an bunlarin hepsini tek tek uzatiyorum ama bunun daha kisa yolu var mi acaba?tesekkürler
hizliresim.com

mesela ölcüleri bu sekilde degistirdim, ve arada aciklik kaldi. su an bunlarin hepsini tek tek uzatiyorum ama bunun daha kisa yolu var mi acaba?

tesekkürler
0
c1b2k3
(03.09.24)
evet, galiba ingilizcesi extend komutu olmasi lazim. ayni zamanda stretch komutu da ise yarar.

eger extend kullanirken arada bir baska cizgi varsa, yani söyle: ibb.co
diyelim bu yatay cizgiyi sari cizgiye kadar uzatacaksin, üc defa tiklamak yerine, extend komutunda bir baska ara secenek var, o sayede tek hamlede yapabiliyorsun. extend yazdiktan sonra altta komut cubugunda secenekler göreceksin, benim autocad almanca oldugu icin ingilizcede ne deniyordu hatirlamiyorum ama belki boundary edges falan deniyor olabilir, almancasi Grenzkanten belki buradan arastirarak sonuca ulasabilirsin, onu secip tek hamlede istedigin cizgiye kadar uzatabilirisin.

komutlar nasil calisiyor bilmiyorsan anlatabilirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
super, danke. benim de almanca ve bu sekilde hallettim :)
0
🌸c1b2k3
(03.09.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.